Yıldıray OĞUR
Başbakan Ahmet Davutoğlu, PKK'ya yönelik 23 Temmuz'dan bu yana gerçekleştirilen operasyonlarda örgütün belinin kırıldığını, şehirlerden terörist devşiremediğini söyledi. Birleşmiş Milletler yıllık zirvesi için New York'a gelen Başbakan Davutoğlu, geziyi izleyen gazetecilerin sorularını cevapladı. Kararlılıkla başlattıkları Huzur ve Demokrasi operasyonlarında çok ciddi mesafeler alındığını belirten Davutoğlu şunları kaydetti:
“DHKP-C, PKK, DEAŞ'a karşı operasyona başladık. PKK'ya karşı yürütülen mücadelede dört hedef vardı: Bir; Kuzey Irak'taki kamplar, iki; şehirde terörize edilmiş topluluklar, üç; şehir çevrelerinde mezarlıkların etrafındaki illegal yapılar, dördüncüsü; kırsal kesimdeki terörist unsurlar. Kandil, kırsal kesim, mezarlıklar adı altındaki yapılar ile şehir arasındaki irtibatları koparttık. Diyarbakır'dan kaçırılan bir grup gencin Kandil'e ulaşması mümkün değil artık. Kandil'de eğitilip Türkiye'ye gelmesi de mümkün değil. Geçenlerde PKK'lıların 'artık insan kaynağı bulamıyoruz' diye yakınmaları boşuna değil. Kırsal kesimde terör unsurları sivil kıyafet giyip şehre eylemlere gidiyordu, Varto'da öyle oldu mesela... Şimdi o aradaki geçişkenlikleri, irtibatları kırıldı.
PKK'yı en fazla şaşırtan şey, halk harekete geçmedi. Sokağa çıkması için kitleleri tahrik ediyorlardı fakat birkaç yüz kişi dışında sokağa çıkan olmadı.
Ben güvenlik görevlilerine şu üç talimatı veriyordum; sivil halka zarar gelmeyecek, kendinizi koruyan tedbirler alacaksınız, bir de teröristleri tasfiye edeceksiniz, yani başladığınız işi operasyonu yarım bırakmayacaksınız. Şu ana kadar PKK'lıların saldırıları sonucu olanların dışında hiç sivil kayıp olmadı hamd olsun. Halk PKK'nın baskısından muzdarip. Halk operasyonlara destek verdi. PKK'nın beli kırıldı bu sebepten Bunlar tek tek fevri hamleler yapıyorlar. Entegre bir saldırı yok.
* 1 Kasım için yeni vaatleriniz olacak mı?
Seçim strateji grubu oluşturduk, yeni beyanname yazımı için gayret gösteren bir grup. 7 Haziran öncesinde en önemli beklentimiz şuydu: 4 yıl aralıksız seçimsiz bir dönem görecektik. Maalesef olmadı. Seçime giderken uzun vadeli reformlarla birlikte daha kısa vadeli vaatleri de öne çıkartacağız. Halkın Türkiye ekonomisine güvenini yeniden ihdas etmemiz lazım. Gençlere, kadınlara dönük, ciddi çalışmalar yaptık. Yeni seçim beyannamesini 4 Ekim'de açıklayacağız. Bir reform ayağı var, bir geniş kitlelerle ilgili vaatler var, mega projeler var. Başlamış ve yürütülen projeler ve yeni projeler...
* Emeklilerle ilgili yeni bir şey var mı?
Biz gelir adaletini sağlama adına ciddi adımlar attık. OECD'ye göre gelir adaletini en fazla iyileştiren iki ülkeden birisiyiz. Bizim şu an en fazla üzerinde durduğumuz konu istihdam artışını sağlamak.
* Kılıçdaroğlu Türkiye'nin mülteciler konusunda doğru yaptığını söyledi?
Günaydın deriz ona...
Muhalefetin bütün dikkatini benimle Cumhurbaşkanımız üzerine yoğunlaştırmaları, bütün enerjilerini 'ihtilaf olur mu?' meselesine ayırmaları muhalefet açısından bir acziyet göstergesidir. Kendi işlerine bakmalı muhalefet. MKYK, MYK ve aday listelerinin belirlenmesi süreçleri doğal seyrinde gelişti. Ben AK Parti'nin tamamını bir ekip bilinci içerisinde yönetiyorum. AK Parti'de gruplaşmalara müsaade etmem. Üç dönemlik milletvekillerinin de katılmasıyla devlet adamı havuzunun daha zengin hale gelmesi sağlandı.

* 1 Kasım sonucu ile ilgili neler söylersiniz?
Anketlerde AK Parti'den kayan oyların geri döndüğüne dair işaretler var. Hiçbirisi yüzde 43'ün altında değil, yüzde 44 olan var... Yani trend değişmeye başladı.
* BM ziyaretiniz çerçevesinde önemli görüşmeler de yaptınız?
Bu yılın en önemli gelişmelerinden biri Filistin bayrağının BM'ye çekilecek olması. Kasım 2012'de üye olmayan gözlemci devlet statüsü ile kabul edildiği zaman BM Genel kurulunda iki dışişleri bakanı vardı, ben ve Kanada dışişleri bakanı söz aldık. Ben 'Filistin Devleti tanınmalıdır' dedim, Kanada Dışişleri Bakanı 'Tanınmamalıdır' dedi. Sayın Abbas, hep bunu söyler, bugün de tekrarladı 'Orada bir tek siz vardınız ve bize destek verdiniz' dedi. Ben o gün yaptığım konuşmada 'İnşallah bir gün hepimiz BM önünde Filistin bayrağının dalgalandığını göreceğiz, o gün insanlık borcunu ödemiş olacak' demiştim, İnşallah, Çarşamba günü birlikte bayrağı çekeceğiz.
* Merkel'le görüşmenizin ana konusu ne idi?
Temelde mülteciler konusunu ele aldık. Türkiye ve Almanya'nın mülteciler konusunda bir çalışma grubu kurması kararını aldık. Önce ikili bir yapı kuracağız daha sonra gerekirse Yunanistan'ı da içine alacağız. İyi olan taraf şu; yıllardır uluslararası toplum minderden kaçıyordu, bu işi Türkiye'nin üzerine yıkmıştı. Bu gelişmelerden sonra meselenin Türkiye ile sınırlı kalmayacağı görüldü, bu külfetin paylaşılması konusu öne çıktı. Türkiye'nin yaptığı fedakarlıkların boyutu anlaşıldı. Bunları Merkel'e söyledim. Bugün gelinen noktada artık daha çok lider yeni mülteci dalgalarının olmaması için Suriye'de güvenli bölge oluşturulması noktasına geldi. Hava saldırıları ve DEAŞ'ın gelmesi mülteci sorununu arttırdı. Öyle olmalı ki hem hava saldırıları hem de DEAŞ saldırıları önlenmeli.
Türkiye'ye gelen mülteciler bir müddet kalıp ülkelerine dönmeyi düşünüyorlardı. Fakat geri dönme şartları uzayınca, mülteciler Avrupa'ya giderek yeni bir hayat kurmaya yöneldiler. Bu sürecin iyi tarafı duyarlılık oluştu, bu artık sadece Türkiye'nin meselesi değil bütün dünyanın meselesi oldu.
* AB'den gelen 1 milyar avroluk bir yardım teklifi ile ilgili ne yapılacak?
Bunu kabul etmek istemiyoruz, bize katılım sürecinde zaten kendisini geliştirmek verilecek olan parayı yardım gibi sunuyorlar. Biz Avrupa'ya Türkiye'de toplama kampı olmayacağını da söyledik. Bu insani de değil.
DAEŞ ve rejim tehdidinden arındırılmış güvenli bölge çok önemli. Bu konuda bazı Batılı liderlerde Srebrenitza travması var, bunu gündeme getiriyorlar. “Ya Srebrenitza gibi olursa ve biz burayı koruyamazsak” diyorlar. Ben de bu korkuyla bu kadar insanı ölüme mi terk edeceğiz diyorum.
* Suriye'deki geçiş sürecinde Esad'ın konumu ne olacak?
Bizim Esad ile ilgili pozisyonumuz üç aşamadan geçti. Aceleci şekilde 'Esad gitsin' demedik. Ama 2012'den sonra hava saldırıları ve kimyasal silah kullanımı başlayınca, çok büyük bir göç dalgası oluştu. Suriyelilerin Esad'ı kabullenmeyecekleri anlaşıldı. Bugün Esad Suriye'nin sadece yüzde 14'ünü kontrol ediyor. Esad'ın kalması Suriye'de krizi derinleştiriyor ve DEAŞ'a alan açıyor. DEAŞ gibi örgütler, muhalefetin girmesi gereken alanı dolduruyor. DEAŞ mevcudiyeti Esad'a, Esad'ın varlığı DEAŞ'a yarıyor, birbirini takviye ediyor ve meşruiyet kazandırıyor.
* Rusya'nın Esad yönetimini desteklemek üzere hava gücü kurmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu gerçekten kaygı verici. Bunu Ruslarla konuşuyoruz. Esad'ın kalışı terörü ve mülteci sorunlarını çözer mi? Hayır!.. Pek, ne çözer? Tarafların üzerinde mutabık kaldığı bir geçiş yönetimi. Esad küçük Suriye'yi kontrol edeyim diyor. İdlib ve Halep'e yapılan saldırılar sebebiyle Sünni nüfus Esad'ın kurmayı planladığı Nusayri bölgesine kaçtı yani Esad'ın kendi planı çöktü. Şu an bir kilitlenme hali var.
* ABD'nin Esad'la ilgili tutumu niçin değişti?
Bu ilginç bir şey. Esad ile reform yapalım dediğimiz günlerde ABD Esad'ı tümüyle reddediyordu. DEAŞ ortaya çıktıktan sonra ABD'de, 'Esad'ı da bu mücadelede kullanabilir miyiz' kanaatinin yaygınlaştığını gördük.
ABD'lilerin ilkesel bir tavır almasını bekliyoruz. DEAŞ'a karşı nasıl El Nusra da çarpışıyor, bu durum El Nusra'yı meşru kılıyor mu? Hayır... DEAŞ ile savaşmak PYD'yi de meşru kılmaz. PYD'nin PKK ile ilişkisi devam ediyor. Süleymaniye'den Lazkiye'ye kadar olan hatta bütün dengeler iç içe geçmiş durumda. Öncelikle biz Türkiye'nin çıkarlarını koruyacağız. Türkiye dışındaki Kürtleri PKK'nın insafına terk etmeyeceğiz.

“Farklı düşünsek de diyaloğa devam”
Başbakan Ahmet Davutoğlu ile İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani New York'ta bir araya geldi. İkili ve bölgesel konuların ele alındığı görüşmede, bölgesel konularda zaman zaman farklı düşünülmesine rağmen iki ülke arasındaki “diyaloğun sürmesi” kararlaştırıldı. Görüşmede, İran tarafı, P5 +1 müzakere sürecinde Türkiye'nin geçmişten bugüne gösterdiği yapıcı tutum ve destek için teşekkür ederken, bu anlaşma neticesinde ekonomi ve yatırımlar alanında ilişkilerin daha da derinleşeceği konuşuldu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026