Yusuf Kaplan
Batı’da din bitti. Toplum bitti. Aile bitti. Hukuk makinası ve para politikasıyla ayakta duruyor Batılı toplumlar.
Ekonomi, orta ölçekli bir kriz yaşasın, birbirlerine girer, birbirlerini yer Batılılar.
Aynen böyle söylemişti purolu mağrur adam Churchill.
DEİZMİN KAYNAĞI: MODERNİTE VE SEKÜLERLEŞME
Batı’da din’in bitmesi mukadderdi zaten: Avrupa’da her alanda otorite, hegemonya ve meşrûiyet kaynağını oluşturan din/ Kilise, yaşanan sorunları anlamlandıracak ve aşacak, İslâm medeniyetinin geliştirdiği meydan okumayı göğüsleyecek felsefî derinlikten yoksundu çünkü.
Avrupalılar, İslâm medeniyeti üzerinden, iki bin yıl öncesine, Greklere gittiler; pagan köklerine döndüler o yüzden.
Tanrı’yı/ Kilise’yi devre dışı yaparak insanı tanrılaştırdılar: Artık otorite, hegemonya ve meşrûiyet kaynağı insandı.
İnsan, Heidegger’in deyişiyle, “her şeyin ölçüsü ve ölçütü”ydü.
Batı’da deizmi de, ateizmi de, nihilizmi de doğuran süreç, yani modernite yolculuğu böyle başlamıştı.
Modernite, paganizmin yeniden keşfiydi. Cins sosyal teorisyen Peter Gay, modernite sürecini, “modern paganizmin yükselişi” diye tarif etmişti.
İKİ TÜR SEKÜLERİZM BİÇİMİ
Modern paganizmin felsefî ve sosyolojik temellerini sekülerleşme/ dünyevîleşme süreci belirlemişti.
İki tür sekülerleşme süreci yaşanmıştı Avrupa toplumlarında. Bu iki sekülerleşme süreci bütün dünya toplumlarında yaşanıyor aynıyla...
Modern sekülerleşme süreci, dinin dünyadan uzaklaştırılmasıyla sonuçlandı.
Postmodern sekülerleşme süreci ise, dünyevî olanın dinselleştirilmesi, dolayısıyla film, müzik, spor ve medya endüstrisi yoluyla din-dışı kutsallıklarda patlama yaşanmasına neden oldu.
Esas itibariyle insanın tanrılaşması demek olan hümanizmle başlayan modern sekülerleşme süreci, tanrı fikrinin ve hakikat fikrinin yitirilmesini, yerine önce insanın, sonra da gücün, güç üreten bilim, teknoloji gibi araçların kutsanarak yerleştirilmesini doğurdu.
Batılı toplumlar, sonuçta, araçları amaçların önüne geçirdiler ve dünyayı orman kanunlarının hâkim olduğu bir cehenneme çevirdiler.
Postmodern sekülerizm süreci, neo-paganizm ve tekno-paganizm olarak adlandırdığım pagan biçimler alarak hakikat fikrinin olmadığı, tanrı’yla şeytanın eşitlendiği, izafileşmenin/ geçici olan’ın, yegâne hakikat olarak benimsendiği deizm, ateizm ve nihilizm biçimlerinin sadece Avrupa’da ve Amerika’da değil, bütün küre ölçeğinde, yaygınlaşmasına yol açtığı neo-pagan ve tekno-pagan hız, haz ve ayartı rejimi dromokrasi’nin küresel düzenin adını oluşturacak bir noktaya ulaştı.
“TANRI YOKSA, HER ŞEY MÜBAHTIR”
Bütün dünyada film, müzik, spor ve medya ikonlarının kutsandığı, putlaştırıldığı neo-pagan ve tekno-pagan din-dışı kutsallıkların ve nihilizm biçimlerinin insanlığın başına gelen en büyük ontolojik felâket olduğu konusunda bütün büyük düşünürler, sanatçılar hemfikirdir.
Örneğin Dostoyevski, “Tanrı yoksa herşey mübahtır” diyerek bu tehlikenin boyutlarına işaret etmiştir.
Yine psikanalist düşünür Jacques Lacan, “Tanrı inancını yitiren bir insan, Tanrı inancını yitirdiği anda artık her şeyi tanrılaştırmaya başlamış demektir” demiştir.
Batılı düşünürlerden daha fazla alıntı yapmak istemiyorum. Yaşanan tehlikenin küresel boyutlarına ve felsefî-tarihsel temellerine dikkat çekmek için yaptığım bu alıntıları, bir başka psikanalistten, Erich Fromm’dan bir iktibasla bitireyim.
“Gerçek günah, insanın kendine yabancılaşmasıdır” der Fromm ve burada neo-paganizm ve tekno-paganizm olarak tanımladığım felâketi şöyle izah eder: “İlkel toplumlardaki putlara tapınma ve totemcilik, günümüzde de devletin, başarının, paranın ve maddî olan her şeyin yüceltilmesi ve bunlara tapınılması biçiminde devam etmektedir.”
TÜRKİYE’NİN SORUNU VE ÇIKIŞ YOLU
Görüldüğü üzere, küresel bir sorunla karşı karşıyayız.
Sefih sekülerleşme biçimleri, hız, haz ve ayartı rejimi dromokrasi’nin ürünleri deizmin, atezimin ve nihilizmin Türkiye’de de hızla yayılmasına yol açıyor...
Türkiye’de bu sefih sekülerleşme biçimlerinin yanısıra, hem İslâm’ın temel kaynaklarının tartışmaya açılması, hem de İslâm’ı ayağa düşüren olur olmaz açıklamalar yapılması deizm, ateizm ve nihilizm dalgasının kontrolden çıkmasına neden oluyor.
İslâm’ın temel kaynaklarını tartışan tipler, İslâm’ı Protestanlaştırmayı, içini boşaltarak hayattan uzaklaştırmayı amaçlayan proje tipler. Burada televizyonların bu tipleri zırt-pırt ekranlara çıkarmalarının tehlikenin kitleselleşmesine imkân tanıdığını hatırlatmak istiyorum.
İşin insanı tedirgin eden yanı, bu proje tiplerin, profesör filan olmalarına rağmen Batı’yı da,
İslâm’ı da derinlemesine kavramaktan uzak sığ ve çapsız tipler olmaları.
Burada televizyonları daha özenli olmaya, devleti, toplumu, cemaatleri ve aileleri de genç kuşaklarımıza sahip çıkmaya davet ediyorum.
Genç kuşaklarımıza, akaidden sanata, bilimden düşünce hayatına kadar medeniyet dinamiklerimizi öğretecek, özgüven kazandıracak, pergelin sabit ayağını kendi medeniyet dinamiklerimize basmalarını, pergelin hareketli ayağıyla da bütün dünyalara açılmalarını sağlayacak köklü bir eğitim sistemi, düşünce hayatı, kültür, sanat ve medya dünyası inşa etmekten başka çıkar yolumuz yok.
O yüzden çok yönlü, ufuk ve zihin açıcı bir eğitim, düşünce, kültür, sanat ve medya devriminin temellerini daha fazla geç kalmadan atamazsak, geleceğe emin adımlarla yürüyemeyiz; başka alanlarda elde ettiğimiz başarılar da bumerang etkisi yapar, ülkenin ve toplumun altını oyar.
Sözün özü: İnanç temellerini, düşünce ve sanat geleneklerini tanımayanların, geleceklerini tarumar etmeleri kaçınılmazdır. Vesselâm.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
28.05.2021
14.08.2020
7.08.2020
20.07.2020
17.07.2020
26.06.2020
14.06.2020