Yıldıray OĞUR
Cemreden önce Angela düştü
26.02.2013
4469
Bir hafta önce havaya düşen cemre ile son 30 yılın en erken ve en güzel baharı yaşanıyor. Tam yarın ikinci cemrenin de suya düşmesini beklerken hesapta olmayan bir “melek” de toprağa düşüverdi.
Aslında, Angela Merkel’in ismiyle müsemma bir melek olmadığının sadece Almanya’nın eline düşmüş Avrupa halkları değil AB sürecine koyduğu taşlar yüzünden Ankara da uzun süredir farkında.
Peki, Patriotlarını özleyip gelmediğine göre ne oldu da Merkel, Angela yüzünü takıp uzun süredir ülkesini, aralarında partisi Hıristiyan Demokratların vakfının da olduğu Alman vakıflarını PKK’nın hamiliğiyle suçlayan Erdoğan’ın davetini kabul ederek Türkiye’ye geldi? Ve ne tesadüftür ki ondan birkaç gün önce de Fransa, 2007’den beri engellediği Türkiye’nin AB müzakerelerini tıkayan “Bölgesel politikalar” başlıklı 22. faslın açılmasına bir anda yeşil ışık yaktı?
Tüm bunların Başbakan’ın Şanghay Beşlisi blöfünden sonra gelmesi herhalde tesadüf olmasa gerek. Anlaşılan, Türkiye’de etek boyundan bile “Batı ekseninden kayıyoruz”a varabilenlerin yüreğini ağzına getiren o blöf işe yaradı. Avrupa, Türkiye’yi kaybetmemek için yeniden müzakere treninin lokomotifine kömür atmaya başladı.
Peki, Başbakan durup dururken neden Şanghay Beşlisi ile Avrupa’yı tehdit etmişti? Tam da Türkiye, 30 yıllık savaşı bitirmeye yoğunlaşmışken, doğu cephesi teyakkuz hâlindeyken, AB ile yakın bir müzakere takvimi bile ortada yokken, Patriot kardeşliği yaşanan Batı’ya karşı bir cephe açmak pek de akıl kârı değildi.
Uzun zamandır Türkiye’de olan biten büyük olayların neredeyse tamamı Kürt meselesindeki çözüm trafiği ve Suriye bağlantısı kurulmadan anlaşılamaz.
Hatırlayalım: Başbakan Şanghay çıkışını ne zaman yaptı? Paris suikastından sonra.
Üzerinden sadece bir ay geçmesine rağmen Paris suikastıyla ilgili yaşanan ortaklaşa sessizlik cinayetin hemen ardından dillendirilen uluslararası istihbarat işi iddialarını güçlendiriyor. O suikastla ilgili parmakla gösterilen iki ülke Fransa ve Almanya’ydı.
Bu konudaki en son ve en net açıklama, hem örgütünden hem MİT’ten bilgi aldığını varsayabileceğimiz Öcalan’dan geldi:“Halkımız şunu bilsin; kim beni buraya getirdiyse, Paris katliamını da onlar yaptı... Bu projeyi, planı kim yaptı. Bir an önce ortaya çıkarılsın. Fransa biliyor, Avrupa, ABD, NATO bunu biliyor.”
Peki, Öcalan’ı İmralı’ya kim getirmişti? Silivri’de yatmakta olan komutanların yarısı kendilerinin getirdiğini söylüyor. Kenya’dan ABD ve MOSSAD’ın teslim ettiği biliniyor. PKK’nin Uluslararası Komplo adıyla andığı yakalanma hikâyesinde esas kritik rol oynayan ülke ise genelde atlanıyor.
Hatırlayalım: Öcalan neden İtalya’da tutuklanmıştı? Çünkü, 1990 yılından itibaren Almanya’da Öcalan hakkında tutuklama kararı vardı. Ve İtalya Schengen anlaşması gereği Öcalan’ı tutuklamak zorundaydı. Peki, İtalya o dönemde defalarca teklif etmesine rağmen neden Öcalan’ı Almanya’ya iade edemedi ve serbest bırakmak zorunda kaldı. Çünkü tam Öcalan İtalya’dayken, bir gecede Alman Karlsruhe Federal Mahkemesi bir karar verdi ve Öcalan’ın tutuklama kararından iade edilme şartını kaldırdı. Yani Almanya, Öcalan’ı İtalya’dan istemekten vazgeçti. Bunun sonucunda Öcalan, ortada kaldı, önce Afrika’ya sonra da oradan Türkiye’ye getirildi.
Peki, bu ne anlama geliyor? Öcalan neden Şam’dan daha kolay barınabileceği bir Asya ya da Afrika ülkesi yerine Avrupa’ya gitti sorusunun cevabını Türkiye hiç merak etmedi. Aslında Öcalan Şam’dan Avrupa’ya PKK’yı siyasileştirme amacıyla gitti. Bu projesini tutuklandıktan sonra da yürürlüğe koydu. Eğer İtalya’dan Almanya’ya iade edilseydi, orada yargılanacak, demokratik Avrupa’da yaşayan bir lider olarak örgütünü legalleştirecek, belki de PKK çok uzun zaman önce silahlı mücadeleden vazgeçmiş olacaktı.
Almanya’nın bu kararı üzerine o tarihlerde ABD’nin gösterdiği sert tepki bunun herkesin haberi olan bir proje olduğunu ortaya koyuyor.
Yani, Öcalan’ın kastettiği uluslararası komplonun fitilini Almanya ateşlemişti. Daha sonra Almanya’nın PKK meselesinin çözümü konusunda Türkiye’ye yardım etmediği bir sır değil. Türkiye’nin terörle mücadelesinden Alman silah şirketlerinin epey bir para kazandığı da. En son Başbakan’ı açıkça Alman vakıflarını PKK’ya yardım etmekle suçlamasının bizim görmediğimiz bir istihbarat savaşının yansıması olduğuna da şüphe yok.
Suriye’de Esed’i götürecek sürecin hem de Paris suikastından sonra sekteye uğrayacağına iyice ivme kazanan Türkiye’deki çözüm sürecinin geri döndürülemezliğinin ortaya çıkmasıyla bu katı pozisyonlar da yumuşamaya başladı.
Cemre düşmeden toprağa bu yüzden melek düşmüş olabilir mi?
[email protected]
Yazarlar
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025