Abdurrahman Dilipak
Yüze yüze sonuna geldik. AK Parti bayram sonrası topyekûn harekete geçti. CHP yorgun. Keskin sirke politikası küpüne zarar verdi. Dahası İmamoğlu daha öfkeli. Öfkelendikçe daha çok hata yapıyor. Daha çok hata yaptıkça daha çok öfkeleniyor. Tutarsızlığı, öfkesi, çelişkileri daha fazla görünür oluyor.
Bugün ezanın tekrar aslına döndürülüşünün yıldönümü. “CHP’nin günah galerisi”nde, sadece cami, ezan yok.. Din “irtica”, dindar “mürteci” idi laikçilerin gözünde. Din toplumsal alanda mabetlere, bireysel planda vicdanlara hapsedilmeli idi. “Türk’ün yeni amentüsü”nü yazmışlardı. “Kur’an-ı Kerim’den ahkam ayetlerini çıkarıp, yerine Nutuktan parçalar eklemeyi savunanlar” vardı. Mustafa Kemal için “Mevlid” bile yazmışlardı! “Kâbe Arab’ın olsun, Çankaya bize yeter” diyenler de vardı!
CHP içinde, seçim sonrası için derin kaygılar oluşmaya başladı. İmamoğlu giderek yalnızlaşıyor.
Bayram öncesi açılan makas kapanmış durumda. Son hafta bu anlamda son derece önemli.
Genel kanaat AK Parti’nin kazanmak için var gücü ile asılacağı yönünde..
AK Partililer, hem CHP’ye ve hem de İmamoğlu’na karşı ciddi bir pres uyguluyorlar. Ve hem İmamoğlu’nun, hem de CHP’in, başlangıçtaki mazlum görüntüsü, son zamanlardaki agresif tepkileri sebebi ile tersine döndü.
AK Partililer, kapı kapı dolaşıp, sandığa gitmeyenleri sandığa gitmeye ikna etmeye çalışıyorlar. Yine bütün Türkiye’de, il, ilçe ve mahalle temsilciliklerine kadar, İstanbul seçmeni olup da, yaz tatili için İstanbul dışında bulunanları seçim için İstanbul’a gitmeye ikna etmeye çalışıyorlar. İstanbul dışındaki il ve ilçeler ayrıca İstanbul’a gelip, hemşehrilerinin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde, onları sandığa gitmeye teşvik ediyorlar. İstanbullu seçmen nüfusunun yoğun olduğu Karadeniz, Sıvas, Erzincan, Güneydoğu bölgesi için de özel bir kampanya yürütülüyor.
CHP kanadında HDP, özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki seçmenini İstanbul’a taşımaya çalışacak. CHP’nin ve İyi Parti’nin ise, Ege ve Akdeniz’deki tatilcileri, Tunceli ve Hatay’daki, Trakya’daki seçmenleri taşıyıp taşıyamayacağı merak konusu.. Eğer bu bölgedekiler bir parti militanı değilse gelmeleri de ya da gelmeye ikna edilmeleri de kolay değil. İyi Parti de oy kullanmak için İstanbul’a geleceğe pek benzemiyor, tabii militan birtakım seçmen dışında. FETÖ iltisaklı olanlarda da eski heyecan yok artık. Belki son hafta gerilimi iyice düşürmek lazım.. Kesinlikle öfkemizin merhametimizin önüne geçmemesi gerek. Dışlayıcı değil, kucaklayıcı bir dil kullanmamız gerek. Meselemizi güzel söz ve hikmetle anlatmamız gerek. Bazı yanlışların farkında olduğumuzu ve bunları düzelteceğimizi onlara hissettirmemiz gerek. Adalete vurgu yapmamız gerek. Aile ve gençliğe vurgu yapmamız gerek. Bunlar yoksa, insanların başka vaadlere kulak vermeleri mümkün değil.
İsraf ve zenginlik gösterisi, lüks konusunda güzel örnek olmamız gerek. İhtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının giderilmesi için, kalıcı çözüm yolları bulmamız gerek. Geleceğin hayali önemli. 2025 Digital devrim deniyor. E- Demokrasi, siber kent, onları konuşmamız gerek.
Evet son haftaya girdik. Hafta sonu sandığa gideceğiz. Bu kez sayım çok kısa sürecek. Tek pusula ve aday sayısı çok sınırlı. İlk sonuçlar gece 22.00 gibi gelmiş olur. İnşallah seçim sonuçları için itirazlarla bu süre uzayıp gitmez. Sonuç, protesto ya da zafer gösterileri diye başlayıp, başka vadilere savrulmaz. İnsanın aklına kötü şeyler de geliyor. Zaten ortalıkta bir sürü komplo senaryosu dolaşıyor.
İnsanlar büyük ölçüde sonuca şartlanıyorlar. Hayır, bizim imtihanımız süreçle ilgilidir. Bizim için tek başarı “rıza”ya ulaşmak olmalı. Üzerinize düşeni yaptı iseniz sonrası için “Tevekkül gerek”. Varsayalım, sonuç istediğiniz gibi olmadı. Ama siz görevinizi hakkı ile yaptınız. Kazanan sizsiniz.
Varsayalım tersi oldu. Hayal ettiğiniz zafer gerçekleşti. Fakat siz o süreçte üzerinize düşen şeyi yapmadınız (Yapamadınız değil). O zaman vay sizin halinize. Çabanızla ne Allah’ın bir işe mecbur bırakabilirsiniz, ne de Allah’ın iradesini engelleyebilirsiniz. Bir kere daha hatırlatayım: Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir.
Siyaset, ticaret, spor karşılaşması ya da her türlü sınav ve mülakatta da Müslümanca bir duruş böyle olmalı. Ama, birileri hile ve torpil yapıyor, “onun için sonuç böyle” diyorsa, bir daha bir daha hatırlatayım: Hayır ve şer Allah’ın iradesi içindedir. Birileri nasıl cennete ya da cehenneme gidecek. İşte böyle. Ya hu, bunları bilmek için, aslında bir amentü bir de 32 farzdan ibaret bir A4 sayfası dini bilgi bile yeter ama, hale bakar mısınız.
Allah yaptıklarımızın ve yapmamız gerekirken yapmadıklarımızın, söylediklerimizin ve söylememiz gerekirken söylemediklerimizin hesabını soracak. Dünyevi bir endişe için bu kadar debelenirken, rızayı ıskalamıyor muyuz. Müslüman bir ülkenin en büyük tarih kokan bir şehrini yönetme iddiasındaki CHP kafasının ve ona destek olan toplulukların, böyle bir “fıkıh” ve “akaid” endişesi var mı? Ya da böyle bir farkındalıkları sözkonusu mu! Ya da bizimkiler ne kadar farkındalar.. Ah!
Bakın, Allah cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmeyecek. Onların üstüne pislik yağdıracak, onların işlerini sarp dağlara sardıracak. Onlara geçici bir servet ve güç vermişse bu onlara “ihsan” değil, gazap vesilesi olarak geri dönecek. İnananlara karşı ise, ihmal ve günahlarından kurtulmak adına, zalimlere karşı direnme fırsatı tanınmış olacaktır. Müslüman aklının böyle çalışması gerekmez mi.
Arkadaşlar! Allah’a vereceğimiz hesaba göre davranalım. En güzel şekilde. O’nun adına ve O’nun adıyla. O’nun rızasının tecellisinin vesilesi olmak üzere. Cahillikten ve zulümden sakının. Evinizin temelinde komşunuzun bahçesinden aldığınız yontulmuş taşı sahibine iade etmediğiniz sürece Allah’ın yardımına ve mağfiretine ulaşamayacağımızı Hz. Yunus kıssası bize anlatır. Bir daha bakın isterseniz. Zafere giden yol, dışımıza karşı mücadele kadar ve belki daha önce kendi nefsimizdeki ıslahla ilgilidir. Bunu bir kenara not edin. Sözünüzün başkaları üzerindeki etkisi bu ihlasa bağlıdır.
Size hakikat adına mutlak bir zaferin sırrını, anahtarını haber vereyim mi! O zaman yüzünüzü Hakk’a dönün. Yüzünüzü Allah’ın rızası istikametine dönün. İki gününüzü birbirine eş etmeden doğru yönde ileri doğru ilerleyin. Sizi gören, duyan, bilen, hüküm sahibi bir Allah var! Bu yolda ilerlerseniz kaybetme ihtimaliniz yok. İşte o zaman “Hak şerleri hayreyler, sen sanma ki gayreyler…”Ya Hak!
Selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024