Abdurrahman Dilipak
Uzmanlar, bu depremin asıl o büyük deprem olmadığını söylüyorlar. O da her an olabilir ve çok daha büyük, şiddetli yıkıcı olabilir.
Peki, depreme hazır mıyız?
Hayır! Değil. Yönetim de hazır değil, toplum da.. Korkulan olursa, mal ve can yanında bilgi, toplumun ortak hafızası da enkaz altında kalacak. Mal ve canın kurtarılması pahalı, zaman alıcı ve zor. Oysa bilginin enkaz altında kalmasını önlemek mümkün. Bu maliyeti bugüne kadar ödemediğimiz için her yıl çok daha fazla bir bedel ödemeye devam ediyoruz. Zaten deprem olmasa da bunu yapmamız gerekiyor. Milli Bilgi Bankası, süper bilgisayar, milli yazılım güvenliği, milli işlemim sistemi, milli arama motoru, milli ağ ve kopyalama ve lokal ağların kurulması şart. Bu olmayınca bilgilerimiz çalınıyor, tehdit artıyor ve Türkiye HW ve SW çöplüğü olduğu gibi bilgi çöplüğüne dönüyor.
Bakın, büyük İstanbul depremi için, deprem afet setlerinin şimdiden hazırlanıp, KDV ve Kurumlar Vergisi muafiyeti ile hazırlanıp, ev ve işyerlerine dağıtılması gerek. Yarın elinizde olsa bile, bedava dağıtacak da olsanız dağıtamazsınız.
Kesinlikle, hava, kara, deniz ve demir yolu ulaşımının güvenliği, milletlerarası transit güzergâhının ve bu güzergâhtaki alt ve üst geçişlerde muhtemel bir çökmeye karşı alternatif yolların güvenliğinin yeniden gözden geçirilmesi gerek.
Deprem durumunda İstanbul girişinin Sakarya’da durdurularak regüle edilmesi ve kontrollü geçiş sağlanması gerekir. Valilik, il ve ilçe belediyeleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili olarak İstanbul’a insan yardımı giriş ve insan, araç çıkışlarında kontrolün Sakarya’dan itibaren ve Sakarya’ya kadar sağlanması gerek. Aynı durum Tekirdağ için de geçerli. Öte yandan; Bursa ve Yalova yanında İzmit’in de deprem konusunda kendi aralarında bir oryantasyon merkezi oluşturmaları gerek.
Diğer bir konu, haberleşme, itfaiye, sağlık, gıda üretimi, güvenlik gibi hayati kuruluşların ve stratejik öneme sahip diğer kurum ve kuruluşlar, diplomatik merkezlerle, belli sayıda personel çalıştıran kuruluşlar, mekteplerdeki insanların güvenli yerlere taşınması, yaralı, kayıp ve kurtarma faaliyetlerinde bulunacak insani yardım örgütlerinin İK, depolarındaki gıda, sağlık ve barında malzemelerinin stok durumu faaliyet gösterebilecekleri alan ile ilgili bir envanter çalışmasına ihtiyaç var.
Düşünüyorum da 28 Şubat’ta “Deprem bir ilahi ikazdır” dediği için yargılanan gazeteciler vardı. “Öyledir” demem ama öyle de olabilir! Riba, zulüm, zina, malın, paranın ve zamanın bereketini giderir. Deprem, sel başta, bazı hastalıklar aynı şekilde alenen işlenen bazı günahlarla da ilgili olabilir. Lût kavminin başına gelenleri biliyoruz. “Fil suresi” de bir başka ilahi cezadır.
Olaya dini açıdan baktığımızda bu bir ceza olabileceği gibi, kıyamet alametleri arasında kıyamete doğru deprem, şimşek ve hastalıkların artacağı da söyleniyor. Dikkat edelim. İnternetten bakarsanız afet olarak, deprem, sel baskınları, salgın hastalıklar ile günah ve azap/gazap ilişkilerini sorgulayabilirsiniz. Hem zaten değil mi ki, bu dünyada yaptığınız her şeyin, yapmanız gerekirken yapmadığınız her şeyin bu dünyada ve elbette ahirette de bir karşılığı vardır.
Şunu da unutmayın. Deprem ve afet yakamıza yapışınca son pişmanlık fayda sağlamaz. Biz kendi hakkımızdaki hükmü değiştirmedikçe Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. O zaman sivili, siyasalı, âlimi, ümmisi ayağımızı denk alalım. Haram mal sahipleri, kul hakkına girenler, fasıklar düşünsün. Mal, can ve sevdiklerimiz enkaz altında kaldıktan sonra yapacak bir şey yok. Aksine aleyhimize bir sonuç var. Bir de çaldığınız, israf ettiğiniz, artık size faydası olmayan bir malın hesabını vereceksiniz.
Öyle anlaşılıyor ki, sarsıntılar devam ediyor. Hem İstanbul, hem de çevre illerde yerküredeki hareketlilik devam ediyor. Yeni bir deprem daha olabilir, o da hasar görmüş yapıların yıkılmasına sebep olabilir. Bu uyarılardan ders alıp tedbir almamız gerekiyor. İnşallah bu deprem aklımızı başımıza getirmiştir. Bazı şeyler yapılmadı değil, ama birçok şey de yapılmadı. Bundan sonra o yüksek yapılar konusunda düşünmeliyiz. O üst kattakiler depremi 5.8 hissetmediler. Asansör kullanamadılar, merdivenlerden inemediler. Çok katlı ev ve işyerlerine talep azalacaktır. Bu akılsızlığa nasıl izin verildi ve insanlar nasıl buralara koştu, anlamak zor.
Ah-vah etmenin de bu saatten sonra bir faydası yok, kuşkusuz. Önce acil işlere bakmak ve bu süreçte aksayan yönlerimizi gözden geçirmemiz şart. Yalan haber ve söylentiler, müfsit çevrelerin yangına körükle giden tavırları karşısında herkesin dikkatli olması gerekiyor. Ha bu durum bizlere ders olsun.
Afetlerin toplumu birbirine yaklaştıran etkisi de vardır. Yarın enkaz başında birbirimizi teselli etmeden önce şu aramızdaki, siyaset, ideoloji, etnik ayrılıklar ve kanaat farklılıklarına dayalı öfkeli söylemlerden de vazgeçelim artık. Çok uzadı, tadı kaçtı.
Bakın İstanbul büyük bir depremle dizüstü düşerse, onu bütün Türkiye zor kaldırır. İstanbul Türkiye’dir. İnşallah biz aklımızı başımıza toplarız da, Allah da bizi böyle bir durumdan muhafaza buyurur. Ama bilelim ki, Allah cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmez. Aksine başlarına pislik yağdırır ve onların işlerini sarp dağlara sardırır. Bu cahil ve zalimlere karşı çıkmayanlar, seslerini kısanlar, onların söz ve makam sahibi olması karşısında hiçbir şey yapmayanlar da, kendileri o haltları yemeseler bile desinler ki, “içimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allahım.”
Rabbim bizi bağışla. Biz de hakkı hak, batılı batıl bilip Hakk’ta toplananlardan olalım ki bizi nimet verilenlerin yoluna iletsin, gazaba uğrayanların değil.
Selam ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024