Adil GÜR
Cumhurbaşkanı önceki gün DEİK toplantısında, işadamlarına neden ‘milli seferberlik’ çağrısı yaptığını anlattı. Cumhurbaşkanı, neden ısrarla milli seferberlikten bahsediyor, bunu anlayabilmek için dün Milliyet gazetesinde yayınlanan araştırma verilerine bakmak lazım.
Her iki kişiden biri ‘son dönemlerde satın almayı düşündüğüm halde, satın alma kararını ertelediğim bir ürün var’ diyor. Ev, arsa, otomobil, beyaz eşya, kahverengi eşya, mobilya, cep telefonu vs. İç piyasalardaki durgunluğun, keyifsizliğin en önemli nedenlerinden biri bu. Vatandaş satın alma kararını ertelediği için ticarette hareketlilik yok. Vatandaşı tedirgin eden canlı bomba eylemleri, devamında 15 Temmuz darbe girişimi, son dönemlerde ise döviz piyasalarına müdahale ile Türkiye’yi dize getirme çabaları… Vatandaş dövizdeki hareketlenmenin dış kaynaklı olduğunu düşünüyor, öyle düşünüyor ki bir kriz beklentisi ile döviz büfelerinin önüne koşmuyor. Hatta aksine ‘param olsa, ev, arsa, otomobil, altın gibi yatırım araçlarını tercih ederim’ diyor. İşte Cumhurbaşkanı’nın çağrısı tam da bu noktada devreye giriyor. İşadamlarına ‘yatırım yapın’ diyor, vatandaşa ‘tedirgin olmayın, ülkenize güvenin, normal yaşantınıza devam edin’ mesajı veriyor.
Sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde seçmen davranışını ağırlıklı olarak belirleyen hep ekonomi, ekonomi diyoruz. Örneğin; 2008 - 2009 yıllarındaki küresel kriz nedeniyle Ak Parti 2009 seçimlerinde yüzde 38’lere geriledi. Hem de seçimden kısa bir süre önce Davos’taki ‘One Minute’ çıkışına rağmen. Vatandaş krizin etkilerini hissetti, tercihini bir miktar değiştirdi. Şimdi de ekonomideki sorunlar nedeniyle seçmen davranışı değişir mi diye bir beklenti içinde olanlar var. Ancak altını çizerek şunu söylemek mümkün ki, son dönemde seçmen davranışında hiçbir şey değişmiyor. Vatandaşta farklı bir ruh hali gözlemleniyor. 15 Temmuz’a kadar yapılan araştırmalarda, “Türkiye’nin çözülmesi gereken en önemli sorunları nelerdir?” sorusuna, terörle birlikte işsizlik vesaire gibi gündelik sorunlara dair cevaplar yüksek oranda veriliyordu. İlginçtir, 15 Temmuz’dan sonra işsizliğe, gündelik yaşamın getirdiği sıkıntılara dair cevaplar azaldı. Terör, darbe girişimi, FETÖ gibi cevaplar çok yüksek oranlarda söylenmeye başlandı. Vatandaş ekonomik olarak çok mu rahat, işler çok mu yolunda, elbette ki hayır.
Vatandaş, ülkenin bekasını kendi problemlerinin önüne koymaya başladı. Zor bir süreçten geçtiğinin farkında, ancak karamsar değil, gelecek konusunda da umutlu. El ele verilirse sorunların üstesinden gelinebileceğine inanıyor. Her şey güllük gülistanlık, her şey çok yolunda, çok iyi mükemmel idare ediliyoruz demiyor, ama öncelikle bu ülkenin bir beka sorununun olduğuna inanıyor. Kaybederse, sadece ülkeyi siyaseten yönetenlerin kaybetmeyeceğini, kendisinin de kaybedeceğinin farkında. Bu nedenle bu günlerde farklı siyasi düşünceleri, farklı kimlikleri bir süreliğine, bir kenara koyma zamanı olduğunu söylüyor. El ele verilirse, aşılamayacak hiçbir zorluğun olmadığını biliyor. Çünkü, bugüne kadar atlattığı badirelerle, yaşayarak öğrendi.
Sokaktaki vatandaşın düşüncelerine katılmamak mümkün değil. Unutmayalım ki aynı geminin içindeyiz, gemi su alırsa hep beraber batarız. Sağ salim güvenli limana gemiyi demirledikten sonra, siyaseten hesaplaşmak herkesin en doğal hakkı. Sadece ekonomik sorunlarla uğraşmıyoruz, içeride ve dışarıda ülkemiz çok ciddi mücadeleler yürütüyor. Bugünler siyasi hesapları bir süreliğine kenara bırakma, topyekûn milli bir seferberlik zamanı. Farklı renklerimizi bir kenara bırakarak, bir olursak, vatandaş da ekonomik tedirginliğini kısa sürede üzerinden atar. Ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için böyle davranmak boynumuzun borcu…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.04.2017
9.02.2017
3.02.2017
21.03.2017
13.03.2017
6.02.2017
28.02.2017
26.02.2017
21.02.2017
14.02.2017