Ahmet TAKAN
Ağrılarla uyandığım bir pazar sabahı… Üstelik hatun da hasta… Ortalığı fena halde kasıp kavuran bir salgın hastalık var. Kısacası çok tatsız başladık güne. Okurlarımıza karşı yerine getirmemiz gereken görevlerimiz benim için birinci derecede bağlayıcıdır. Hastalık beni yatağa çivilemeden haber verme faaliyetlerini aksatmamaya çalışırım. Yazımı, haberimi tamamladıktan sonra acil servise çook gitmişliğim vardır. Benimle mesai arkadaşlığı yapan dostlarım en yakın şahitlerimdir. Artık siz buna meslek aşkı mı yoksa enayilik mi dersiniz?.. Tercih sizin!..
Dedim ya, tatsız başladık güne…
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partisinin istişare toplantısının kapanışında yaptığı konuşmayı baştan sona izledim. Hastalığı nedeniyle uzun bir süredir Devlet Bahçeli siyasi görüşlerini yazılı açıklamalarla kamuoyuna bildiriyordu. Kameraların karşına çıkmıyordu. Yazılı metinlerin çoğunluğunda güvenlik bürokrasinin bir kesiminin ağır kokusu vardı. Dünkü canlı açıklamalarda ise eski grup toplantıları havasındaydı. Yine bol hakaret yine bol hamaset!.. Önünü ardını düşünmeden istediğini istediğinle yapıştır… Bir araya getir sonra da “hain”, “terörist” ilan et… Sanırsınız kendisinden başka bu dünyada vatansever yok!.. Bahçeli’ye birileri mutlaka hatırlatmalı; bugün desteklediği çözüm süreci, Oslo’nun mimarı, Dolmabahçe mutabakatının baş aktörü iktidar, dün o Esad ile beraber ailecek tatil yapıyordu, “kardeşim Esad” diyordu ve bunları Türkiye’nin menfaatleri için yaptığını savunuyordu. HDP ile yan yana getirdiği o siyasi parti ile Devlet Bahçeli, Tayyip Erdoğan’a karşı ortak Cumhurbaşkanı adayı çıkarmıştı. “Ekmek için Ekmeleddin” gibi bir dahiyane buluşa beraber imza atmışlardı!.. Devlet Bahçeli, bedevi çöllerinde Mehmetçiğin can vermesini istemeyen ve Libya’ya asker gönderme teskeresine karşı çıkanların alayını Hafterci ilan etti. Merak ediyorum; bu ülkede, bugüne kadar kimin veya hangi partinin Hafter’i savunduğunu. Kutsal metinin (!) ayarı her zamankinden fazla kaçırılmıştı. Devlet Bahçeli’nin konuşmasının tamamından, derin dehlizlerdeki güç, saray savaşlarının izlerini buldum!..
★★★
Tatsız başlayan pazar gününün tek umut verici haberi Libya’da ve İdlib’de eş zamanlı olarak başlayan ateşkes süreci idi. Kahraman Mehmetçiğimizin selameti için sevindim, umutlandım. Dağınık bir halde Suriye’de uzun süredir görev yapan askerlerimiz zor günler geçiriyor. TSK’da kadro sıkıntılarının ayrıntılarına girmek istemiyorum. Tezkere Meclis’ten geçtikten sonra Libya’ya 1 tabur komando gönderilmesi için hazırlıklara başlanmıştı. Hazırlılara devam ediliyor. Bitlis’deki komanda tugayına ek olarak Suriye’de görev yapan komandolarımızdan da Libya’ya sevk için hazırlıklar yapıldığını işitmiştim. Askerde her askeri harekat öncesinde bir test yapılır. Adına; “UTK testi” derler. Açılımı; Uygunluk,Tatbik edebilirlik, Kabul edilebilirlik… Daha bugüne kadar, karargah işçinde konuşup da “Evet Libya’ya asker gönderme UTK testinden geçer” diyen komutana rastlamadım!..
Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nun, Türkiye ve Rusya tarafından yapılan ateşkes çağrısını kabul etmesi oldukça sevindirici. İdlib için de aynı durum söz konusu… Şimdi önümüzde duran soru; Libya’da ilan edilen ateşkese rağmen iktidar asker sevkiyatına devam eder mi?.. Soruya bugünden kesin bir cevap vermek imkansız. Çünkü, Suriye’de de benzer süreçlere şahit olmuştuk. Kaç defa ateşkes ilan edilip bozulduğunu hatırlayanız var mı?.. Gelişmelere gerçekçi bakmakta çok fayda var;
1-Libya’da ateşkes sağlanmasını isteyen sadece Rusya ve Türkiye değil. Ateşkes AB ülkelerinin de işine geliyor ve destekliyorlar. Çünkü, Avrupa, İtalya üzerinden gelebilecek bir göç dalgasından çok korkuyor.
2-Aynı Irak ve Suriye’de olduğu gibi Libya’nın da bölünmesi çok parçalı bir yapı olması emperyalist güçlerin çok işine geliyor. Hafter’e daha fazla yol vereceklerini ve tamamen Libya’yı kontrol etmesine müsaade edeceklerini düşünmüyorum.
3- Bence en dikkat edilmesi gereken madde… İstanbul’daki görüşmenin ardından, Libya için ateşkes sürecini başlatan ve ön alan sanki Tayyip Erdoğan’mış gibi bir hava yaratıldı. Bazı yandaşlarda bilinçli algı operasyonuna balıklama daldı. Her zamanki iç politik hesapların kurbanı olarak. Ancak, buna, dış politikadan biraz nasibini alan kargalar bile güler. Putin, hiç Hafter’den garanti almadan veya onu ateşkese önceden razı etmeden bu işe girer mi?.. Demek ki; İstanbul’da Erdoğan’a, “Çık sen başrolü oyna. İçerde de ihtiyacın var. Gerisini merak etme sen” dendi. Körün istediği bir göz misali!..
Libya’da suların hiçbir zaman durulmayacağına inanıyorum. Berlin sürecine kadar bu durum devam edebilir. Biz de bol bol “Tayyip Erdoğan şu batılı liderle bu batılı liderle görüştü “gazlamaları devam ederken, Putin’in perde arkasında o batılı liderlerle daha fazla görüşüp pazarlılar neticesinde daha fazla avantaj sağladığını düşünüyorum, fotoğrafa dikkatlice bakın;
Libya’da ateşkesin ilan edilmesi ile Rusya ve Putin, Hafter’i kontrol eden güç olduğunu tüm dünyaya kabul ettirdi. Aynı Suriye’de olduğu gibi Libya’da da çok önemli ve etkin bir güç oldu. Suriye ve Akdeniz’deki açılımlarını Libya ile taçlandırdı.
AKP iktidarının zaafları yüzünden devamlı yancı pozisyonunda kalmaktan öte geçemiyoruz. İnanmayan son günlerde Rus basınında çıkan haberlere bir baksın!.. İdlib’deki tezgahın aynısı!.. Rusya, bize askeri gözlem noktaları kurdurarak, mutabakat yaparak önemli bir rol vermiş gibi yaptı. Bunun içerdeki pazarlaması da gayet başarılı idi!.. Sonra ne oldu?.. ”M-4” olarak bilinen çok hayati Halep-Lazkiye Karayolu’nda kontrolü ele alıyorlar. Cihadçı grupları da Hatay sınırımıza iterek bizi tehdit altında bırakıyorlar. Suriye’de etkinliklerini iyice arttırırken NATO’yu da batıdan sıkıştırmış oluyorlar. Eskiden durum bunun tam tersiydi. Bizimkilerde içerde İdlib başarısı savuruyorlar!..
Havaya, civaya, afraya, tafraya aldanmadan şimdi bana söyleyin. Kim kahraman?.. Kim dünya lideri?..
Cümleten hayırlı pazartesiler!..
Yazarlar
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021