Ali Saydam
Kar yağmaya başladı. Zaten yaştık, çamurluyduk, ıslaktık, kanlıydık. Teröristler sustu bir ara. Onlar susunca biz de sustuk. Zaten tepeyi tutmuş, artık elimizde kalsın diye savunuyorduk. Bir de çok geniş, tüm alanı tutmak çok zor. Herkes bir yerde, çatışmalar devam ediyor. Özellikle az kişiyiz, zaten sızma yaptık, uçtayız, kalplerine saplanmışız, bir de sızma az kişiyle yapılır, hâlâ sızmanın o safhasındayız. Üstüne bir de her taraf ev, her evden ateş geliyor. Ortalık bir kez daha kızılca kıyamet. Bir de kar yağışı. Pus. Ve bir bombalı araç çıktı. Aramıza daldı. Sonra iki boğuk patlama daha. 10 şehit, 20 yaralı. Tabur komutanımız, canımız, binbaşımız da şehit oldu.”
El Bab'ın hakim tepesi olan Akil Dağı'nda DEAŞ'ı yerle bir eden Mehmetçik'in o gece yaşadıklarından sadece birkaç an'a dair bu iç döküşü, güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, Facebook hesabından paylaşmış.
Fırat Kalkanı Harekâtı'na ilişkin haberleri ekranlardan izliyoruz ama askerimizin kendi dilinden olup biteni duymak çok farklı bir etki yapıyor insanda. Birden yaşananlar görselleşiveriyor.
Sonra hem geçmişte hem de bugün Türkiye'nin radikal İslamcı gruplara, teröristlere arka çıktığı yalanına inanan, inanmakla kalmayıp yalanı sahiplenmeyi sürdüren, çevremizdeki o her daim nörotik düzeyde 'endişeli', her daim 'modern' 'muhalif'lere (!) bakıyorum. Bu zevatı, arka çıkıldığı iddia edilen teröristlere karşı savaşan Mehmetçik'lerin duygu ve düşünceleri ilgilendiriyor mu acaba?
Yaş, çamurlu, ıslak, kanlı ve kar altındalar…
Kimin kime arka çıktığını, kimin kimlerin -bilerek ya da bilmeyerek- dümen suyuna girdiğini bu millet görüyor.
Yılın PR olayı…
Uzmanlığımız hasbelkader iletişimle ilgili ya; bu alanda ders niteliğindeki büyük girişimler hemen dikkatimizi çekiyor. Perşembe akşamı düzenlenen Futbol Etkinliği gibi… Bize sorarsanız, 15 Temmuz iletişiminden sonra 2016'nın en iyi PR çalışmasıdır…
Yollar tıkalı olduğu için benim gibi pek çok kişi de işine evine gitmek üzere kilometrelerce yürümek durumunda kaldı. Çekilen sıkıntılara fazlasıyla değdi aslında. Vodafone Arena'daki Şehitlere Saygı Yıldızlar Karması maçı, ardında bıraktığı duygular, hüzün ve hayranlık... Yıllarca unutulamayacak.
Fikir Federasyon'dan çıkmış… Cumhurbaşkanlığına arz edilmek üzere Mustafa Varank'a söz edilmiş. Oradan makamın yetkililerine, sonra da sayın Cumhurbaşkanına arz edilmiş… O da hemen vermiş onayı.
Bütün bu süreç ve diğer hazırlıklar birkaç gün içinde tamamlanmış ve toplumsal duyarlılığın bir kanıtı olarak o buz gibi havada tribünler dolmuş. Sadece stada gelenler üzerinde değil, olayı TV'lerden izleyen vicdan sahibi tüm ülke insanı nezdinde ortak ruhî şekillenmenin zirve yaptığı muhteşem bir buluşma…
İletişimin tüm ince kurallarının bir bir uygulandığı bu stratejik çalışma için tüm katma değer getiren tarafları kutluyoruz…
Paranın ahlâka egemenliği…
Obama'yı tanımak ne kadar önemliyse Trump'ı tanımak da o kadar önemli. Karakter özellikleri, kürsü önündeki bireysel duruşu, bacaklarını masanın üzerine uzatıp kaykılarak oturuşu, çatlar ve çatlatırcasına özgüvenli açıklamaları, yanısıra aile ilişkilerini ortaya koyan sıcak Beyaz Ev halleriyle toplamda bir Obama portresi sunuldu tüm dünyaya. Oysa tahmin edilebileceği gibi Wall Street'i, Pentagon'u, NSA'i, CIA'i, Obama adına Amerika Birleşik Şirketleri'nin (ABŞ) gelecek stratejilerini kendisinden çok önce zaten oluşturmuştu. Bu gerçek, bizi Obama'nın gerçek kişiliğinden elbette daha çok ilgilendiriyor.
Şimdi Trump için bir portre senaryosu yazılmış ve onu da 'kendine özgü' huylarından yola çıkarak, Obama'dan çok farklı ve ne yapacağı önceden kestirilemeyen bir Başkan olarak lanse etmeye çoktan başladılar. Şu habere gülümsememek elde mi?
“Donald Trump'tan çok ilginç 'bıyık' kararı… Trump'ın Dışişleri Bakanlığı için adaylardan biri olan John Bolton'ı fırça bıyıklı olduğu için tercih etmediği belirtildi.”
Haber Independent'da yayınlanmış. Başkan'ın çevresindekilerden biri, “Donald bu tip bıyıkları pek sevmez. Ona yakın olan kişilerin hiçbirinde bu tarz bıyık ve sakal görebileceğinizi düşünmüyorum.” demiş.
Şu habere ise hiç gülmedik:
“Trump'ın ekonomi yönetimine kamu tecrübesi bulunmayan 'iş adamı dostlarını' seçmesi ülkede tartışmalara neden oldu.”
Hazine Bakanlığı'na, eğer adaylığı Senato'da onaylanırsa finans devi Goldman Sachs'ın eski ortağı Steven Mnuchin getirilecekmiş. (2008 küresel finans kriz ortamındaki rolü hafızalardan çıkmış değil. Kendisi Hollywood filmlerini finanse etmekle de tanınıyormuş.)
Trump, ABD Ticaret Bakanlığı için de 25 yıllık arkadaşı Wilbur Ross'ı aday göstermiş. Ross, kömür, çelik sektöründeki yatırımlarıyla tanınıyormuş. Eğer göreve gelirse yapacağı ilk işin Trans-Pasifik Ortaklığı'nı (TPP) feshetmek olacağı konuşuluyormuş.
Yine Goldman Sachs'tan bir başka transfer de Ulusal Ekonomi Konseyi'nin başına getirilen Gary John isminin özellikleri, diğerlerinden biraz daha farklı. Yoksulluktan zenginliğe uzanan hayat hikâyesi, üzerine Wall Street kariyeriyle romanlara konu olacak cinsten bir portre… Bakarsınız yakında arkadaşı Steven Mnuchin'in sponsorluğunda filmini de izleriz.
ABD'nin aysbergin altını oluşturan gerçek sistemi, belki de tarihinde ilk kez, Amerika Birleşik Şirketleri'ni (ABŞ) Trump ile legalize etmeye başlıyor.
Trump'ı tanımak için neyi sevip sevmediğinden çok, her türlü çürümenin, yozlaşmanın da kaynağı olan, tek ölçütün 'Dolar'da simgelendiği yakın çevresinden haberdar olmak yeterli.
Yeni dönem, Dolar'ın siyasete ve ahlaka egemenliğinin açık ilanıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.09.2020
15.10.2019
24.09.2019
12.09.2019
10.09.2019
25.06.2019
7.05.2019
11.04.2019
4.02.2019