Ali Saydam
Türkiye’nin ‘soft power’ (yumuşak güç) endeksinde giderek geriye gitmesi için bir stratejik iletişim planlaması yapsanız; ancak o zaman adlî sistemde bu tür anlaşılması güç adımlar atar; bir de bunun iletişimini yapmadan konuyu havada, muallakta, belirsizlik içinde bırakırsınız…
Terör örgütünü övmekten tutuklanan gazeteci Oğuz Güven dün tahliye olmuş. Yargılanması tutuksuz devam edecekmiş. Madem tutuksuz yargılanabilecekti, onca gün tutuklu kalması hangi hukuki zeminde ele alındı?.. Türkiye’yi eleştirmek için bahane arayan onca şeamet tellalının ağzına pelesenk edecekleri malzeme neden verildi?..
Benzer bir durum CHP Milletvekili Enis Berberoğlu vakasında da gündeme gelebilir mi?.. Dün bütün gece sadece bizim TV’ler değil pek çok yabancı TV de mahkûmiyet kararından çok bir milletvekilinin tutuklanmasını konuştu…
Bizim yargı sisteminin iletişimi nasıl yürüyor, dersiniz? Yanıtını ben vereyim… Yürümüyor… Yargı sistemimizin iletişimi yönetilmiyor. Yani yargı sistemimiz iletişim yapmıyor…
Yargı organlarının ve tüm adalet sisteminin sıcak gündemin bu kadar içinde, hatta merkezinde olduğu bir dönemde yargının gıkını çıkaramadan kum torbasına dönmesi ve bütün saldırı oklarının onun üzerinden doğrudan iktidara ve de “Saray darbesi” gibi galiz laflarla Cumhurbaşkanının şahsına yönelmesi, ‘kaderin bir cilvesi’ olmamalı.
Yargı madem ‘bağımsız’, o zaman yargının bağımsız bir iletişim stratejisi ve uygulaması şarttır. Bir sözcüsü olmalı yargının çeşitli kademelerinin. Bunlar önemli, kamu vicdanında açıklama gerektiren karar ve uygulamalarda mutlaka iletişimi yönetebilmeli, hatta yasal dayanakları da ifade ederek kamuoyunu bilgilendirmeli, kamu vicdanını rahatlatmalı; dünya basınının karşısında yasaların elverdiği ölçüde aslanlar gibi dimdik durabilmelidir.
Oysa bakın şimdi ne olacak? Mahkemenin kararı siyasi bir boyuta çekilecek ve oradan hem adalet sistemi hem iktidar yıpratılmaya çalışılacak. Olayın yasal boyutlarını hukukçulardan, ülkemizdeki adalet sisteminin durumu el verdiği için hepsi birer star haline gelmiş profesörlerin tartışmalarından öğrenmeye çalışacağız.
Gündem ancak böyle bir ‘ağır’ konuyla değiştirilebilirdi. Oysa sadece CHP’nin Meclis Araştırma Komisyonu Raporu’na karşı yazdığı itirazda dile getirdiği üç kavramı bir hüküm sözünü bile günlerce konuşsak azdı:
“Öngörülen, Önlenmeyen ve Sonuçları Kullanılan Kontrollü Darbe”…
Ne demek bu cümle? “Öngörülen ancak önlenmeyen” ne demek? Şu demek: “Yapılması istenen!”… Hangi ‘öngördüğümüz’ bir şeyin ‘olmasını önlemeyiz’? Eğer o şeyin olmasını istiyorsak. İktidara getirilen suçlama şu: “Bu darbenin olmasını sen istedin!”… Yani ‘Sen bu tezgâhı gördün ve sesini çıkarmadın, onun yanında durdun, önüne geçmedin, istedin olmasını!’…
Buna benzer bir tespiti 16 Temmuz 2016 günü yapmıştı, FETÖ’nün Pennsylvania’daki lideri…
Pennsylvania ile aynı ağzı konuşmak cüret işidir. Bravo doğrusu…
Peki son bölüme ne demeli? “Sonuçları kullanılan”… Karından konuşmanın âlemi yok. Söylenen şudur: “Cumhurbaşkanı Erdoğan darbe girişimini (ki onu bilerek isteyerek engellememiştir) kendi otokratik rejimini sertleştirmek, diktatörlüğüne zemin hazırlamak için kullanmıştır!”
Peki bu ifade kime, kimlere ait? Referandum kadar Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı inanılmaz boyutta saldırgan bir yayıncılık sergilemiş olan Batı basınına…
Türkiye’yi ablukaya almak, tecrit etmek, darbeye zemin hazırlamak için elinden geleni arkasına koymayan güçlerle de aynı dili konuşmak bir başka cüret işidir. Pes doğrusu…
Türkiye’ye karşı verilen amansız mücadelenin aktörlerinin kullandığı en kuvvetli silah; gerginlik yaratıcı, ayrılıkçı, iktidarı tahrik ederek onun yapmaktan kaçındığı aksiyonlara doğru iten bir dil kullanmaktır. Buna karşı takınılacak doğru tavır ise tam tersi bir dilin kullanılmasıdır.
Zor mudur? Zordur tabii ki… Ancak Türkiye’de ne kolaydır ki…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.09.2020
15.10.2019
24.09.2019
12.09.2019
10.09.2019
25.06.2019
7.05.2019
11.04.2019
4.02.2019