Alper GÖRMÜŞ
Ergenekon henüz taze bir dava iken, Şubat-Mart 2009'da Kürşat Bumin'le, o Yeni Şafak'ta ben Taraf'ta, "Ergenekon davasının darbeye odaklanması" üzerine bir tartışma yürüttük...
Tartışmadaki pozisyonlarımız, bana şu satırları yazdıracak kadar zıttı:
“Kürşat'la yıllarca birlikte çalıştık, birlikte çalışmadığımız dönemlerde de yazdığı her şeyi okudum; fikirlerimizin bu kadar zıtlaştığı hiçbir konu gelmiyor aklıma.”
Tartışma, mahkemeye gönderilen ikinci iddianameyle birlikte, Ergenekon davasının Türkiye'nin son 7-8 yılındaki darbe girişimlerine odaklanacağının kesinleşmesiyle başladı.
Kalemini her zaman düzgün, darbesiz bir demokrasiden yana kullanan Kürşat Bumin, Ergenekon davasının darbecileri yargılamaya öncelik vermesini eleştiren iki yazı kaleme aldı.
Bumin, "'Önce cinayetler' diyorum" başlıklı ilk yazısında (Yeni Şafak, 17 Şubat 2009), Ergenekon davasının “darbelere odaklanması”yla toplumu “ikiye böldüğünü” hatırlatıyor, davanın bu şekilde ilerleyemeyeceğini söylüyordu. Önerisi ise şöyleydi:
'Dava cinayetlere odaklanırsa, bölünmüşlük ortadan kalkar...'
“Konuya ilişkin benim düşüncem şöyle: Eğer bu davaya atfedilen önem, ondan beklenen işlev her şeyden önce ‘cinayetlerin aydınlatılması’ çerçevesine çekilebilirse, dava sürecinde bu çerçevede ortaya çıkacak ‘hakikatler’ yazının başında sözünü ettiğim bölünmüşlüğü hızla azaltacaktır.”
Bumin'e göre, şimdi “darbecilerle hesaplaşma”nın zamanı değildi:
“Buraya kadar okuduklarınızdan sonra şu düşüncelerin aklınızdan geçtiğini kuvvetle tahmin ediyorum: Cinayetlerin aydınlanması iyi de, ya işin ‘asker’i ilgilendiren ‘darbe teşebbüsleri’ faslını ne yapacağız? Şunu söylemek çok acı verici biliyorum ama bir hakikat: Bu fasla ilişkin şimdilik hiçbir şey yapamayız.”
Bu satırları okur okumaz aklıma gelen itirazı, Bumin, hemen onların ardından kendisi dile getirmişti:
“Şu soru da aklınızdan geçiyor olabilir: İyi ama sıraladığınız şeyler zaten bir ‘bütün’ün parçası-tezahürü değil mi? Sıraladığınız her şey zaten birbirinin içinde değil mi? Bunları birbirinden niçin ayıralım? Ayırmak zorundayız, çünkü yol almamız gerekiyor. Yol almamız için de yazının başında söz ettiğim bölünmüşlükten kurtulmamız gerekiyor. Önce önümüzü görelim: Katiller ve destekçileri ayrılsın önce bu karışık-karmaşık tablodan. Sonra gerekiyorsa adım adım ilerleyebiliriz. Ama önce cinayetler.”
İkinci iddianameden sonra...
Kürşat Bumin'in bu yazısı yayımlandığında henüz ikinci iddianame mahkemeye gönderilmemişti... Bu da gerçekleşip, davanın “darbelere odaklanacağı” kesinleşince, Bumin, pozisyonunu iyice netleştiren “İkinci iddianame” (Yeni Şafak, 11 Mart) başlıklı yazısını kaleme aldı... O yazıdan birkaç paragrafı da dikkatinize sunayım:
“Kardeşimizi ensesinden vurmuşlar yerde yatıyor; boğazlanmış misyonerler yerde yatıyor; ‘faili meçhul’e gitmiş insanların kuyularda kemikleri aranıyor... Ama biz hâlâ ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyana tahrik’ araştırmasındayız. Bu da yetmezmiş gibi, ‘AK Parti hükümetinin Cumhuriyet mitingleri ile yasadışı düşürülmeye çalışıldığı’nın peşindeyiz. Benim Başsavcılığın açıklamasından hareketle iddianame hakkında edindiğim izlenim, bu iddianamenin asıl olarak bir ‘askeri darbe’nin izini sürmek arzusunda olduğudur.
(...)
“Yani döndük tekrar aralarında ‘cumhuriyet mitingleri’nin de yer aldığı bir takım organizasyonların da yardımıyla bir ‘askeri darbe’ yoluyla hükümetin yerinden edilmesi iddia ve suçlamasına.
“Şunu da önceden yazmıştım: Bu ülkede, yani Anayasasının geçici 15. Maddesi ile darbecilerin ‘kalıcı’ biçimde korunduğu, bu konuda olayın üzerinden neredeyse yarım asır geçmesine rağmen tek bir şeyin yapılamadığı bir ülkede bu büyük ‘kronik’ sorunun altından bir Ağır Ceza Mahkemesi’nin kalkabileceğini düşünmek ne derece gerçekçidir?
“O halde –bana göre- şu aşamada idare ve yargının yapması gereken iş ‘cumhuriyet mitingleri’ ile hükümetin yasa dışı yollardan düşürülmesi, cumhuriyete karşı halkı silahlı isyana tahrik vs. gibi fazla büyük işlerle uğraşmak yerine, toplumun önünde apaçık duran terör eylemlerini aydınlatmaktır.”
Böyle bir takdim tehir mümkün müydü?
Kürşat Bumin'in bu yazılarına, “'Meçhul' cinayetlerin failleriyle ve darbecilerle ayrı ayrı hesaplaşılabilir mi?” (Taraf, 17 Mart 2009) başlığını taşıyan bir yazıyla karşılık verdim. Başlıkta sorduğum soruya, yazıda, tahmin edebileceğiniz gibi “hesaplaşılamaz” cevabı veriyor, Bumin'den tamamen ayrılıyordum.
Aslında "pragmatik" bir tercihte bulunuyordu Bumin... Ben ise, bazen böyle tercihler yapabileceğimizi kabul ediyor, fakat bunun için pragmatik tercihimizin, nihai amacımız doğrultusunda gerçekten bir işe yaraması gerektiğini savunuyordum.
Örneğimizde, cinayetlerle uğraşabilmek için darbecilerle şimdilik uğraşmamamızın daha iyi olacağı söyleniyordu. Bu, hakikaten işe yarar bir pragmatik tercih olabilirdi; meğerki bu ikisi, kendi mecralarında ayrı ayrı akan iki musibet olsaydı...
Kanaatime göre, darbeciler ve onlarla bağlantılı cinayetler, “kendi mecralarında ayrı ayrı akan iki musibet” değildi ve dolayısıyla onları tefrik ederek, birine öncelik verip öbürünü erteleyerek onlarla mücadele edebilmek mümkün değildi.
Hâlâ öyle düşünüyorum...
Bugünkü manzaraya, yani Ergenekon davasının somut cinayetleri deşmede gösterdiği isteksizliğe bakan biri, iki arkadaş arasındaki bu tartışmada Kürşat'ın haklı çıktığına hükmedebilir.
Ben ise, Kürşat'ın önerisini o gün olduğu gibi bugün de “uygulanabilir” bulmadığım için bu hükme bu kesinlikle varamıyorum...
Bana kalırsa, dediği yapılsaydı ne darbelerle hesaplaşılabilirdi ne de cinayetlerle...
Yanılgım, şurada...
O halde, "Dava cinayetlerle ilgilenmedi ve ben yanıldım" derken neyi kast ediyorum?
Şunu: Ben, o gün Ergenekon davasının hem darbecilerle hem de cinayetlerle ancak eş zamanlı olarak hesaplaşabileceğini düşünüyordum, bugün de öyle düşünüyorum.
O gün, davanın bunu yapacağına inanıyordum, ki şöyle yazmıştım:
“Ben anlamıyorum: Yerde yatan boğazlanmış misyonerlerle ilgili olarak ortaya çıkan umut verici yeni gelişmeler ya da 'faili meçhule' gitmiş insanların kemiklerinin kuyularda aranması Ergenekon davasına rağmen mi mümkün oluyor, yoksa Ergenekon davası sayesinde mi mümkün oluyor?
“Eğer dava 'hükümeti ortadan kaldıranlarla hesaplaşıyorum' deyip de 'cinayetler'i görmezden gelseydi, bu tutuma yönelik eleştirilere hak verebilirdim. Fakat, benim algılamama göre, dava bu yöndeki eleştirilere hak verecek tarzda yürümüyor. Tam tersine, düşe kalka da olsa 'ben cinayetlerle de hesaplaşacağım, zaten onlarla hesaplaşmazsam, darbe girişimleriyle de hesaplaşamam' demiyor mu?”
Yanılgım şurada: O günlerde, Malatya'daki misyonerler cinayetleriyle ilgili soruşturmaya, Diyarbakır'daki albay Cemal Temizöz'ün yargılandığı faili meçhul cinayetler dosayasına bakarak, Ergenekon davasının darbecilerle hesaplaşırken 'cinayetler'i ıskalamayacağını düşünüyordum... Fakat öyle olmadı.
Neden öyle olmadığını ise, “AKP derin devletin kendisidir, kendisiyle mi hesaplaşacaktı” zırvalıklarını argüman diye önümüze sürenler dışında kimse bilmiyor.
Gerçek sebepleri ancak zaman içinde öğrenebileceğiz.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025