Alper GÖRMÜŞ
31 Ekim’de bu köşede, Meclis’e başörtüsüyle gelecek kadın milletvekillerine karşı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) sözcülerinin “direneceğiz” çıkışlarını yorumlayan bir yazı yazdım.
“CHP başka türlü davranamazdı” başlıklı yazıda “direniş” çıkışlarını tabandaki katı laik tepkiye bağlamış, CHP’nin farklı bir tavır sergileyemeyeceğini savunmuştum.
Fakat yazımın yayımlanmasını müteakip CHP “direniş”ten vazgeçti ve böylece yıllardır dile getirdiğim, CHP yönetiminin, tabanına rağmen “kendisini aşan” adımlar atamayacağı tezim bu son olayda işlemedi.
Üstelik bir şey daha olmuş, CHP tabanı partisinin bu tavrına karşı fazla homurdanmamıştı.
CHP’nin tabanıyla zımnî anlaşması mı?
Bu durumda bana düşen, yeni bir yazıyla tahminimde yanıldığımı belirtmemdi... Fakat yazıyı yazmadan önce bir süre beklemem, tabanın, normal olarak “cumhuriyet değerlerine aykırı” bulacağı bu girişime partilerinin “geçit vermesi”ne sonraki birkaç hafta içinde nasıl bir tepki göstereceğini gözlemlemem gerektiğini düşündüm.
Bekledim ve gördüm: Hayır, benim tezimi doğrulayacak bir taban tepkisi, aradan bu kadar zaman geçtiği halde gelişmedi.
Peki, bu ne anlama geliyor?
CHP tabanında ciddi bir yumuşamayı mı idrak etmekteydik, yoksa yaşadığımız bu “ilk”in başka bir nedeni mi vardı?
Ben tabii ki birinciyi tercih ederim... Fakat o tabana, o tabanı temsil eden sivil toplum kuruluşlarına, o tabanın hissiyatını seslendiren gazetelere ve gazetecilere baktığımda, bir zihniyet ve tutum değişikliğinin işaretlerini ne yazık ki göremiyorum.
Lâkin işte, bir yandan da partilerinin “Meclis’te başörtüsü” karşısındaki tutumuna verilen sessiz onay var. Bunu nasıl açıklayacağız?
Bana öyle geliyor ki, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) “çekirdek taban”ıyla kurduğu zımnî anlaşmanın bir benzerinin CHP ile tabanı arasında kurulmakta olduğunun bir işareti bu...
Kapalı oldu biraz, farkındayım, fakat şimdi uzun uzun anlatacağım...
CHP’nin ideolojik tabanı ve ‘siyasetsiz seçmen’ler
AK Parti’yle çekirdek tabanı arasında zımnî bir anlaşma olduğu; bu anlaşmayla tabanın hoşuna gidecek ideolojik söylemlerin parti tarafından fazlaca dile getirilmemesini tabanın kabul ettiği; bu sayede “siyasetsiz” seçmenin oylarının alındığı ve seçimlerin bu sayede kazanıldığı tezi benim benimsediğim fakat orijinali bana ait olmayan bir tez...
Tezin sahibi, 2009’da Antalya’da CHP’nin belediye başkanı adayı Mustafa Akaydın’ın kampanyasını yürüten ve “imkânsız”ı gerçekleştirip ona seçimi kazandıran reklamcı Ateş İlyas Başsoy...
Başsoy’a göre, Türkiye’deki seçmenlerin kabaca yüzde 25’i AK Parti’nin, yüzde 25’i de CHP’nin çekirdek tabanı... Bunlar, partileri ne yapsa oylarının rengi değişmeyecek seçmenler...
Yüzde 25’lik bir başka grubu Türk ve Kürt milliyetçileri, kalan yüzde 25’i de “siyasetsiz seçmenler” oluşturuyor. (Başsoy, siyasetsiz seçmenleri, Selim Türkhan adını verdiği hayali bir seçmenle simgeliyor.)
Başsoy’a göre “ideolojiye” değil “hizmete ve projeye” bakan bu kesimin oylarını neredeyse blok olarak AK Parti topluyor. Bunun bir nedeni AK Parti’nin hakikaten projeci ve yatırımcı olması... Fakat başka bir nedeni de tabanıyla yaptığı zımnî anlaşma...
Başsoy’a göre, AK Parti baştan beri çekirdek tabanıyla zımnî bir sözleşme yapmış ve onları, partinin bütün enerjisini “siyasetsiz” Selim Türkhan’ların oyunu almaya harcamasına ikna etmiştir. Yani AK Parti çekirdeği, seçimi kazanıp iktidar olabilmek için bunun kaçınılmaz olduğunu kabul eden ve gereğini yapan bir kitledir.
CHP ise tam tersine, sürekli olarak Çetin Altan’ın deyişiyle “Türk’ün Türk’e propagandası” misali kendi “çekirdek”ine propaganda yapan bir parti görünümündedir. Yönetim buna biraz da mecbur kalmaktadır, çünkü bunun dışına çıkıp mesela laiklikten biraz daha az bahsettiğinde aşağıdan homurtular gelmektedir. Fakat Başsoy’a göre burada temel sorumluluk, tabanını bu yönde eğitip gereğini yapmayan yönetimlerdedir. Ayrıca, yönetimler cesaret gösterip bunu yapsalar, “çekirdek”ten yine de büyük kopmaların olmayacağını görecek ve rahatlayacaklardır. Çünkü, adı üstünde; çekirdek çekirdektir, öyle kolay kolay kırılmaz. Hele ki, bu “fedakârlığı”nın seçim zaferi getireceğinin kokusunu alırsa...
Zımnî anlaşmadaki zımnî uyarı
Tekrar hikâyemize dönelim ve onu Ateş İlyas Başsoy’un analiziyle birleştirelim...
Sorumuz şöyle: CHP tabanının “Meclis’te başörtüsü”ne ciddi hiçbir tepki göstermemiş olması, CHP ile çekirdek tabanı arasında nihayet bir “zımnî anlaşma”nın kurulduğunu gösteriyor olabilir mi?
Bence olabilir... Özellikle de, CHP yönetiminin, bu olayı “AK Parti’nin CHP’yi katı tutumlara zorlayan stratejisi”nin bir parçası olarak sunduğunu ve “bu defa tuzağa düşmeyeceğiz” sloganını kullandığını hatırladığımızda...
CHP tabanı buradan, aslında partisini yönetenlerin de bu işte kendisi gibi gönüllü olmadığını, fakat seçimi kazanmanın yolunun buradan geçtiğini düşündüğü için öyle davrandığı mesajını almış, cevaben de “tamam, öyle davranabilirsin, tepki göstermeyeceğim” demiştir. (Yoksa CHP tabanı yine bildiğimiz çekirdek tabandır ve “cumhuriyet değerleri”, “laiklik” vb. konularda bildiğimiz katı tutumunu sürdürmektedir.)
Tabii bu zımnî anlaşmanın içinde zımnî bir uyarı da vardır: “Tamam, sen benim ideolojik ihtiyaçlarıma göre değil, ‘siyasetsiz seçmen’leri kazanacak biçimde konuş ve davran... Fakat bu ‘fedakârlığım’ karşısında seçim zaferi isterim...”
CHP seçmeni sonuna kadar bu sabrı gösterir mi?
CHP yönetimi proje-hizmet meselesinin yükleyeceği zorluklardan yılıp bir süre sonra yine “cumhuriyet değerleri” ve “laiklik” eksenli propagandasına döner mi?
Bunları şimdiden bilemeyiz, şahsen ben CHP’yi bundan böyle özellikle bu gözle izleyeceğim.
Fakat öyle ya da böyle, “Meclis’te başörtüsü” meselesinde CHP “başka türlü” davrandı ve beni mahcup etti.
Memnun oldum. Devamını beklerim.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025