Alper GÖRMÜŞ
Gülencilerin kendilerine bağlı binlerce askeri listeledikleri, bu özelliğiyle Cemaat’in çanına ot tıkayacak belgeleri ihtiva eden bir flash disk hikâyemiz vardı, hatırlıyor musunuz? Hani bundan 13 yıl önce, 2007’de, birilerinin gazeteci Tuncay Özkan’a (şimdi CHP milletvekili ve yöneticisi) verdiği, onun da gidip Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ’a (şimdi emekli asker) teslim ettiği gizemli flash disk...
Fakat şu tuhaflığa bakın ki, açığa çıkması durumunda Gülen Cemaati’nin çanına ot tıkayacak devâsâ bir bilgi paketi, başta Tuncay Özkan ve İlker Başbuğ olmak üzere Cemaat’in çanlarına ot tıkadığı kişiler tarafından 10 yıl boyunca gün yüzüne çıkarılmamış, flash diskin varlığı ancak 2017’de başka bir vesileyle ortaya çıkmıştı. Özkan da Başbuğ da flash diskin yıllar önce kendilerine iletildiğini kabul etmişler, fakat neden o kadar yıl boyunca bundan hiç söz etmediklerini açıklamamışlardı.
Peki, neden? Bu deve dişi gibi bir soruydu ama, soruyu sormaya medyanın ne muhalif kanadı yanaşıyordu ne de muvafık kanadı. Belli ki flash diskin içeriğinde herkesin canını sıkacak bir şeyler vardı ve topluca susulması herkes için en hayırlı olanıydı.
Bana gelince... Aralıklarla bu soru etrafında dönen ve her defasında hikâyeyi bir daha özetleyen tam beş yazı yazmış, fakat ortak sükûtta küçücük bir gedik bile açamamıştım. Nihayet, “Gizemli flash disk: Son defa yazıyorum ve havlu atıyorum” başlıklı beşinci yazıda devam etmenin manasızlığını anlamış, çaresizce şöyle yakınmıştım:
“Yok, yok... Bu öyle basitçe gazeteciliğimizin fikri takip zaafıyla, meraksızlığıyla açıklanabilecek bir hikâye gibi görünmüyor... Bu hikâyede iktidarından muhalefetine, Cemaat’inden Ergenekon’una herkesi rahatsız eden bir şeyler olmalı... Bana gelince... Bu, geçen yazdan bu yana konuya dair yazdığım beşinci yazı ve artık ben de havlu atıyorum; belli ki o yazıların da suya yazılmış olmaktan başka bir hükmü yok. Yine de meslektaşlarıma umutsuzca şöyle seslenerek bitirmek istiyorum: Ya meseleyi abarttığımı ve saçmaladığımı gösterin, ya siz de bir şey söyleyin!”
Artık haber; çünkü kullanışlı
Herhangi bir içeriğin haber değeri taşıyıp taşımadığını anlamak için, o içeriğin bazı özelliklere sahip olması gerekir. Önemli mi, ilginç mi, yeni mi, vb. Fakat söz konusu olan Türk medyası ise bir özellik bunların hepsinin önüne geçer: İçerik kullanışlı mı? "Bizimkiler"in işine yarıyor mu? AK Parti ile İlker Başbuğ arasında patlak veren kavgada bu pratiğin bütün unsurları mevcut.
Kavga başlar başlamaz, gizemli flash disk birdenbire kıymete binip haber haline geldi. Sabah’ından Hürriyet’ine herkes birdenbire gizemli flash diskten söz etmeye başladı. İlker Başbuğ önce bunun hesabını vermeliydi, neden Cemaat’in çanına ot tıkayacak bu devâsâ bilgi kaynağını açık etmemişti, neden onca yıl susmuştu? Başbuğ o flash diskin izini sürseydi 15 Temmuz olur muydu? Vs. Vs.
Özenle üzerinden atlanan bir haber kullanışlı hale gelip de üzerindeki tozların silkelenmesine karar verildiğinde devreye giren altın bir medya kuralı vardır: Bu haberi sanki ilk kez duymuş gibi yapacaksın! Nitekim aynen öyle oldu. Fakat oraya gelmeden önce, flash diskimizin nihayet hatırlanmasına vesile teşkil eden olaya kısaca bir göz atalım.
Gizemli flash diskin müteşekkir olduğu kavga
Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açan 2009 tarihli bir yasa, parlamentoda kabulünden 11 yıl sonra eski Genelkurmay Başkanı ilker Başbuğ ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi'ni (AK Parti) karşı karşıya getirdi. Erdoğan’ın çağrısıyla Başbuğ hakkında şikâyette bulunuldu, yani hadise mahkemelik oldu.
Biliyorsunuz, meselenin başlangıcı, İlker Başbuğ'un 2009'da Meclis'e getirilen ve askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını mümkün kılan bir yasaya gece yarısında ilave edilen bir maddeyle ilgili yorumuna kadar gidiyor. Başbuğ'a göre, "FETÖ"ye siyasi ayak arayanlar öncelikle o maddeyi yasaya kimlerin soktuğuna bakmalıydılar. Çünkü Başbuğ’a göre Cemaat'in ordu içinde yürüttüğü tasfiye operasyonu özellikle bu yasadan sonra mümkün olabilmişti.
Yukarıda da dediğim gibi, Erdoğan’ın çağrısıyla, o gün Meclis grubunun yönetiminden sorumlu olan AK Parti yöneticileri İlker Başbuğ hakkında dava açtılar ve şimdi iddianame ve ilk duruşma bekleniyor.
Flash diski ilk kez duymuş gibi yapanlar
“İki kişinin bildiği sır olmaktan çıkar ve bir gün gelir herkes öğrenir. Bugün; ‘2009'da askerlerin özel yetkili mahkemelerde yargılanma teklifini getirenler araştırılsın’ diyerek Meclis'e FETÖ suçlaması getiren eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un, geçmişte kendisine bizzat getirilen askeriye içindeki 15 bini aşkın subayın isimlerinin tek tek yer aldığı FETÖ listesi ile ilgili hiçbir işlem yapmadığı ortaya çıktı. İşin daha da ilginç yanı; 2007'de kendisine bir flash bellekte gelen bu listeyi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na verdiği ve sonrasında hiçbir takip ve işlem yapmadığı gibi; 2017 yılında Meclis'te kurulan 15 Temmuz Darbe Komisyonu'na verdiği ifadede de bu bilgiyi sakladığı ortaya çıktı. Geçmişte hiçbir işlem yapmadığı, takip etmediği askeriye içindeki FETÖ'cüler listesini Meclis'ten saklayan İlker Başbuğ'un, bugün aynı Meclis'i FETÖ'cülükle suçlaması da çok ama çok ilginç...”
Bu paragrafı Sabah gazetesi yazarı Şebnem Bursalı’nın 8 Şubat tarihli yazısından aldım. Yukarıda demiştim; bir haber “kullanışlı” hale gelip de kullanılmasına karar verildiğinde “ortaya çıktı” deyip sanki daha önce konu hakkında hiçbir şey bilmiyormuş gibi yapmak, hiç kimse hiçbir şey bilmiyormuş gibi yapmak kullanışlı haberciliğin olmazsa olmazıdır. Şebnem Bursalı da bu kuralı güzelce uygulamış.
Hürriyet’in genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan da kaynak olarak Şebnem Bursalı’yı gösterip aynı taktiğe baş vurmuş:
“Sabah yazarı Şebnem Bursalı, dünkü yazısında İlker Başbuğ ile ilgili bir iddiayı gündeme getirdi. (...) Şebnem Bursalı, tüm bu bilgilerin CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından açıklandığını, İlker Başbuğ’un da ancak bu açıklamadan sonra söz konusu trafiğin yaşandığını kabul ettiğini söylüyor. (...) İddia gayet somut ve net. Bu tür iddialar karşısında hassas olduğunu bildiğim İlker Başbuğ’un, bu somut iddia karşısında bir cevap vermesi şart.”
İlker Başbuğ, Ahmet Hakan’a avukatı aracılığıyla bir açıklama yaptı ve bir kez daha o flash diskten neden onca sene hiç söz etmediğini açıklamadı.
Neyse, öyle veya böyle konu nihayet gündeme geldi ya, bunu da kâr sayalım.
Önümüzdeki günlerde hem Başbuğ’un kifayetsiz cevabını hem de medyanın kullanışlı haber iki yüzlülüğünü ele alan bir yazı daha kaleme alacağım.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025