Ayhan ONGUN
İster AK Parti-cemaat kavgası deyin, isterseniz iktidarla bürokratik vesayet arasındaki kavga deyin, sonuçta tüm toplumu derinden saran ve sarsan bu kavga kimseye yarar sağlamaz.
Sağlamaz, çünkü; bu kavganın sonunda yine halkın kendisi mağdur olduğu için toplum böyle bir kavga istemiyor. Bu kavganın muhatabı olmayı ise hiçbir koşulda kabul etmiyor.
Peki, halk ne istiyor?
Her ne kadar, muhalefet pek kabul etmese de, halk huzur istiyor, ekonomide istikrar, siyasette dürüstlük, ilişkilerde sevgi dili ve barış istiyor.
Yaklaşık bir yıla yakındır terör ve ölüm haberleri gelmiyor olmasını önemseyen halk, temsilde adalet, adil gelir dağılımı, eşit yurttaşlık temelinde barış içinde, birlikte yaşamak istiyor.
Yani, kavga istemiyor.
Kin ve nefret söylemleriyle çevresine düşmanlık tohumları saçan siyasetçi istemiyor.
Seçildiği andan itibaren kendisini o kentin sultanı gibi gören, katılımcı demokrasiyi rafa kaldıran, “ben yaptım, oldu” mantığıyla kenti; kendi çıkar ve egolarıyla yönetmek isteyen belediye başkanları hiç istemiyor.
Kendisini bulunduğu mahalle ya da köyün muhtar azası gibi gören, görev ve sorumluluklarının farkında bile olmayan belediye meclis üyelerine artık tahammülü kalmadı.
Bu halk; proje ve hizmet odaklı yerel yönetimler, daha doğrusu yerinden yönetim istiyor. Oysa bizim yerel yönetimler sistemimiz tümüyle başkanlığa endeksli bir yönetim tarzını içeriyor.
Ne seçilen meclis üyelerinin, ne belediye çalışanlarının söz hakkı olmadığı gibi, başkanları seçen halkın tercih ve beklentilerini dikkate alan da yok.
Devlet yönetiminde başkanlık sistemine karşı çıkanların yerel yönetimlerdeki başkanlık sistemine hiç itirazları olmaması ne kadar ilginç!
Yaklaşık iki ay sonra yapılacak yerel seçimleri, bir iktidar kavgasına dönüştüren siyaset kurumu, kavga yerine el birliğiyle bürokratik vesayetle mücadele etmeyi niye düşünmez?
Yapılacak seçimler, yerel yöneticileri belirleyecek, yasama organını değil. Seçimlerin sonucu ortaya çıkacak tablo, belki bir erken genel seçimi gündeme getirebilir ama mevcut siyasi partiler ve seçim yasalarını değiştirmeden yapılacak seçimlerin de ülkede barış ve demokrasiyi hakim kılması mümkün görünmüyor.
Özetle söylemek gerekirse, halk; barış, demokrasi ve özgürlükler için mücadele istiyor. Askeri ve bürokratik vesayetle, yargıda bağımsızlık ve hukukun üstünlüğü, adil yargılanma için mücadele istiyor, kavga değil!
Siyasetin çağdaş normlarda, ilkeli ve düzeyli yapılmasını istiyor.
Ülkenin en önemli sorunu sayılan barış sürecinin tamamlanmasını, çözümün önündeki engellerin kaldırılmasını, gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını istiyor.
Geçmiş darbelerin tüm izlerinin yok edildiği, yeni, çağdaş, sivil bir anayasa istiyor.
Yurttaş bilinci ve sorumluluğuyla yaşadığı coğrafyada barış içinde, bir arada yaşamak isteyen bu ülke insanına bu istekleri çok görenler, kendi siyasi çıkar ve hırsları uğruna bu ülkeyi kaos ortamına sürükleyenler, gün gelecek bunun hesabını en azından kendi vicdanlarında çok ağır ödeyecekler.
Yerel seçimlerde başarılı olmak için her yolu mübah sayan zihniyetlerin bu ülkeye verecekleri hiçbir şey olamaz.
İktidar olmayı hedeflemeden yapılacak muhalefetin başarılı olması nasıl mümkün değilse, kendi örgütsel gücüne güvenmek yerine, vesayet kurumlarından, darbelerden, darbecilerden, büyük sermaye çevrelerinden medet umanların iktidar olma şansı nasıl olsun?
Kendi halkına, kendi ideolojisine, kadrolarına, iç dinamiklerine güvenmeyen hiçbir siyasi parti, uzun vadede başarılı olamayacağı gibi, kendisini iktidara getirdiğini sandığı güçlerin piyonu ve oyuncağı olmaktan kurtulamaz.
Yaklaşan yerel seçimlerde adil bir yarış, başarılı olmak için mücadele yerine, kavgayı tercih edenler; bu ülkeye en büyük kötülüğü yapmış olurlar.
Kısa ve uzun vadeli planlar, projeler, politikalarla halkın karşısına çıkmak yerine; mutlak kazanma arzusuyla ithal ve sorunlu adaylarla bu seçimi bir iktidar kavgasına dönüştürmenin kimseye yararı olmayacaktır.
Bu tür seçimler bir anlamda yeni kadrolar yetiştirme, onları görevle sınama için bir fırsat olması gerekirken, örgütsel emeği, parti içi demokrasiyi yok sayan bir anlayışla inançlı, deneyimli kadroları devre dışı bırakan siyasi partiler sonunda başarısız olmaya mahkumdur.
Siyasi rant uğruna yapılan kavgayı, barış ve demokrasi için verilecek çaba ve mücadelenin önüne koyanları tanımak ve tavır almanın zamanı gelmedi mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020