Cengiz AKTAR
Salı günkü güneş enerjisinin çevresel önemine vurgu yapan yazı kirli enerji lobicilerini tetiklemiş. Hükümetin 600 MW ile sınırlandırdığı güneş enerjisinin bir vizyon ve tercih sorunu olduğunu yazmıştım. Hoşlarına gitmemiş tabii. “Şebeke yetersiz” diyorlar. Bilimsellik kisvesi altında işin özünü sulandırmakta üstlerine yoktur. Ama iddia nafile.
İşin aslı şu: Hâlihazırdaki gücü 60 GW olan bir şebekede güneş enerjisinin 600 MW ile sınırlı tutulması, devletin yenilenebilir enerjilere, özellikle de güneş enerjisine soğuk bakışının açık bir kanıtı. Aşağı yukarı tüm kömür ve doğalgaz santral başvurularında, Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) tarafından yatırımcıya gösterilen hat bağlantı noktalarındaki mevcut trafo merkezi kapasiteleri, santralin kurulup işletilebilmesi için, (TEİAŞ namına) yine yatırımcı (bazen de bizzat TEİAŞ) tarafından artırılmak zorunda. Bütün yeni termik santral projelerinin bağlantı izinleri ve üretim lisansları, birkaç istisna nokta dışında, ilgili trafo merkezi kapasitelerinin artırım veya yepyeni bir trafo merkezi tesis etme koşuluyla birlikte veriliyor. Güneş enerjisiyle elektrik üretimi toplam kapasitesi için getirilen 600 MW sınırlama, kesinlikle teknik değil, siyasî ve malî bir tercihtir. Kömür ve doğalgaz yatırımlarına benzer bir sınırlama hiçbir zaman getirilmedi.
Üstüne üstlük akıllı şebeke sistemleri yeni keşfedilmiş ve denenmemiş bir şey değil. Dünyada hızla yaygınlaşıyor. Yenilenebilir enerjiler ticarî olarak piyasada rekabet edebilir düzeye gelince yeni savaş alanı “şebeke” oldu. Pazar paylarını kaybetmek istemeyen kirli enerjiciler sürekli şebekeden bahseder oldu. Kaldı ki gelecekte enerji üretimi merkezî üretim ve dağıtımdan yerinden üretim ve dağıtıma doğru dönüşecek. Sistem şimdiden bu hedefle neden dönüştürülmesin?
Sonuçta, fiyatı giderek düşse de güneş enerjisinin nispeten pahalı olduğu mâlum ama hem temiz, hem çevredostu, hem de yenilenebilir enerji kaynağının bir bedeli var. Eğer çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak...
Memur sendikalaşmasında patlama
Birgün’de Aziz Çelik temmuz ayı sendikalaşma istatistiklerini incelemiş. 2.135.000 kamu çalışanının 1.468.000’i artık sendikalı. Sendikalaşma oranı yüzde 69’a ulaşmış. Kamudışı sendikalaşma tek haneli yüzdelerde sürünürken ve yeni yasayla muhtemelen iyice erimeye yüz tutarken memurlar destan yazıyor diyor Çelik. Tabii işin aslı öyle değil.
AKP döneminde sendikalı kamu çalışanı sayısı yüzde 132 artıyor ancak üç büyük konfederasyon arasındaki dağılım eşit değil. KESK üye sayısı yüzde 10 geriliyor, Kamu-Sen’de artış yüzde 35’te kalıyor.Şampiyon tabii iktidara yakınlığıyla maruf Memur-Sen. 2002’de 42.000 olan üye sayısı2013’te yüzde 1586 oranında bir artışla 708.000’e ulaşmış durumda. Son torba yasayla “seçim ulufesi kontenjanından” kadroya giren sözleşmeli memurların Memur-Sen’e otomatik kayıtları yaptırılır gayrı.
Memurların grev hakkı hâlâ yok ve bu AB ile Sosyal Politika faslının müzakereye açılmamasının nedenlerinden biri. Memur-Sen’in grev hakkı talep etmeyeceği açık. Ağustosta başlayacak toplu iş sözleşmeleri pazarlıklarında en yüksek temsil oranına sahip olan bu sendikanın hükümeti zorda bırakmayacağı da açık. 1980lerde sarı sendikalar vardı, kavram yeniden gündemde...
Gezi ruhu Kuzey Ormanları’nı korusun
Büyükdere ve Zekeriyaköy forumları, tüm doğa ve çevre ile ilgili kurum ve kuruluşları ile gönüllü destek vermek isteyenleri kurdukları Kuzey Ormanları Savunması Platformu’nda birleşmeye ve bu platformun bileşeni olmaya davet ediyorlar.
Kurum temsilcileri ile gönüllü destekçileri bugün 19 temmuz saat 20:30’da Abbasağa Parkı’ndaki küçük foruma çağırıyorlar.
Yine Kuzey Ormanları için Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi üçüncü köprü inşaatından ötürü Ulaştırma, Çevre ve Orman bakanlıkları hakkında suç duyurusunda bulundu.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020