Ergun AŞÇI
14 Aralık’ta Akçakoca Kent Konseyi tarafından Akçakoca’ya OSB kurulması ile ilgili bir panel düzenlendi. Bu panel Akçakoca’nın geleceğini ve gelecekte nasıl bir şehir olmamız gerektiğinin de tartışmasıydı aynı zamanda.
Adnan Yaman ile Fikret Albayrak ters düştüler de denebilir ya da Fikret Albayarak Adnan Yaman dâhil herkesle hem fikirdi de denilebilir.
Çünkü Fikret Albayrak konuşmalarında /açıklamalarında birbirine zıt iki görüşe birden sahip çıkabiliyor.
Panelin açılış konuşmasında Adnan Yaman Akçakoca’nın nüfusun azlığından dışarıya göç verdiğinden bahsederek OSB’nin bu göçü durdurabileceğinden dem vurdu.
Her sağ politikacının yaptığını yaptı ve nüfus artışı ile büyümeyi zenginleşmeyi eşit tuttu.
Nerdeyse başbakan gibi “üç çocuk yapın da Akçakoca büyüsün “ diyecek sandım.
Niteliksiz iş gücü nüfus artış hızı olan yerlerde çok olur.
OSB’lerde verilen her ücrete razı kişileri çalıştırmak tecrübesiyle marufturlar.
Adnan Yaman’ın sanayici olarak istediği ile birebir örtüşen bir durum nüfusu artan bir yerdeki niteliksiz iş gücücüne sahip olmak. Nitelikli iş gücünü de kontrol için de gereklidir niteliksiz iş gücüne sahip olmak.”Bakın sırada kaç kişi bekliyor işinizin kıymetini bilin “ diye baskı yapabilmek için.
Sonrasında Fikret Albayrak konuştu.
Elinde hazır olan metinden değil irticalen konuştu. Bir mahalli gazetede Fikret Albayrak’ın konuşması diye yer alan metindekinden bambaşka konuştu.
Önce şaş kaldım, itiraf etmem lazım.
“Nüfus olarak büyümeyle gelişmiş modern bir kent olmamayı eşit tutmamak lazım dedi.”
Böyle bir değerlendirmeye şapka çıkarırım. Böyle bir değerlendirmeye çok ciddiye alırım çünkü.
Ancak bu açıklamayı Fikret Albayrak yapıyorsa çok ciddiye almamak lazım, ben almıyorum.
Çünkü Fikret Albayrak Akçakoca kamuoyunda önünde söylenmemiş bir tespiti her kesten önce söyleyebilmiş olmayı çok seviyor.
Ben bunları zaten herkesten önce söylemiştim demek çok önemli onun için.
Konuşmasını oradan buradan bulduğu her şeyi karıştırıyor, sonuç olarak ben konuyu daha önce sahip çıkmıştım haklılığını(!) kazanıyor.
Konuşmasının başlangıcı da zaten iki tezat görüşü barındırıyordu. Sapla saman bir aradaydı.
Şehirlerin otomobillerin işgalinde olduğunu ve buna göre planlanmasından şikâyet etti.
Akçakoca’da neler olup bitiği hakkında genel bir takibatınız yoksa ya da bir misafirseniz konuşmanın bu bölümü de cazip olabilirdi.
Çarşıdan belediye nikâh salonuna kadar yürüyerek geldim. Sol kaldırım bir kısmı yapılan inşaat yüzünden işgal altında olduğu için bir kısmını caddeden yürümek zorunda kaldım.
Bu caddenin adı İnönü Caddesi.,Fikret Albayrak belediye başkanı seçildiğinden beri yıkımların ve inşaatların en fazla olduğu cadde.
Bir ya da birkaç dairenin olduğu binaların yakılıp yerine çok daireleri apartmanlar yapıldı, yapılıyor. Bu apartmanlar için üretilmiş yeni bir tane otopark alanı yok. Otopark ihtiyacı da yapılan her apartman ile daha da artıyor.
Müteahhitler belirli bir harcı yatırarak otopark yükümlüklerinden kurtulabiliyorla,r olan biten bu.
Hal böyle iken şehirlerin otomobiller için planlamasından şikâyet eden belediye başkanı otopark alanlarını harç verip işyerine ya da apartman dairesine dönüştürenlere her kolaylığı gösteriyor.
Sonrada şehirlerin otomobiller için planlanmış olmasından şikâyet ediyor.
Bunun samimi olduğuna inanmak mümkün mü?
Aslında bu girizgâhtan sonra başka bir konuya devam edeceğini düşünmüştüm ama devam etmedi.
Şehir merkezinin araç trafiğine kapatılması projesinden.
Hani başkan seçilirken herkesten gizlediği ve sonrada övünerek anlattığı gizli hedefinden.
Bazen seçim havasına girdiğimizi unutup böyle açıklamalar yapmayacağını unutuyorum.
Bu açıklaması bence şehir merkezini araç trafiğine kapamak ile çok ilintiliydi. Ama dedik ya seçim zamanı bu konulara girmez diye.
Sonrasında yurt dışındaki gözlemlerini paylaşmaya başladı.
Bilmeyenler için hatırlatayım Fikret Albayrak başkan seçildikten sonra yurt dışına yaptığı gezilerinden ilkini Viyana’ya yapmıştı.
Bizim şehir olarak talihimiz yok buna kesinlikle inandım.
İlk gezisini Viyana yerine turistik ve otantik bir Avusturya kasabasına yapsaydı durumu kurtarmıştık.
Çünkü Akçakoca’yı o kasaba ile kıyaslayacaktı ki; bu da bizim felaha ulaşmakla eşdeğer olurdu.
İlk gezisini Viyana’ya yapınca her şey aleyhimize çalışmaya başlamış.
Viyana zamanında bir Avusturya –Macaristan İmparatorluğunun payitahtlığını yapmış olasının, sanayi devrimini yaşayan o bölgedeki en önemli şehir olmasını hiç değerlendirmeden gördüğü, işine gelen tezahüre balıklama atlamış.
Viyana’da hem ağır sanayi var hem de turizm o zaman Akçakoca’da olur diye kararını vermiş.
Otantik ve doğal yapısını koruyarak turizmden gelir sağlayan bir şehre ilk olarak gitmiş olsaydı olaylar farklı gelişebilirdi.
Dedim ya talihsizlik işte.
Umarım k; şehir dışında filan konuşma yaparken Viyana ve Akçakoca’yı kıyaslamıyordur yoksa Akçakoca’nın prestiji yerlerde sürünür.
Kardeş şehrimiz Bagheria ile ‘de kıyaslayabilirdi hem de çok daha doyurucu olurdu. Demek ki Bagheria ‘da işine gelen uygulamalar demek ki yoktu.
Bagheria’da yeteri kadar sanayileşme yoktu ya da kendisini Viyana Belediye başkanı ile kıyaslamak daha çok hoşuna gidiyor.
Hem Viyana Belediye Başkanı kardeşlik önerdi de Fikret Albayrak mı reddetti(!)
Konuşmasında “cittla slow “ çalışmalarından bahsetmedi. Bu çalışmalar biraz askıya alınmış gibi gözüküyor.
Sanırım “ciitla slow” çalışmalarına seçim atmosferinde ara vermiş ya da ara vermesi tavsiye edilmiş.
Unutanlar için hatırlatayım Fikret Albayrak hem OSB isteyen hem de cittla slow olmak isteyen belediye başkanlarının ilk proto tipidir.
Bırakın Türkiye’yi dünyada bile bu iki özelliği yan yana getirmeye çalışan bir başka belediye başkanı ve belediye başkan adayı yoktur.
Konuşmasını bitirirken de bu sefer OSB’lerde 5000 kişinin çalışacağı iddiasında bulundu. Bunun Akçakoca için iyi olacağını söyledi. Hâlbuki konuşmasının başında gelişmeyi nüfus artışı ile kıyaslamak anlamsız demişti.
Hadi bu 5000 kişinin yarısı Akçakoca’daki işsizler tarafından doldurulmuş olsun geri kalan 2500 kişi dışarıdan gelecektir. Bu 2500 kişi aileleri ile beraber 7.000-10.000 civarında bir nüfus artışına sebep olacaklardır, belki da daha fazla.
Biliyorsunuz Fikret Albayrak bütün şehir plancılarından geniş bir ufka(!) sahiptir. Şehir plancılarının en cesaretlisi bile maksimum 30 yıl sonrasını planlamaya cesaret edebilirken Fikret Albayrak bir anda yüzyılı filan planlar.
Konuşmasındaki bu inciden den sonra merak içerisinde kaldım.
Fikret Albayrak nüfusu artmayan bir Akçakoca’ya göre mi Akçakoca’yı yönetiyor/yönetmek istiyor yoksa kısa bir zamanda nüfusu 10.000 artacak bir Akçakoca’yı mı?
Nüfusu 10.000 civarında artabilecek bir Akçakoca’nın şehircilik açısından neler yapılması gerektiğinden bahsetmediğine göre nüfusu yavaş artan bir Akçakoca’yı istiyor diyebiliriz.
Nüfusu 10.000 kişi artacak bir Akçakoca ile ilgili planlamaları olsaydı kesinlikle anlatırdı, olmadığı için anlatmıyor hükmü neredeyse kesinlikle doğru olur.
Yoksa OSB’yi istemiyor da istiyormuş gibi mi yapıyor.
Birçok şeyi istiyormuş gibi yapıp rüzgâra göre hareket ediyor, edecek demek en doğrusu galiba.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2022
13.04.2021
28.01.2021
24.01.2020
30.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
23.08.2019
4.02.2019
28.09.2018