Ergun BABAHAN
Her şey aslında 17-25 Aralık yolsuzluk dosyalarının patlamasıyla başladı. Gezi’de liberal ve demokrat kesimleri kaybeden Erdoğan ve AKP, yolsuzlukların ortaya çıkmasından sorumlu tuttukları Hizmet Hareketi’ne savaş açtı.
Bu AKP’nin yalnızlaşması demekti.
Çözüm, darbeci ve vesayetçi olmakla suçlanan Silahlı Kuvvetler’e yanaşmakta bulundu. Ergenekon ve Balyoz davalarının savcıları bir gecede bu davaların avukatı oldu. Darbeci denilen milli orduya kumpas kuruldu noktasına gelindi.
Bu, askerin bir süre önce çekilmek zorunda kaldığı siyaset sahnesine güçlü bir şekilde dönüşü anlamına geliyordu. Barış müzakereleri sırasında kırmızı çizgilerini ilan eden asker, yolsuzluk iddiaları karşısında zayıflayan Erdoğan’a karşı önemli bir koz elde etmiş oldu.
Erdoğan’ın askerle ittifakının açık kurbanı müzakere sürecinin sona erdirilmesi ve Abdullah Öcalan’ın İmralı’da izole edilmesi olarak tecelli etti. Bu, devletin PKK’ya savaş ilanı demekti. Bu nedenle, Urfa’da haince katledilen iki polisin çatışmaların başlamasıyla ilgisi yoktu. Açık neden, güç kaybeden Erdoğan’ın askerin güvenlik konseptine teslim olmasıydı.
DOĞAN VE İPEK BASKINLARI...
Ancak bu gelişmenin bir başka sonucu oldu: Kürtler’in tek başına iktidar yapma konusunda büyük destek verdikleri AKP’yi terk edip HDP cephesinde tek vücut olmaları. Selahattin Demirtaş’ın kişiliği bu oylara Batı’dan da önemli bir katkı sağladı ve sadece Erdoğan’ın başkanlık hayalleri suya düşmekle kalmadı, Meclis çoğunluğu muhalefetin eline geçti.
Şimdi, bu çoğunluğun yeniden elde edilmesi konusunda askerle varılan bir mutabakat olduğunu görüyoruz. Amaç, HDP’yi baraj altında bırakmak. Bunun için Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Kürtler’in serbest iradeyle sandığa gitmelerinin önü kesilirken, Batı’da da seslerinin duyurulması engellenmeye çalışılıyor. Doğan Medyası’na, İpek Grubu’na yönelik hukuksuz, devlet terörüne varan saldırıların temel amacı bağımsız bir duruş sergilemeye çalışan bu kurumları susturmak.
HAVUZ MEDYASI YAYINLARI...
Bu amaç gerçekleşirse, işsizlik, eğitimsizlik ve yoksulluk pençesinde kıvranan Kürt gençlere tek seçenek kalacak, dağ ve silah.
Oysa, siyasetin sahnede olması, bölge halkının ve gençliğinin mevcut sisteme güveninin devam etmesi, silah seçeneğinin zayıflaması demek. Silah, bölünme; siyaset birlik içinde yaşamak demek.
Bu açıdan bakıldığında, gerçek bölücü siyaseti kimin izlediği açıkça görülür. Doğan’a, İpek Grubu’na İstanbul’un, Ankara’nın göbeğinde yapılanları görenler, medya ve siyasetçilerin girişinin zorla kısıtlandığı Kürdistan coğrafyasında neler yaşandığını tahmin edebilir.
Barışın yolu, muhafazakarların yeniden demokratik bir çizgiye gelmelerinden, HDP’nin Meclis’te güçlü bir şekilde var olmasından geçecektir.
Onun için HDP’yi PKK ile eş tutmaya çalışan, bütün Kürtleri terörist göstermeye çalışan Havuz Medyası’nın faşizan yayınlarından etkilenmemek ve HDP’ye desteği açıkça seslendirmek gerekir.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021