Ergun BABAHAN
Yeni Türkiye'nin tarafsız ve bağımsız yargısı, MHP'deki liderlik ve yenilenme yarışının açıkça tarafı oldu. Saray'ı çok mutlu edecek bir karar veren yargı sistemimiz, başkanlık sistemi sorunu çözülünceye kadar Devlet Bahçeli'nin MHP'nin başında kalmasına karar verdi.
Bu karar açıkça ortaya koydu ki, Devlet Bahçeli Saray ile yakın temas içindedir. Eşit şartlarda gidilecek bir kongreden genel başkan olarak çıkamayacağını anlayan Bahçeli, selameti Saray'ın koruyucu kanatları arkasında bulmuş ve koltuğunu korumuştur. Koltuğunu bırakma vakti geldiğinde geriye bir parti kalmayacaktır ama zaten başkanlık sistemine geçildiğinde partilerin de önem ve anlamı kalmayacak.
Siyasetin Saray üzerinden manipüle edildiği ama Genelkurmay karargahı tarafından yönlendirildiği bir dönemden geçiyoruz. Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genelkurmay brifinginin ardından dokunulmazlık konusunda ikna olması, Bahçeli'nin koltuğunun korunmaya karar verilmesi, konjonktürel olarak Erdoğan'ın işine yarıyor.
Bahçeli, kendisinin genel başkanlık koltuğunda kalmasını sağlayanlara, anayasa değişikliği sırasında AKP ile birlikte hareket ederek borcunu ödeyecektir. İlk günden beri iddiam değişmedi: Başkanlık sistemi, Kürtlerin parlamenter sistemde etkili olmasını önleme amacı güden askerilerin birinci tercihidir.
Sistemin İslamileşmesi kadar, derin devlet dediğimiz yapının İslamcıları absorbe etmesi, İslamcılığın içini boşaltıp şekilden ibaret hale getirmesi de vardır. Devlet, İslamcıları içine alarak düşman sayısını azaltmıştır. Bugün düşman, eşit vatandaşlık isteyen, Suriye'de devlet kurma aşamasına gelen Kürtlerdir. Korku, 7 Haziran'daki gibi bir tablonun tekrarlanması ve Meclis'i ve hükümeti kontrol eden, Milli Güvenlik Kurulu'na katılan bir Kürt partisinin var olmasıdır.
12 Eylül, güçlü bir azınlık grubu olan Kürtlerin önünü yüzde 10 barajını icad ederek çözmüştü. Kürtler, Kürt olarak siyaset yapamaz demenin, askeri darbe diliydi bu. Asimile olan, Kürt kimliğine sahip çıkmayıp düzen partilerinde kendisine yer arayanların yolu açıktı. Kürt kimliğini inkar edip sistemle anlaşan kamu müteahhitlerinin önünün açılması gibi.
Kürtlerin hızlı nüfus artışı, PKK sayesinde siyasi bilincinin yükselmesi, diline ve kültürüne sahip çıkmaya başlaması, 12 Eylül'ün yüzde 10 barajını anlamsız hale getirdi. 7 Haziran öncesi ve sonrasında gerçekleştirilen bombalı katliamlar, HDP binalarının yakılması, HDP ve Demirtaş'ın terörle eşleştirilmeye çalışılması bile bu partinin yüzde 10 barajını aşmasını engelleyemedi.
12 Eylül'ün baraj sistemi işlevini doldurdu. Son Türk devletinin Kürtlerin önünü kesmek için yeni bir kurguya ve sisteme ihtiyacı var. Burada devreye başkanlık sistemi giriyor. Parlamentonun işlevsizleştirildiği, tüm devlet yetkisinin tek bir kişide toplandığı başkanlık sistemi ideal bir formül. Kendine Kemalist, sosyal-demokrat, muhafazakar, milliyetçi diyen Türkler, bu hallerinde kaldığı sürece, Kürtlerin her türlü hak talebini bölücülük olarak değerlendirdiği müddetçe, başkanlık makamını bu halkın taleplerine sıcak bakan bir Türk'ün doldurması mümkün değil. Nüfus artış hızları ne olursa olsun, Kürtlerden bir başkan çıkması da çok ihtimal dahilinde görülmüyor.
AKP'nin askerle ittifakında Cemaat düşmanlığı kadar, belki de daha fazla, Kürt karşıtlığı yatıyor. Bu ittifak, şimdi CHP ve MHP'yi de stepne yaparak ağır ağır hedefine ilerliyor.
İlerliyor ilerlemesine de, bu planlar insan unsurunu, toplumun mühendislik planlarından bağımsız ilerleyişini hesaba katmıyor.
İşin Kürt tarafında ciddi bir halk desteğine sahip silahlı direniş örgütü var. 40 yıldır savaşıyor devletle ve ''bitti'' denildiği her aşamada daha güçlü bir şekilde geri dönüyor. Devletin 'terörist' diye isimlendirdiği bu örgüt, bugün Musul'dan Şengal'e, Kobane'den Nusaybin'e uzanan bir coğrafyada savaşarak varlık gösteriyor.
Suriye'de, hem Amerika'nın, hem Rusya'nın siyasi ortağı. Obama yönetimi, Türkiye'nin itirazlarını hiç ciddiye almayarak bu gruba eğitim veriyor. Suriye'de 50 olan Amerikalı özel tim mensubu sayısının 300'e çıkarılması, bu gruba başta Suriye olmak üzere, bölgenin yeniden dizaynında verilen önemin göstergesi. Adı Suriye Demokratik Güçleri veya başka bir şey olmuş fark etmez, bu hareket Suriye'nin kuzeyindeki grupların çekirdeğini ve öncü gücünü oluşturuyor. Sizin eşkıya dediğiniz bir hareketin 40 yıl içinde Amerika'nın muhatabı haline gelmiş olması küçümsenecek bir başarı değildir ve gelecek adına çok şey söylemektedir.
İşin bir de Türkiye ayağı var ve burada sınıf çıkarlarıyla birlikte, egolar da devreye giriyor.
TRT'ci çocuğun Ahmet Davutoğlu hakkında yaptığı değerlendirme ağızdan kaçmış bir söz değildi. Birilerinin söylemesini istediği bir sözdü. Arkasından yaşanan tartışmalar, kavganın derinliğini ortaya koyuyordu. Erdoğan'ın vize meselesinde doğrudan Davutoğlu'nu hedef alan küçümseyici açıklamaları AKP geleneğinde yaşanan kavganın boyutunu ortaya koyuyordu.
Evet, Erdoğan yarın Binali Yıldırım'ı AKP genel başkanlığına atayabilir. Kendilerine AKP delegesi diyen insanlar da kongreye gidip oy birliğiyle Yıldırım'ı genel başkan seçer. Sonunda Kanuni Sultan Süleyman öz oğlunu boğdurmadı mı iktidar için. Bir Davutoğlu'nun lafı mı olur.
Fitne ve fesat AKP hareketinin içine düşmüştür. Avrupa'nın Davutoğlu'nu daha makul bir siyasetçi olarak görüp ödüllendirmeye çalışmasından, ihracat pazarlarının ve büyüme taleplerinin önünün kapatılmasından rahatsız olan muhafazakar sermayenin tepkisine kadar nedenleri olan bir kırılmaya tanıklık ediyoruz.
Yaşanan kavga ve nedeni ne olursa olsun, kazanan kim olursa olsun, herkesin bilmesi gereken bir gerçek var: Kürt sorunu çözülmeden Türkiye huzura kavuşmaz, istikrarı bulamaz.
ERGUN BABAHAN / HABERDAR
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021