Ergun BABAHAN
Yaşlı başlı komşularını, bebeği memede kadınları alıp götürüyorlar, komşuları sessiz kalıyor, bir tepki vermiyor. İnsanların malları mülkleri yağmalanıyor, film seyreder gibi izliyorlar. Memleketin her yerinden her gün ölüm haberleri geliyor, tek tepkileri maçlarda ‘‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez'' diye bağırmak oluyor. Parayı verenin şehitlik hakkından feragat edebilmesini saygı ve sessizlikle karşılıyorlar.
Fakir Anadolu çocuklarını birbirine kırdırarak ayakta kalan bir rejimimiz var. Osmanlı'dan bu yana değişmeyen kara bir yazgı bu. Anadolu'nun devlete ve yaptıklarına karşı aynı umarsızlığı da sürüyor maalesef. Din adı altında hurafelere inanıyor, Erdoğan'ın muhtarlara nutukları, cuma hutbeleriyle ikna olup vicdanını rahatlatıyor.
Devletin kendi yurttaşlarına karşı bu kadar acımasız olduğu bir coğrafyada başka çaresi de yok insanların. ‘‘Çalıyorlar ama çalışıyorlar'', ‘‘Bal tutan parmağını yalar'' gibi veciz sözler üreterek adaletsizliğe, haksızlığa, hukuksuzluğa kılıf hazırlıyorlar.
Yaşadığımız bu on yıl bir kez daha gösterdi ki, bu toplumun kendi dinamikleriyle demokratikleşmesi, ‘öteki' gördüğünü içselleştirmesi mümkün değildir. İktidarı ele geçiren kesimlerin tek amacı kendilerini zenginleştirmek, toplumsal tabanını öteki gördükleri aleyhine genişletmektir. Avrupa'da, Amerika'da Müslümanlar için hak talebinde bulunanlar, burada aynı hakları Kürtlere, Alevilere tanımaktan pervasızca imtina etmektedir.
Düzensizliğin düzen olduğu bir toplum burası. Avrupa Futbol Şampiyonası'nı izlediğinizde bu gerçeği bir kez daha net bir şekilde görüyorsunuz. Belirli bir gelenekten gelmiş, disiplinli, çalışkan Avrupa takımlarıyla kaosa, şansa ve tamamen bireysel yeteneğe dayalı Türkiye Milli Takımı'nın kalite ve sıklet farkı bütün çıplaklığıyla yeşil sahada ortaya çıkıyor. Futboldaki bu tablo aslında toplumsal yaşamın tüm alanlarında mevcut. Ekonomide de, yargıda da, eğitimde de aynı kalite ve sıklet farkı var.
Demokrasi farklı renk ve seslerin bir arada yaşamını garanti altına alan rejimin adı. Başta Erdoğan ve AKP ise Kemalist devlet geleneğinin tek sesçi anlayışını aynen sürdürüyor. Sünni-İslamcı kısmına ağırlık vererek yapıyor bunu. Alevi'yi, Kürdü, eşcinseli, namaz kılmayanı, çevreciyi, demokratı, demokrat muhafazakarı ezerek yapıyor bunu.
Devletin silahlı gücü ile birleşmiş kasaba muhafazakarlığı, günümüz dünyasının faşizmi oluyor aslında. Türkçü ve İslamcı vurgusuyla kendini ayrıştıran, 1930-40'ların Türkçü dünya görüşüne gönderme yapan bu zihniyet, 60-70 yıldır çoğulculuk açısından bir arpa boyu yol alamadığımızı da gösteriyor.
Kayıp bir siyasetçinin hesabının sorulamadığı, kamu görevlilerinin bu sorulara cevap vermeye tenezzül bile etmediği bir ülke bu. Ceza Yasanız, Ceza Muhakemeleri Usülü Yasanız var. Gözaltılarının şekli, süresi belli ama bir Kürt siyasetçi günlerdir kayıp. Gözaltında öldürüldü mü bilmiyoruz ama bu ihtimal artık bize imkansız gelmiyor.
Devletin gözaltına aldığı insanları kaybetmeye başladığı bir toplumda, Kürt gençlere silahtan uzak durun çağrısı yapmanın ne etkisi olabilir bilemiyorum. Hukukun devreden çıktığı, ahlakın sürgüne gönderildiği toplumlarda intikam duygusu ve öfke hakim olur. Devletin kamu görevlisi de, karşısındaki muhalif güç de, kuralları hiçe sayar. Bu gidişatın toplumu götüreceği tek yer ise kaostur. Türkiye toplumun açık onayıyla o noktaya yaklaşmış bulunuyor maalesef
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021