Ergun BABAHAN
Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı seçimin mazbatasını 17 gün gecikmeli olarak da olsa alması, sadece İstanbul’un değil ülkenin atmosferini değiştirdi ve “Bunlar sandıkla gitmezler” algısını kırdı.
Devletle AKP arasında yaşanan kavgada devletin sonucun kabul edilmesinden yana tavır almasında da, bu algının kırılması hedefi vardı kişisel kanaatime göre.
Çünkü halkın sandıktan soğuması rejimin meşruiyet temelini zayıflatacak ve varlığını uzun vadede riske edebilecekti. Devlet bunu riske etmedi. İstanbul gibi büyük bir kentin seçmenin yarısını rejimden tamamen soğutmayı göze almadı.
Seçimin ardından Nesrin Nas ve Gökhan Bacık ile yaptığım podcastlerde iki ismin de üzerinde durduğu husus, Türkiye halkının sandığa ve oyuna sahip çıkma hassasiyeti idi. Anayasanın, hukukun, bağımsız yargının elinden alınmasına ‘Devletin güvenliği’ diyerek sessiz kalan halk, sandıkta kullandığı iradeye el konulmasına izin vermedi.
Bu seçimin ortaya koyduğu en önemli gerçek bu. Bir diğer gerçek ise, toplumun düşmanlık söyleminden duyduğu yorgunluk. Birlikte sevinme, üzülme kabiliyetini yitirmek toplumsal birlikteliği tehlikeye sokan bir gelişme.
Devletin beka sorunu çıkarsa, bu bölücü söylemden çıkacaktır. İmamoğlu’nun mazbatasını aldıktan sonra yaptığı konuşma insanların son 10 yılda özlem duyduğu cinstendi.
Herkesin görüp doğru değerlendirmesi gereken bir başka gerçek ise, Kürt oylarının önemi, Kürtlerin güçlü bir Türkiye demokrasisine desteğidir. Kürtler, bugün için doğru tavrın tek parti ve tek adam rejimine karşı durmak olduğunu görmüş ve buna uygun bir tavır almıştır.
Türkiye’nin bütün büyük illerindeki Millet İttifakı başarısında Kürt oylarının katkısı önemli ve değerlidir. Kürtler, Diyarbakır’da, Muş’ta ellerinden çalınan belediyeleri bir kenara koymuş, İstanbul için seferber olmuştur ki, bu kritik bir katkıdır. "Seni başkan yaptırmayacağız" dediği için cezaevine konulan Selahattin Demirtaş’ın çağrısı da etkili bir rol oynamıştır bu sonuçta.
İstanbul’un alınması demokrasi, hukuki ve ekonomik sorunların bittiği anlamına gelmiyor elbette. AKP ve Erdoğan’ın bundan gerekli dersleri çıkarıp gereğini yerine getireceğini beklemek safdillik olur çünkü artık ortada AKP diye bir parti yoktur.
Ancak bu gerçek demokrasi, huzur, refah ve hukuk arayan kesimlerin karamsar olmasını sonucunu doğurmaz. Sandıkta birleşen halk, her türlü hilenin, tek sesli medyanın ve devlet baskısının üstesinden gelmeyi başarmıştır. Sandık başında sabahlayan her yaştan insanlar, demokrasinin geleceği açısından umutlu olmamız için önemli bir nedendir.
Halkın gösterdiği bu direnç, Yüksek Seçim Kurulu’nun da Erdoğan’a direnmesinin önünü açmış ve AKP’nin abuk-subuk nedenlerle mazbatanın verilmesi çabasına sonunda hayır demiştir. Yüksek Seçim Kurulu’nun bu saatten sonra seçimi iptal etmesi, büyük bir kaosa yol açacak ve Türkiye’yi içinden çıkamayacağı bir batağa sürükleyecektir.
İstanbul kazanılınca demokrasi gelmedi ülkeye ama demokrasi için mücadele kültürü, sandığa sahip çıkma azmi, kentini ve ülkesini sahiplenme duygusu güçlendi. Bundan sonraki her seçime bu moral üstünlük ile girilecektir. Sandıktan korkan AKP ve bu çürümüş yönetim anlayışından nasiplenen kesim olacaktır.
Ekrem İmamoğlu, başta ben olmak üzere çok geniş kesimleri şaşırtan ve yanıltan performansı ile Türkiye siyasetinin kalıcı bir figürü olacağını kanıtlamıştır. Başkanlık sistemi ona partisinin kemikleşmiş yapısı ve önyargıları dışında siyaset yapma ve CHP’nin uzak durduğu kesimleri kucaklama fırsatı verecektir.
İstanbul’daki başarısı ilk seçimde Erdoğan’ı sandıkta yenme şansı da yaratacaktır. Bundan sonrası kendi performansına, söylemini eylemiyle kanıtlamasına bağlıdır. Yolu açık olsun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021