Ergun BABAHAN
CHP devletin partisi. Yönetim kadrosu, dış politikada da, iç politikada da devletin çizdiği ‘‘kırmızı çizgi’’ler içinde hareket etmeye alışmış bir kadro partisi. Bu tarihsel bir tespit. Ancak hayatta hiçbir şey sabit kalmıyor, devamlı hareket ediyor ve değişiyor. Buna CHP tabanı da dahil, özellikle büyük kentlerde…
31 Mart seçimler bu konuda bir dönüm noktası oldu. Her şeyden önce Canan Kaftancıoğlu başkanlığındaki CHP İl Örgütü, genel merkezle kıyaslandığında daha çoğulcu, daha eşitçi, daha özgürlükçü ve hatta daha Batılı bir çizgide. Bunu kabul etmek lazım. Kürt meselesinden eşcinsel haklarına kadar her alandaki tutumu daha demokrat.
Bu yönetim tabanla da sağlam ve güçlü bir ilişki kurdu. 31 Mart seçimlerinde CHP tabanı ile Kürt seçmen omuz omuza çalıştı, mücadele etti. 1 Mayıs’ta HDP heyeti geçerken CHP otobüsünden Selahattin Demirtaş şarkısı çalınması buna en küçük örnek. Aynı taban, demokratik bir ittifak içinde Erdoğan’ı alaşağı edebileceği gerçeğini de gördü.
Gerek CHP, gerek HDP seçmeni İstanbul’da olası bir AKP zaferinin daha fazla baskı, zulüm ve yoksulluk olarak döneceğinin farkında. Şu anda yapılması gereken de bu demokratik cepheyi güçlendirmek. Erdoğan, bu cephede küçük bir gedik açabilmek için elinden gelen her oyunu sahneye koyacaktır. Buna Abdullah Öcalan kartını açmak da dahil.
Ancak, Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmüş olmasına ve yakında tekrar görüşme ihtimaline fazla sonuç atfetmek doğru bir değerlendirme olmaz. Sonuç itibariyle, bugün kırıntısı bile kalmamış olsa, Öcalan’ın avukatları ve ailesiyle görüşmesi, istediği gazete ve kitabı okuması yasal hakkıdır.
Ona bu hakkı kullandırmayan, yıllardır tecrit uygulayan Erdoğan ve AKP-MHP ittifakıdır. Yarın tekrardan tecrit politikasına dönmeyeceğinin garantisi yoktur ve Kürtler bunu hepimizden daha iyi bilmektedir.
MHP lideri Bahçeli’nin bugün çıkıp Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme hakkını savunması taktiksel bir yaklaşımdır. Evet ama Saruhan Oluç’un da vurguladığı gibi MHP lideri sonuçta bunu söylemiş, CHP ise sessiz kalmıştır:
“İyi Parti’ye, CHP’ye sormak istiyoruz. ‘Öcalan avukatlarıyla görüşebilmeli, hukuk uygulanmalı’ cümlesini kurmak sizin açınızdan bu kadar zor mu? MHP Genel Başkanı Bahçeli bile, ki pozisyonu bellidir, avukat görüşünün yapılabilmesi konusundaki görüşünü beyan etti. Siz muhalefet partisisiniz. Hukuk ve demokrasi konusundaki çifte standardınıza ne zaman son vereceksiniz.”
Bu haklı ve yerinde bir eleştiridir. Rakamlar ortada. CHP adayının İstanbul’da aldığı oyun yaklaşık dörtte biri Kürt seçmenden gelmiştir. Bu seçmen de oyunu CHP adayına daha ucuz su ve Akbil’de indirim diye vermemiştir. Yüzlerce insan ölüme yatmışken, Kürt anaları insanlık dışı muameleye tabii tutulurken CHP’nin bu gerçeği görmezden gelme lüksü yoktur. Kürtlerin demokratik hassasiyet ve taleplerine saygı göstermek ve sahip çıkmak durumundadır.
Partinin tabanında bu gerçeğin görüldüğü, hissedildiği çok açık. CHP yönetiminin de bu gerçeği görüp seslendirmesi gerekir. Kürt seçmeni İstanbul’da kendisine mahkum olarak görmek ne gerçekçi, ne de ahlaki bir tutumdur.
İstanbul seçiminin sonucu ne olursa olsun, Erdoğan ve AKP rejimi yolun sonuna gelmiştir. Sistem iflas etmiştir. Yakın zamanda oy deposu Anadolu kentlerindeki desteğini de kaybetmesi kaçınılmazdır.
Merkez Bankası rezervlerinden para tırtıklayarak gidebileceği mesafe bellidir. Türkiye, Yunanistan’ın iflas ettiği noktadan daha kötü durumdadır çünkü sorunlara Batı akılcılığı ile değil, Şark kurnazlığı ile çözüm aramaktadır. Kürt oyundaki tavrı da aynıdır.
Yıkılan rejimin yerine nasıl bir sistem geleceği yarının meselesi olsa da, temelini bugünden atmak esastır. Abdullah Gül’ün Ali Babacan, Sadullah Ergin gibi isimlerle başlattığı ve büyük reformları hedefleyen yeni parti çalışması bu nedenle çok önemli ve değerlidir. Bu parti, Türkiye’nin demokrasiye dönüşünde önemli ve kritik rol oynama potansiyeline sahiptir, Kürt meselesi de dahil.
O yüzden anti-faşist cephede gedik açmamak, AKP’nin oyununa gelmemek lazım. Yapılacak iş de basit: Temel hukuk kuralları ve insan haklarına sahip çıkmak. Onu yapın yeter...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021