Ergun BABAHAN
Erdoğan rejimi, Rusya gerçeğiyle İdlib’de yüz yüze geldi. AKP yandaşı kalemler çaresizlik içinde yüzlerine tekrar Batı’ya dönmüş ve Amerika ve Avrupa’dan destek arıyorlar. Aşağıdaki satırlar Sabah yazarı Burhanettin Duran’ın 1 Şubat günlü yazısından:
“Batı başkentlerinin anlaması gereken Moskova-Şam ikilisinin sadece Türkiye sınırına yönelik bir göç dalgası tehdidi oluşturmadığı. Avrupa demokrasilerini de tehdit eden bir dalgayı zorluyorlar. Washington ve Brüksel’in harekete geçerek Moskova üzerinde baskı oluşturması lazım. Erdoğan-Putin diplomasisi sayesinde İdlib krizi bu zamana kadar artısıyla eksisiyle bir şekilde yönetildi. Gelinen noktada ateşkes işlemiyor. Esad rejimi sadece sahadaki askeri güçten anlıyor. İdlib’deki çatışma halinin başka bölgelere sıçrama ihtimali de var. Bu haliyle Astana süreci durdu, Cenevre sürecinin adı bile edilemez. Erdoğan’ın önerdiği gibi önce Astana sonra Cenevre sürecinin canlandırılması için ABD ve AB’nin devreye girmesi gerekir.”
Aynı kalemler, S-400’lerin alınma sürecinde başta Amerika olmak üzere Batı’ya meydan okuyor, Türkiye’nin F-35 projesinden çıkarılması halinde Rusya’ya döneceğini iddia ediyorlardı. Ecdatlarının yaptığını yapıyorlar aslında, akla ve tarihe dayanan, yetişmiş kadroların görüşlerini dikkate almayan bir dış politika sarkacında bir Moskova’ya, bir Washington’a yöneliyorlar.
Oysa gerçek ilk günden beri ortadaydı. Rusya, Suriye üzerinden Akdeniz’de sıcak sulara inmiş, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden bu yana ilk kez yeniden büyük güç rolünü oynamaya başlamıştı. Bölgeye yönelik politikaları sadece Putin-Erdoğan dostluğuna dayalı olarak kurulmamış, tarihsel bir perspektifle geleceğe dönük olarak inşa edilmişti. Bu planda Esad olmasa da, mevcut Suriye rejimi önemli bir ortaktı.
Rusya’nın amacı ilk günden itibaren açıktı: Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak, başta ileride kendisine sorun çıkartacak İslamcı teröristleri temizlemek ve Batı kaynaklarıyla Suriye’nin inşasına başlamak. Türkiye ile Soçi’de bu amaçla buluştu, Astana sürecini bu nedenle başlattı. Türkiye, İdlib’de verdiği sözleri yerine getirmedi, getirmesi ilk günden mümkün değildi. Kürt karşıtlığıyla birleşmiş siyasi İslamcı duruş, Suriye rejimi ile masaya oturmasına izin vermedi. Erdoğan’da şahsileşen Türkiye dış politikası Rusya’yı İdlib’de istediği kadar oyalayabileceğine inanmıştı. Ta ki, Rusya oyalanmayacağını gösterene kadar.
Ankara, Rusya’nın etki alanına Moskova’nın onayı olmadan yeni birlikler soktu ve bu birlikleri rejim ve Rusya’nın hedefindeki İslamcı teröristlerin yanına konuşlandırdı. Moskova dünkü saldırıyla buna izin vermeyeceğini net bir şekilde ortaya koydu. Ankara, Libya ve Ukrayna’da Rusya’yı rahatsız edecek hamlelere girişirken, Putin böyle bir bilek güreşine hazır olduğunu gösterdi.
Türkiye, enerji politikasını Rusya’ya bağımlı hale getirdi, düşürdüğü uçağa karşılık Putin’in gönlünü almak için milyar dolarlık S-400 savunma sistemini almayı kabul etti, Amerika Başkanı Trump dışında tüm Amerikan karar vericileri ve kamuoyunu karşısına aldı. Özetle bütün yumurtalarını tek sepete koydu. Şu anda Moskova’ya karşı Batı’dan destek aramak dışında bir şansı yok ancak böyle bir desteğin gelmesi mümkün değil.
Dış politikada bir gün Rusya’ya bir gün Amerika’ya dayanarak yürüyemezsiniz hem de iki ülkenin de bölge Kürtlerinin önemini kavradığı, Suriye’de onlarsız bir barış kurulamayacağını fark ettiği dönemde. Türkiye’nin Rusya ile rekabet alanı işbirliği alanından daha fazla ve Moskova rekabette gücünü göstermekten çekinmeyen bir ülke.
İdlib hava sahasının kapatılması Türkiye’ye bu alanda daha fazla oynama şansı verilmeyeceğinin göstergesi. Elbette Türkiye ile doğrudan bir savaşa girmez ama bileğinin bükülmesine de izin vermez. Ankara’nın burada yapabilecekleri çok sınırlı. Şikâyet edip Batı’dan destek aramak ve Avrupa’yı yeniden mülteci şantajı ile sıkıştırmak dışında.
Erdoğan rejimi Suriye politikasını ilk baştan yanlış kurdu, altı ayda bitireceğine inandığı Esad rejimi Rusya ve İran desteğiyle ayakta kaldı. O rejim bugün Türkiye’nin bölgedeki oyun alanını daraltan hamlelere imza atıyor, atmaya devam edecek. Rusya uzmanı Kerim Has’ın da altını çizdiği üzere İdlib’in düşmesi kaçınılmaz, ardından sıra Afrin’e gelecek. Rusya, Afrin’de hava sahasını kapattığı an oradaki güç dengeleri de kaçınılmaz olarak değişecektir.
Erdoğan rejimi çaresizlik ve öfke içinde bugüne kadarki yalpalanma ve hatalarına yenilerini eklemeye kalkışırsa ülke için gerçek bir felaket olur. Ancak İdlib gelişmeleri, 15 Temmuz sonrası kurulan koalisyonun çökmekte olduğunun da bir göstergesi. Sonuçlarını sadece dış politikada değil, içeride görmemiz muhtemel. Yeni bir tasfiye süreci başlarsa şaşırmayın.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021