Ergun BABAHAN
Geçen hafta Saray’ın talimatı doğrultusunda CHP Milletvekili Enis Berberoğlu, HDP'li Leyla Güven ve Musa Farisoğulları'nın milletvekillikleri Meclis tarafından düşürüldü. Karar TBMM'de okunduktan sonra vekiller tutuklanıp cezaevine konuldu ancak CHP’li Enis Berberoğlu korona tedbiri çerçevesinde izinli olarak tahliye edildi. HDP’lilerin hayatı önemsenmediğinden olsa gerek, onlara böyle bir şans tanınmadı.
CHP Genel Başkanı'nın kararı kınayan tepkisinde sadece Enis Berberoğlu’ndan söz etmesi, HDP’li vekillerden söz etmemesi, adlarını bile anmaması partisinin duruşunun özetiydi aslında. CHP’nin Kürt politikası AKP-MHP’den çok farklı değil ama daha kibar. Kürtlerin vekillerinin Meclis’ten atılması, belediyelerine kayyım atanmasına kadar farklı bir görüşü yok.
Vatan Partisi’nde toplanmış emekli amirallerin geliştirdiği “Mavi Vatan” projesinden Suriye’nin işgaline kadar her konuda AKP-MHP ittifakının çok uzağında değil CHP. Sadece büyük kentlerin bunalmış seküler kesimlerinin sıkıntılarına İç Anadolu’nun muhafazakar seçmenine dayanan AKP-MHP’den farklı bir çözüm geliştirmek istiyor o kadar.
Bugün Türkiye’de kendisine ana akım diyen haber kanallarının yüzde bir bile oyu olmayan Vatan Partisi Genel Başkanı ve emekli asker üyelerine yer vermesi ülkenin gitmekte olduğu yerin açık göstergesi. CHP de bu trendin kibar bir temsilcisi. CHP yönetiminde AKP-Gülen ittifakı sırasında denizci generallerle birlikte tutuklanan isimlerin önemli yerlerde bulunması da CHP’nin yönünün işareti. Bu yol anti-Kürt ve anti-Amerikan, anti-Batı...
Gökhan Bacık, Gidişat programında bu tablonun tarihsel perde arkasını şu sözlerle izah etmişti:
“İktidar ortağı askeri bürokraside zaten Batı karşıtlığı var. Menderes’in Amerikancılaşmasıyla Kemalizm zaten küsmüş Amerika’ya.. Kemalistleri de dinlediğiniz zaman bir çağdaşlaşma talebi var ama Avrupacı değil bu. Türkiye’de Batıcı aktör kalmadı, dolayısıyla Türkiye’nin Batı ile ilişkileri pragmatist olacaktır.
Türkiye’nin kendine has, vazgeçmek istemediği sert bir politik kültürü oluştu. Bunu sadece devlet yapmıyor, bunu halk da savunuyor. Toplum güçlü lider istiyor, kurumlara çok güvenmek istemiyor, aracı kurumlara itibar etmiyor.”
Sadece partiler değil, toplumun geniş kesimi de bu politikayı benimsemiş durumda. Ege’de Mavi Vatan söylemiyle çizilen sınırların, Afrin’in İdlib’in Türkiye toprağı olduğuna ikna edilmiş durumda. Kürtlerin eşit yurttaşlık isteyen kadim bir Anadolu halkı olduğuna değil, Türkiye’yi bölmeye çalışan teröristler olduğu fikrini satın almış. Küçük Erdoğan ve Bahçeli’lerden oluşan bir ülkeye dönmüş durumda Türkiye.
Bu tabloyu doğru okumak ve adımları ona göre atmak lazım. Böyle bir tabloda CHP’den demokratik ittifak çıkmayacağını ancak koyu faşizan baskının biraz hafifletilmesi için işbirliği yapılacağını görmek lazım. CHP şu anda AKP’nin sakal tıraşlı halidir, yemekte şarap içen versiyonudur o kadar. Bu gerçeği görmek şart.
Ne yapmalı o zaman?
İstanbul ve Ankara seçimleri açıkça gösterdi ki, büyük kentlerde tabanda demokrasi, şeffaflık isteyen, birbirine yaklaşabilen bir kesim var. Bu kesimin sıkıntısı önümüzdeki dönemde daha da artacak. Ekonomik krize eklenen baskı özellikle genç, dünyaya açık kesimde arayışları artıracak. Demokrasi ittifakının partiler arasında olmayacağını, halk yığınları arasında olabileceğini görmek gerekiyor.
AKP-MHP’nin 1980’lerden devraldığı Kürt söylemini bu kesimler üzerinden kırıp gerçek bir demokrasi tabanı yaratma fırsatı ve imkanı var. Böyle bir tabansal ittifak, parti yönetimlerini açıp siyaset dayatma imkanına sahip olacaktır. CHP’nin teslimiyetçi, gizli Saraycı politikasının bu kesimlerde yaratacağı hayalkırıklığı her geçen gün daha da artacaktır.
HDP’nin siyasi söylemini bu gerçek üzerine kurması daha akılcı olacaktır, Alevi, kentli, kadın, gençleri kucaklayan, barışı yücelten bir dil ile tabanda ittifakı sağlamak. Bunu yapmanın bir yolu da kapsayıcı bir medya oluşturmaktan, irili ufaklı, oraya buraya dağılmış muhalif kesimleri bir çatı altında toplamaktan veya işbirliği ve dayanışmayı; paylaşmayı artırmaktan geçer. Kanaat önderlerinin kendi aralarında uzlaşıp demokratik bir ilkede birleşemediği bir durumda geniş kesimlerden bunu beklemek gerçekçi değildir çünkü.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021