Etyen MAHÇUPYAN
Hakim parti analizleriyle beraber gelen en kritik tespit AKP’nin kendisinden başka rakibinin olmadığı idi. Nitekim iktidar gerçekten ‘yeni’ bir Türkiye yaratabilecek mi bilmiyoruz ama muhalefetin apaçık bir şekilde ‘eski’ Türkiye’ye ait olduğu görülüyor. CHP ve MHP iktidar alternatifi olamıyorlar, çünkü toplumsal karşılığı tükenmekte olan bir siyasi tahayyül ve dilin uzantıları olarak hayata tutunmaya çalışıyorlar. HDP ise, yaratılmak istenen bütün olumlu fotoğrafa karşın mağduriyetin getirdiği taleplerin gücüyle ayakta duruyor. Ütopik solculuğun Stalinist kurumsallaşma ile evliliğinden Türkiye için bir alternatifin çıkabileceğini ummak epeyce hayal gücü veya ideolojik tıkanıklık gerektiriyor.
Bu durumun sonucu üç kademeli… Birincisi muhalefet için siyasetin ana meselesi AKP’nin iktidardan nasıl indirileceği sorusu etrafında tanımlanıyor. Bu noktada bir çaresizlikle karşı karşıya olunduğunu görüyoruz, çünkü AKP’yi sandıkta yenmek en az on yıl daha pek mümkün değil. Bu partinin topluma kazandırdıkları yapılan hata ve eksiklerden çok fazla. Gündelik hayatın iyileştirilmesi yönünde gelinen mesafenin kıymeti geniş bir halk kitlesi tarafından takdir ediliyor. Bürokratik vesayetin adım adım bittiği bir dönemde, özgürlüklerin arttığı, özgüvenin yeniden yeşerdiği, geleceğe umutla bakan bir toplum olma yolunda gidiliyor. Kürt meselesinin çözümü ancak bu bağlam içinde kıymetli bir yere sahip ve söz konusu dönüşüme seviye atlatacak nitelikte. Bunlar herhangi bir klasik ‘cumhuriyet’ iktidarının becerebileceği şeyler değil. AKP tüm sistemin yeniden yapılanmasını ima eden bir misyonun taşıyıcısı ve bu siyasi misyonu tarihsel ve kültürel arka planla besleme yeteneğini tüm boyutlarıyla kullanıyor. O nedenle toplum bütün eksik ve yanlışlarına rağmen bu partiye sahip çıkıyor. Eksik ve yanlışları görmediği için değil… Ana doğrultuyu tasvip ettiği ve buradan bir geri dönüşe imkân tanımak istemediği için. Dolayısıyla AKP’nin misyon algısı ve bu yöndeki iradesi devam ettiği sürece oyunun örneğin yüzde kırkın altına inmesini beklemek pek gerçekçi olmaz.
Böylece muhalefetin siyasi stratejisi bir alt amaca yöneliyor: AKP’ye istediğini yaptırmamak ve bunu iktidarın yenilgisi olarak tanımlamak. Haziran seçimlerine giderken AKP için görünüşteki hedef başkanlık sistemini getirmek. On üç yıl hükümet olmanın ardından iktidar partisi asıl ayak bağının hâlâ bürokrasiden kaynaklandığını ve buradaki direncin ancak onu meşru bir siyasi hamle ile ‘by-pass’ edilerek kırılabileceğini kavramış durumda. 2010 öncesinde AKP’den böyle bir alternatif öneri duyulmuyordu, çünkü askeri vesayetin geriletilmesinin yeterli olacağı sanısı vardı. Ancak ‘oyunun’ böyle kurulmadığı kısa bir zaman içinde ortaya çıkınca, iktidar da siyasi dönüşümü hızlandırmanın zeminini yeniden kurgulamak gereğini kavradı. Başkanlık arayışı böyle ortaya çıktı ama hiçbir zaman ‘kendisi için’ bir amaç olmadı. AKP için amaç devletin bütün kurumlarıyla, meşruiyetini toplumdan alan çoğulcu ve demokratik bir zemin üzerinde yeniden inşa edilmesi. Bugünkü kavganın temelinde Erdoğan’ın başkan olup olmaması yatmıyor. Zaten böyle bir değişimin ancak yeni anayasayla gelebileceği ve bunun epeyce uzun bir zaman alacağı açık. Kavganın temelinde sembolik olarak ‘eski’ ile ‘yeni’ arasındaki gerilim var.
Böylece üçüncü kademeye geliyoruz. ‘Yeni’ dediğimiz konum sadece AKP’yi ifade etmiyor. Başka partilere oy veren kesimler içinde de bu dönüşümü destekleyenler var. Buna koşut olarak AKP içinde de ‘eski’den yana olanların varlığı beklenen bir durum. Devletin ve siyasetin dönüşümü ile birçok kişinin ‘kariyerinin’ bitme ihtimali çok güçlü. Bu kişilerin oportünist bir arayışa girmeleri de öyle… Bugün muhalefetin tek şansı AKP içindeki muhtemel çatlakların üretilmesinden ve bunların bir kırılmaya doğru iteklenmesinden geçiyor.
Bu tablo karşısında tek muhatap AKP liderliğidir. Bu tabloyu göremeyerek dar bir bakışın peşinden gidilmesinin maddi ve manevi yükü çok ağır olur. AKP topluma ve tarihe karşı sorumluluk taşıyor ve bu sorumluluğunun bilincini her an hatırlamak ve gereğini yapmakla yükümlü. Kimse bu partiye şöyle veya böyle davranmasını söylemiyor… Hatalar tümüyle yönetimin ortak sorumluluğu olarak ele alınmalı ve telafi edilmeli. Çünkü yetersiz bir sonuç alındığı takdirde ‘dışarıda’ suçlanacak hiç kimse bulunmuyor.
Bunun bir parti üzerinde çok ağır bir yük olduğu söylenebilir. Gerçekten de öyle… Ama geleceğin bilincini taşıyan bir siyasi hareket sık bulunan bir şans değil ve bu nedenle AKP’nin sorumsuz davranma lüksü yok.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024