Etyen MAHÇUPYAN
Referandum sonuçları, herkesin bildiği ya da hissettiği ama geniş çaplı araştırmalar olmadığı için ancak el yordamıyla ifade edilebilen bir gerçeği yeniden gündeme getirdi. AK Parti’nin genelde gençler nezdinde beğenilme oranı hızla düşmekte. Son on beş yılda kendisine dindar diyen insanların arttığı ve bunların içinde genç oranının toplum ortalamasından düşük olmadığı dikkate alınırsa, bunun tek bir anlamı var: Yeni nesil gençlerin dindarlık anlayışı AK Parti’nin temsil etmekte olduğu dindarlıktan giderek farklılaşıyor.
Farklılığın temeli, AK Parti’nin ‘sesi’ olan kişilerin skolastik, tutucu ve bazen fırsatçı yorumları akla getiren din anlayışına karşı, yeni nesil muhafazakarların bireysel, esnek ancak çok daha etik temelde bir dindarlığı benimsemeleri… Tabii ki bu tespit bir yanda tüm AK Parti’yi, diğer yanda tüm muhafazakar gençleri kapsamıyor. Aslında bir azınlıktan ama giderek genişleyen ve cesaretlenen bir azınlıktan söz ediyoruz… Nitekim önümüzdeki beş yıl içinde AK Parti’nin dine bakışının bizzat kendi tabanının en az üçte biri için arkaik hale gelmesi şaşırtıcı olmaz.
***
Bu genel çerçeve içinde AK Parti’yi yakından ilgilendiren bir başka olgu daha yürüyor. Son on yıl içinde yapılan niteliksel çalışmalar muhafazakâr taban içinde ortalamanın üzerinde eğitimli ve gelir sahibi, kentli ve çekirdek aile düzeninde yeni bir sosyolojik kategorinin oluştuğunu gösteriyor. Bu ailelerde karı kocanın her ikisinin de çalışma hayatında olması kabul gören bir hayat tarzı. Birçoğu yabancı dil biliyor ve seküler topluluğun hobi, boş zaman ve tatil alışkanlıklarına çok yakın bir zaman kullanımı sergiliyor. Bu ailelerin daha orta sınıf diye adlandırabileceğimiz kesimi, aile bütçesinin en büyük payını çocuklarının eğitimine harcıyor. Gelir yükseldiğinde ise sağlık harcamaları öne çıkıyor. Kısacası küresel hayat anlayışı normlarına uyum sağlamış, ideolojik anlamda olmasa da kültürel anlamda modern bir kitle ile karşı karşıyayız.
Bu nesil ‘genç’ diye adlandırılanların bir kuşak öncesi. Dolayısıyla iki geniş grup arasında doğal bir geçişlilik bulunuyor. Ortak yanları günün ‘evrensel’ demokratik norm ve standartlarını kendilerine adapte etmiş olmaları ve bu normlara sahip çıkmaları. Diğer deyişle bu kuşaklar için vasatlık, çiğlik, fırsatçılık, görgüsüzlük, hamaset horlanan özellikler. Aralarında böyleleri olmadığı için değil… Kültürel normların bu tutumları mahkûm etmesi nedeniyle…
Siyasi açıdan bakıldığında söz konusu kesimin ‘görünmemesinin’ nedeni henüz siyasi bir karşılığının olmamasında yatıyor. Bireysel algıya sahip kişilerin oluşturduğu dar grupların eklemlenmesine dayanan bir ağın, bugünün sert ve bölünmüş siyasi düzleminde kendisine yer açması zor. AK Parti söz konusu siyaset boşluğundan yararlanıyor… Sosyolojik ve ideolojik açıdan uzaklaşmakta olduğu bu kesimi kimliksel olarak temsil etmeyi yeterli sanıyor. Ama rakamlar bize aksi yönde bir trendin oluştuğunu, gelecek birkaç yılın AK Parti için en ciddi sınavlardan birini oluşturacağını söylüyor.
***
Bunda şaşırtıcı bir şey yok… Yukarıda anlatılan yeni muhafazakârların değerlerini, algılarını ve bakışlarını veri olarak alırsak, asıl AK Parti bu insanları gerçekten kuşatabilseydi şaşırmak durumunda kalırdık. En azından iki yıldır sürdürülen dil, söylem ve tavırla, bütün bunların üzerine yaslandığı ataerkil tutumla söz konusu muhafazakâr kuşaklara hitap etmek mümkün olabilir mi?
Post modern küresel bir dünyada ve arkamızda yirmi yılın mücadelesi yatarken, o dönemi taşımış ailelerin çocuklarının nasıl olması bekleniyordu? Bazı AK Parti’liler kendi ailelerine bakıp muhafazakar âlemin de öyle olduğunu sanabilirler… Yanılgıları devam ederse hayat atı alıp Üsküdar’ı geçecek ve onlar etrafta at arıyor olacaklar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024