Etyen MAHÇUPYAN
Demokratik sistemlerde siyaset, farklı sosyoekonomik katmanların iktidarı makbul bulmasını sağlayacak politikaların geliştirilmesini ima eder. Kritik katman ise ‘orta sınıf’ tabir edilen, yani ortalamaya nazaran göreceli olarak daha kentli, eğitimli ve müreffeh kitledir. Bu sosyolojik grubun kendi hayatını daha iyiye götürmek üzere tasarrufta bulunma, ama aynı zamanda borçlanma oranları yüksek olup, eğitim, sağlık, eğlence ve hobi türü harcamalarının gelire oranı diğer katmanlara göre daha yüksektir. Siyasi açıdan önemli olan ise, bu kesimde etnik, dinsel, ideolojik ve coğrafi çeşitliliğin yüksek olmasıdır. Dolayısıyla demokrasi ile yönetilen ülkelerde orta sınıflar kitle partilerinin de tabanını oluşturur ve söz konusu partiler de orta sınıfı geliştirmek üzere uğraş verirler.
AK Parti de kuruluşundan itibaren bu ihtiyacın farkındaydı. Resmi ideoloji, devletçi bürokrasi ve tekelci sermayeye karşı, daraltılmış kamusal alanda mücadele verebilmenin önkoşulunun kitle partisi olmaktan geçtiği ve bunun da orta sınıfın geliştirilmesini gerektirdiği açıktı. Nitekim BM rakamlarına göre AK Parti iktidarının ilk on yılında Türkiye’de orta sınıf toplumun yüzde 20’sinden 42’sine çıktı. Bu grubun iç çeşitliliği, yüzde 25’i aşmayan İslami duyarlılıktaki seçmene bir yüzde 25 daha eklerken, AK Parti’yi de kimlikçi kalıplara sıkışmaktan kurtardı. Böylece bütün iç ve dış baskılara karşın, iktidar ideolojik açıdan meşruiyetini pekiştirebildi ve önyargıların kenara itilmesini sağladı.
***
Dolayısıyla rasyonel bakışla, AK Parti’nin bugün de kendisi için doğru olanı yapmayı sürdürmesi doğal bir beklentiydi. Ama öyle olmadı… Son TÜİK verileri ilginç bir duruma işaret ediyor: İbrahim Kahveci’nin vurguladığı üzere eğitim seviyesi ile gelir artışı ters orantılı. Yani eğitimli olanların hayat koşulları göreceli olarak diğer kesimlerden daha kötüye gitmiş. Ayrıca eğitimli kadın istihdamı düşüyor… Açıktır ki burada orta sınıftan söz ediyoruz. Yani çekirdek aile düzeninde yaşayan, karı koca çalışan, kredi kartı borcu yüksek olan, dünyaya entegre bir gündelik hayatı sürdürmeye çalışan ve çocuklarına ‘yatırım’ yapan haneler. Eğitim bu insanların maddi gelirini sağlayan en önemli avantaj. Ne var ki bu hanelerde kadınların göreceli olarak istihdam dışı kaldıklarını ve iş bulan aile üyelerinin de eğitimsizlere oranla daha az gelir artışı elde edebildiklerini anlıyoruz.
Bu tespiti Eylül ayı tüketici güven endeksi rakamları ile birlikte düşünelim: Ağustos ayı ile mukayese edildiğinde, hanelerin maddi durum beklentisi yüzde 2,5; tasarruf etme ihtimali endeksi ise yüzde 10 düşmüş. Bunun anlamı orta sınıfın borç ihtiyacının daha da artacağı ve sosyoekonomik açıdan sıkıntılı bir döneme gireceğidir.
***
Önemli olan bu sonuçların bir siyasi tercihin doğal yansıması olması… Nasıl orta sınıfın güçlendirilmesi ‘eski’ AK Parti’nin siyasi tercihinin uzantısı idi ise, şu anda yaşanan da ‘yeni’ AK Parti’nin siyasi tercihinin, yani milliyetçi popülizmin sonucu. Görünen o ki üst sınıfların ‘hizmet’ üretmesini sağlamak üzere uygulanan dağıtım sistematiğinin yanına, alt sınıfları siyasete bağımlı kılacak bir ihsan mekanizması eklenmek isteniyor. Bunun sosyoekonomik bedelini ödemek zorunda kalan orta sınıfın ise ‘ideolojik olarak’ yakalanabileceği umuluyor. Artık güçlü bir orta sınıfa değil, sahip olduğunu kaybetme korkusuyla iktidara ‘yapışan’ bir orta sınıfa ihtiyaç var ve bu da siyasette çatışma-yalnızlaşma-milliyetçileşme üçlemesi ile sağlanmak isteniyor.
Soru bu yaklaşımın orta sınıf açısından ne denli ikna edici bulunacağıdır. Çünkü eğer ikna edici bulunmazsa, söz konusu stratejinin demokrasiden uzaklaşmayı ifade ettiği kanaati güçlenebilir ve durduk yerde referandumdaki ‘hayır’ cephesi kendiliğinden konsolide edilmiş olur…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024