Etyen MAHÇUPYAN
Ulus devletler dünyasına geçilmesi ile birlikte toplumların sadece ortak hafızası yeniden inşa edilmedi, her ‘milletin’ kendi ayırt edici niteliklerine, giderek kendi ‘fıtratlarına’ ilişkin bir ‘biricik’ olma duygusu yaratıldı. Devletleri yönetmekte olan kadrolar ve onları kuşatan sosyolojik ve ideolojik zümreler, ‘millet’ yaratmanın ne kadar elverişli bir yönetim aracı olduğunu hızla kavradılar. Bir toplum kendine özgü ve başka hepsinden farklı bir ‘millet’ olduğuna inandığında, tehdit ve tehlike algısı derinleşiyor, devlete bağımlılığı artıyordu. Ayrıca ‘millet’ olunduğunda ‘ortak ve kutsal değerler’ olarak ifade edilen birçok sembol adına kötü yönetimleri, özgürlüksüz ortamları, haksız uygulamaları kabullenmek daha kolay oluyordu…
***
Bu açıdan bakıldığında, modernleşmenin getirdiği ‘ileri’ bir safha olarak sunulan milletleşme ve ulus devlet olma halinin, pek de ilerleme ifade etmediğini teslim etmek lazım. İmparatorluklar döneminden çıkılırken, keyfi hiyerarşiden kurtulmuş ve çoğulcu hale gelmiş bir ekonomi ve siyaset düzeni, bunu garanti eden bir hukuk anlayışı oluşturulabilse, belki de sonraki yılların savaş ve yıkımından uzak durulabilirdi.
Ancak 19. Yüzyıl aynı zamanda bir küreselleşme dönemiydi ve Batıya eklemlenmiş bütün coğrafyalarda ‘bağımsızlık’ iradesi Batı tipi uluslaşma ile birleşti. Böylece her toplum veya cemaat birer ‘millet’ oldu, kendi devletini kurdu, tarihini yeniden yazdı… Ama küresel eşitsizlik ve Batının hegemonyası sona ermedi. Hatta daha sistematik, doğal ve meşru hale geldi.
Doğu toplumları ve özellikle coğrafya ve kültür açısından Batıya daha yakın duran İslam dünyası, bu hegemonya karşısında iki uç nokta arasında kaldı. Hem teknik ve teknolojik alanda, hem de devlet mekanizması ve kamusal düzende Batıya benzeme isteği ile kendi ‘biricikliğine’ sahip çıkma, Batıya haddini bildirme arzusu arasında gidip geldi… Nispeten ‘az gelişmiş’ İslami toplumlarda çelişki daha azdı, çünkü kendilerine ilişkin tahayyül abartılmış değildi ve gelişmek için Batıya muhtaçtılar. Hele Batı kolonyalizminin parçası olmuşlarsa, ironik bir şekilde, psikolojik rahatlamayı sağlayacak sentezleri çok daha kolay buldular.
Buna karşılık sömürge olmamış, ulusal ‘gururunu’ korumuş toplumlar hâlâ kurtulamadıkları bir ruhsal döngü içine girdiler. Çünkü Batı ile fazlasıyla girift ilişkilere sahip olmalarına karşın ona uzak ve ondan ayrı olmak istiyorlardı. Ayrıca Batının hegemonik gücünü her an üzerlerinde hissettikleri için çok güçlü bir ‘eşdüzeylilik’ talepleri vardı.
Türkiye ve İran bu açıdan çok benzer ulusal hikâyeler oluşturuyorlar. İkisinde de Batıya yanaşma ve uzaklaşma dönemleri, bunları besleyen manevi ihtiyaçlar ve bu maneviyatın birer ideolojik kılıf içinde kendi sosyolojik zümrelerini yaratması söz konusu…
Hakan Albayrak 1 Ocak yazısında İranlı alim Hüseyin Ali Muntazeri’nin 1989’da, devrimin 10’uncu yılında yaptığı bir konuşmadan alıntı yapmıştı: “Ne yazık ki… Halka değer vermek ve onu söz sahibi yapmak yerine halkın zeki ve aktif güçlerini hayal kırıklığına uğrattık, mücerretleştirdik… Öyle bir noktaya geldik ki, yönetimde kalabilmek için ilk sloganlarımızın ve değerlerimizin karşısında durmak zorunda kalıyoruz.”
***
Bu sadece İslami devrimin gelip tıkandığı bir nokta değil. İran’da Şah dönemi de aynı siyasi kaderi yaşadı… İdeolojiye değil zihniyete ilişkin bir sorunla karşı karşıyayız. Nitekim benzer şekilde Türkiye’de de Kemalist devrimle gelen Cumhuriyet, henüz on yılı doldurduğunda, çıkış ilkelerinin ve söyleminin çok gerisine düşmüştü.
Bugün de sonuçta aynı olguyu tartışıyor, aynı tuzağa düşmemenin yolunu arıyoruz. Laik bir devletçilik dönemine gelen muhafazakâr tepkinin taşıdığı devrimsel özelliklerin iktidardaki on yılın sonunda nasıl solduğunu, yozlaşmaya meylettiğini ve ‘ne yazık ki’ halkı hayal kırıklığına uğratma noktasına evrildiğini konuşuyoruz...
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024