Etyen MAHÇUPYAN
Oy verdiğiniz bir partiden hiçbir beklentinizin olmaması, buna karşılık oy vermediğiniz bir partiden ülkenizi istikrara ve demokrasiye kavuşturmasını beklemeniz epeyce garip bir durum olurdu.
Ama son seçimlerde Türkiye'deki laik kesim bu garip çelişkiyi, garipliğini pek de fark etmeden yaşadı. Anketler hâlâ hükümeti beğenmesine rağmen oy vermeyeceğini, ama muhalefeti beğenmemesine rağmen o partilerden birini destekleyeceğini beyan eden anlamlı ölçekte bir kitlenin varlığına işaret ediyor. Öte yandan AKP'nin ana kitlesi muhtemelen pek fazla irdelemeden, 'doğal yakınlığın' ima ettiği beklentilerle bu partiye oy vermişti ve genelde iktidarın performansından hoşnutsuz kalmadı. Ancak son dönemde özellikle Kürt meselesinde sergilenen yalpalamalar ve Başbakan'ın öfkeli ve hoyrat üslubu, İslami kesim içinde bir miktar rahatsızlık yaratmış gözüküyor.
Verdikleri desteği gerçekçi bir siyasi analize dayandıranlar ise laik kesimin demokratları oldu. Bu grubun değerlendirmesine göre AKP zihniyet olarak demokrat olmadığı gibi, bu yönde hızlı ve radikal bir değişim gösterme ihtimali de zayıftı. Buna karşılık AKP iktidarı hem kendi kesiminin taleplerini taşımasıyla, ama çok daha önemli olarak o güne dek kamusal alanı daraltmış ve hegemonik baskısı altında tutmuş olan Kemalist rejimin nüfuzunu kısıtlamasıyla 'demokratikleştirici' bir güçtü. Diğer bir deyişle AKP'den beklenen nihai anlamda 'en doğru' reformları yapmasından ziyade, yanlış olan bu sistemin zeminini dağıtmasıydı. Bu çabanın AB üyelik sürecinde kaçınılmaz olarak bir demokratik reform stratejisi oluşturacağı öngörülüyordu ki nitekim öyle de oldu...
AKP hiçbir seçimde topluma demokratların anladığı anlamda bir demokrasi sözü vermedi. Millet kavramının meşruiyetine sığınarak çoğunlukçu bir demokrasi anlayışını taşıdı, ama bunu Osmanlı geçmişinden beslenen bir paylaşımcılık ve mağdurları sahiplenme tutumu ile destekledi. Öte yandan bunca yıl iktisadi imkânlardan yararlanmamış olan geniş bir kesimin beklentisi doğrultusunda, sosyal duyarlılık açısından zayıf, sağcı bir kalkınmacılığı hızla üstlendi ve bunun nemasını da cemaatçi kodlar dahlinde bölüştürdü. Kısacası 'demokrasi' AKP'nin Türkiye tasavvurunun zorunlu bir önkoşuluydu, çünkü rejimin antidemokratik niteliği İslami kesimi dışlamaktaydı. Aksi halde sistem ne bu kesimin çoğunluğunu, ne de AKP kadrolarını fazla rahatsız etmiyor olabilirdi...
Demokrasi ihtiyaç duyulan bir zemin olduğu ölçüde, AKP de demokratik reformların peşine düştü. Ancak belirli bir reform stratejisi sonucunda varılmak istenen bir 'demokrasi ideali' hiçbir zaman var olmadı. Ne var ki bu yadırganacak bir durum değil... Gerçekçi olacaksak beklenebilecek olan tam da buydu. Çünkü demokrasi konusunda İslami kesimde temellendirilmiş bir tahayyülün oluşması, ancak bu aşamadan sonra zihniyet olarak demokratlığa meyleden yeni nesillerin talepleriyle ortaya çıkabilir. Öte yandan AKP mukayesesiz olarak kendisini yenilemeye en açık tutan ve değişimi doğallaştırabilen parti olmayı da sürdürüyor. Dolayısıyla demokrasi tasavvurunun gelişmesi yeni bir partiyi değil, çok muhtemelen yine AKP'yi işaret etmekte.
Ancak vurgulamak gerek ki AKP'nin asıl hedefi yeni bir demokrasi değil, aslında yeni bir cumhuriyetti... Bu cumhuriyetin eskisinden farkı iki yönlüydü ve her ikisinde de önemli yol alındı. Birincisi rejimin toplumla barışmasıdır. Bu alanda en temel mesele Sünni Müslümanların kimlikleri ve kültürleriyle ekonomik ve sosyal alanda kendilerine yer bulması ve o alandaki karar mekanizmalarında çoğunluk oluşturarak etkili olmasıydı. Ama 'rejimin toplumla barışması' Kürtlerle, gayrimüslimlerle ve Alevilerle de farklı yönlerden barışması demekti ve iktidar her üçünde yetersiz de olsa niyetini gösteren adımlar attı. Ama her üçünde de, gayretler hükümete risk yaratma ihtimali olduğu noktada tıkandı. AKP'nin yaratmak istediği cumhuriyetin ikinci yönünde ise siyasetin devletle barışma süreci vardı. Bu bir yandan devlet sistematiğinin askeri ve yargısal vesayetten kurtulmasını, diğer yandan da İslami kesimin devlet kadrolarına ve bürokratik mekanizmaya doğal bir biçimde nüfuz etmesini ima ediyordu. Sonuç dini olmayan, ama dindarların yöneteceği bir cumhuriyet olacaktı.
Anlaşılacağı gibi, AKP'nin hayalindeki ve halen gerçekleşmekte olan bu cumhuriyet bizatihi 'demokrat' bir zihniyete dayanmıyor, ama eski cumhuriyete nazaran apaçık biçimde daha demokratik... O nedenle de hâlâ eski cumhuriyeti savunurken AKP'nin demokrat olmadığı eleştirisi yapmanın toplum nezdinde getirisi olmuyor.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024