Gülay GÖKTÜRK
Tekkeler, zaviyeler ve başkanlık sistemi
13.03.2013
5144
Tekke ve zaviyeler elbette açılmalı. Aslında bundan yıllar yıllar önce açılmalıydı.
Ama tam da şimdi, BDP-PKK ile AK Parti arasında "aldım verdim" pazarlığı iddialarının ortalığı kapladığı bir zamanda değil...
Altan Tan'ın tekke ve zaviyelerin yeniden açılması için kanun teklifi hazırlaması, doğru bir işin yanlış bir zamanda yapıldığında ne kadar zararlı hale geldiğinin örneği olarak ders kitaplarında okutulmalı bence...
Ne yapılmaya çalışılıyor?
BDP-PKK İmralı sürecini "kendi inisiyatiflerinde yürüyen bir pazarlık" gibi göstermeye çalışarak bindiği dalı kestiğinin farkında değil mi? Bu sürecin tek başarı şansının AK Parti'nin güçlü olması ve geniş muhafazakâr kitleleri çözüme ikna etmesi olduğunu hâlâ göremiyor mu BDP ya da PKK veya Öcalan?
BDP -eğer çözüm istiyorsa- AK Parti'nin kitleler içindeki gücünü, itibarını ve güvenilirliğini gözü gibi korumak zorunda olduğunu kavramadıkça ve ona uygun davranmadıkça bu sürecin ilerlemesi çok zor...
Başkanlık çözüm sürecini zehirliyor
Aynı yanlış zamanlama, daha da vahim olarak, başkanlık sistemi için de söz konusu.
Değerli sosyolog Nur Vergin, Solon'un, "Hangi anayasal sistem daha iyidir" sorusuna şu cevabı verdiğini söylüyor: "İlk önce bana şunu söyleyin, hangi halk için ve hangi dönemde?"
Bugün yaşasaydı ve Solon'a başkanlık sisteminin iyi olup olmadığı sorulsaydı, cevabı yine aynı olacaktı sanırım: Hangi halk için ve hangi dönemde?
Erdoğan başkanlık sistemine geçiş sinyalleri vermeye başladığından beri çırpınıyorum; "Aman sakın yapmayın; yeni anayasayı harcamayın" diyorum. "Böyle bir tartışma, yeni anayasa tartışmalarının tek teması haline gelerek, bütün diğer tartışmaların yapılamaz hale gelmesine sebep olur. Böylece, yıllardır beklediğimiz yeni anayasa hayali bir başka bahara kalır. Toplum da haklı olarak aldatıldığını; AK Parti'nin 'yeni anayasa'dan tek muradının başkanlık sistemine geçiş olduğunu düşünür" diye uyarıyorum.
Sonuç aynen öyle oldu...
Bugün apaçık bir şekilde görüyoruz ki, yeni anayasaya başkanlık sistemini monte etme çabaları, sadece yeni anayasa tartışmalarının eksenini saptırmıyor, aynı zamanda çözüm sürecini de zehirliyor. Başta MHP ve CHP olmak üzere sürecin bütün muhalifleri, propagandalarının ana temasını "PKK'yla başkanlık pazarlığı" üzerine kuruyorsa bu boşuna değil. Çünkü bu propaganda hiçbir partiye angaje olmayan "sokaktaki vatandaş" üzerinde, hatta AK Parti'nin kendi tabanında bile son derece etkili oluyor. Yeni anayasa da, çözüm süreci de bu yüzden ağır yaralar alıyor.
Ufukta koalisyon mu var ki?..
Eğer bu tartışma geniş kitlelerin koalisyon çekişmelerinden bunaldığı bir dönemde açılsaydı olay bambaşka gelişebilirdi. Ama mevcut partinin 10 yıldır gayet istikrarlı bir yönetim kurduğu bugünkü şartlarda, kimse sistem değişikliği yapma ısrarının sebebini anlamıyor. Evet, Burhan Kuzu sürekli olarak bugünkü istikrarın özel koşullardan kaynaklandığını; yarın öbür gün bir koalisyon gelse bütün kazanımların birkaç ayda tepetaklak olabileceğini söylüyor.
O zaman ben de diyorum ki, madem yakın gelecekte bir koalisyon görünmüyor, belki de en doğrusu, başkanlık sistemi tartışmasının Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı koltuğuna otururken değil, görev süresi bitip de bırakırken açılmasıdır. Yeni anayasanın çıktığı, Kürt sorununun çözüldüğü, şiddetin geçmişte kaldığı ve Erdoğan'ın göğsünü gere gere "Kendim için bir şey istiyorsam namerdim" diyebileceği bir zamanda..
.
Altan Tan'ın tekke ve zaviyelerin yeniden açılması için kanun teklifi hazırlaması, doğru bir işin yanlış bir zamanda yapıldığında ne kadar zararlı hale geldiğinin örneği olarak ders kitaplarında okutulmalı bence...
Ne yapılmaya çalışılıyor?
BDP-PKK İmralı sürecini "kendi inisiyatiflerinde yürüyen bir pazarlık" gibi göstermeye çalışarak bindiği dalı kestiğinin farkında değil mi? Bu sürecin tek başarı şansının AK Parti'nin güçlü olması ve geniş muhafazakâr kitleleri çözüme ikna etmesi olduğunu hâlâ göremiyor mu BDP ya da PKK veya Öcalan?
BDP -eğer çözüm istiyorsa- AK Parti'nin kitleler içindeki gücünü, itibarını ve güvenilirliğini gözü gibi korumak zorunda olduğunu kavramadıkça ve ona uygun davranmadıkça bu sürecin ilerlemesi çok zor...
Başkanlık çözüm sürecini zehirliyor
Aynı yanlış zamanlama, daha da vahim olarak, başkanlık sistemi için de söz konusu.
Değerli sosyolog Nur Vergin, Solon'un, "Hangi anayasal sistem daha iyidir" sorusuna şu cevabı verdiğini söylüyor: "İlk önce bana şunu söyleyin, hangi halk için ve hangi dönemde?"
Bugün yaşasaydı ve Solon'a başkanlık sisteminin iyi olup olmadığı sorulsaydı, cevabı yine aynı olacaktı sanırım: Hangi halk için ve hangi dönemde?
Erdoğan başkanlık sistemine geçiş sinyalleri vermeye başladığından beri çırpınıyorum; "Aman sakın yapmayın; yeni anayasayı harcamayın" diyorum. "Böyle bir tartışma, yeni anayasa tartışmalarının tek teması haline gelerek, bütün diğer tartışmaların yapılamaz hale gelmesine sebep olur. Böylece, yıllardır beklediğimiz yeni anayasa hayali bir başka bahara kalır. Toplum da haklı olarak aldatıldığını; AK Parti'nin 'yeni anayasa'dan tek muradının başkanlık sistemine geçiş olduğunu düşünür" diye uyarıyorum.
Sonuç aynen öyle oldu...
Bugün apaçık bir şekilde görüyoruz ki, yeni anayasaya başkanlık sistemini monte etme çabaları, sadece yeni anayasa tartışmalarının eksenini saptırmıyor, aynı zamanda çözüm sürecini de zehirliyor. Başta MHP ve CHP olmak üzere sürecin bütün muhalifleri, propagandalarının ana temasını "PKK'yla başkanlık pazarlığı" üzerine kuruyorsa bu boşuna değil. Çünkü bu propaganda hiçbir partiye angaje olmayan "sokaktaki vatandaş" üzerinde, hatta AK Parti'nin kendi tabanında bile son derece etkili oluyor. Yeni anayasa da, çözüm süreci de bu yüzden ağır yaralar alıyor.
Ufukta koalisyon mu var ki?..
Eğer bu tartışma geniş kitlelerin koalisyon çekişmelerinden bunaldığı bir dönemde açılsaydı olay bambaşka gelişebilirdi. Ama mevcut partinin 10 yıldır gayet istikrarlı bir yönetim kurduğu bugünkü şartlarda, kimse sistem değişikliği yapma ısrarının sebebini anlamıyor. Evet, Burhan Kuzu sürekli olarak bugünkü istikrarın özel koşullardan kaynaklandığını; yarın öbür gün bir koalisyon gelse bütün kazanımların birkaç ayda tepetaklak olabileceğini söylüyor.
O zaman ben de diyorum ki, madem yakın gelecekte bir koalisyon görünmüyor, belki de en doğrusu, başkanlık sistemi tartışmasının Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı koltuğuna otururken değil, görev süresi bitip de bırakırken açılmasıdır. Yeni anayasanın çıktığı, Kürt sorununun çözüldüğü, şiddetin geçmişte kaldığı ve Erdoğan'ın göğsünü gere gere "Kendim için bir şey istiyorsam namerdim" diyebileceği bir zamanda..
.
Yorum Yap
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar (2)
- Başkanlık bu pespayeliği de ‘düzeltir’ mi?
10.01.2016 - Dokunulsun mu, dokunulmasın mı?
8.02.2016 - Yine aynı komisyon
3.02.2016 - 'Nişantaşı tepinirken ağlar Güneydoğu'
31.12.2015 - HDP kendisini kapattırmaya çalışıyor
29.12.2015 - Sadede gelelim
27.12.2015 - DTK çözüm hamlesi yapacakmış!
25.12.2015 - Washington-Moskova arasında
22.12.2015 - Kürt Paketi
21.12.2015 - Çözüm Masası’na dönülsün, diyenlere
18.12.2015
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Tuncay Tezel
Ne seviyorsunuz tarihi tiyatroları oynamaya devam etmeyi.. Kürt siyaseti, Türk siyaseti, Laz siyaseti mi var adamlar terör örgütüne militan yetiştiriyor. Komünist isyan için canlı bomba yetiştiriyorlar, hala ırk siyaseti salatası yapıyorsunuz. Ayıptır artık, yeter artık kesin bu tiyatroyu oynamayı..
Baris Seven
Bravo Tayiz..gerçerçekten mükemmel bir şekilde KCK operasyonlarını çarpıtmışsın. Tek soru: KCK operasyonları ne zaman başladı?.. Tek cevap: DTPnin yerel seçimlerde AKPye büyük darbe vurduğu Mart 2009 son haftasında! Hal bu iken kalkıp yok PKK şöyle strateji çizdi, böyle dedi ne demek oluyor. Bir gram aklı olanlar bile, çatışan güçlerin sürekli ikili stratejiler izledikleri, biri olmayınca diğerine ağırlık verdiklerini bilirler...Bırak bu çarpıtmaları da doğru düzgün bir şeyler yaz..