Gülay GÖKTÜRK
Bugün Türkiye'de hiç kimse devlet içinde konuşlanmış bir yapının seçilmiş hükümete ve ülkenin siyasi istikrarına karşı art arda operasyonlar yapmasını savunmuyor, tam tersine herkes böyle bir yapının tasfiyesinin demokratik hukuk devleti açısından olmazsa olmaz olduğunu kabul ediyor. Bu tasfiye hareketinin bir parçası da HSYK'da olabilir. Prensipte buna da kimsenin bir itirazı olamaz. Mesele, bu tasfiyenin nasıl yapılacağı ve yerine neyin getirileceğidir.
HSYK bundan üç yıl önce yine gündemimizdeydi. O zamanlar Kemalist bir kliğin hakimiyetindeki HSYK, askeri vesayetin yargı içindeki uzantısı gibi çalışıyordu. Bu Kemalist kliğin tasfiyesi 2010 değişikliğinin tek hedefiydi. Bu o kadar acil bir siyasi hedefti ki, yönteme aldırılmadı. Bakanlık bürokrasisinin tepesindeki bazı isimlerin örgütledikleri organize bir hareketle Kemalist klik tasfiye edilirken, HSYK'nın başka bir kliğin kontrolüne geçmesine göz yumuldu. Taa ki o klik iktidarı hedef alıncaya kadar...
Bir zümreden başka zümreye
Şimdi hedefte o zümre var. Bu defa da o zümre temizlenip yürütmenin kontrolü altında bir HSYK oluşturulmaya çalışılıyor. Ve böylece yine başa dönüyoruz. Böyle giderse, HSYK bu defa da bir başka siyasi gücün kontrolünde "siyasi" bir yapı olacak.
Oysa bir ihtimal daha var. (Ya da vardı mı demeliyiz?)
Tarihinde ilk kez HSYK'yı siyasi bir araç olmaktan çıkarıp hukuki bir kurum haline getirmeye çalışmak...
Bu, şu anda hükümetin yapmakta olduğundan bambaşka bir yol izlenmesini gerektiriyor. Hükümetin HSYK'yı yeniden tanzim için tek başına oturup bir yasa yaparak kendi kontrolüne almak yerine, Meclis'teki bütün partilerle işbirliğiyle ortak bir formül bulmaya çalışması şart. Bu konuda yıllardır uyarılarda bulunan sivil toplum kuruluşlarını, hukuk insanlarını işin içine katarak herkesi tatmin edecek kalıcı bir çözüm bulunması gerekiyor.
Siyasete sahip çıkalım derken...
Ben de birçok demokrat gibi, yaşadığımız olayın meşru hükümete karşı yargı içindeki mevziler kullanılarak yürütülen siyasi bir operasyon olduğunu görüyorum, siyasete sahip çıkmanın birinci mesele olduğunun farkındayım ve bunu sık sık dile getirdim.
Ama, ya o "sahip çıkılan" siyaset, büyük bir hızla hukuk devletini imha noktasına doğru gidiyorsa? Girdiği bu yolda ilerledikçe, tasfiyeye çalıştığımız derin yapının kontrolüne girme tehlikesi ile karşı karşıya isek? Despot devletin bütün yöntemlerini, bütün alışkanlıklarını, teamüllerini ve hoyratlığını kullanmakta tereddüt etmiyorsa?
Söyler misiniz, o zaman biz neye sahip çıkmış olacağız?
Başbakanlık Müşaviri Hamdi Kılıç'ın sosyal medyada dolaşan şu sözlerine bakın: "Bu ülkede devlet geleneği diye bir şey hâlâ var. Bunun ne olduğunu anlamak için biraz tarih okumak yeter. Devlet geleneğimizin kendini korumak için tarih boyunca geliştirdiği reflekslerin bir kısmı epeyce ürpertici, benden hatırlatması." (Sözcü, 2 Ocak 2013)
Meşru siyasete sahip çıkalım derken bu süreç içinde meşruiyetini yitirmiş bir siyasetle karşı karşıya kalma tehlikesinin farkında mıyız?
Kullandığınız araç sizi de dönüştürür
Hiç kimse, bu dönemin geçici bir dönem olduğu, olağandışı dönemlerde olağandışı uygulamalara başvurmanın mazur görülebileceği gibi gerekçeler yaratmaya çalışmasın. Fırtına bitip ortalık süt liman olduğunda yeniden "hukukun üstünlüğüne" dönülebileceği gibi hayallere kapılmasın.
Bir an için bu gidişin engellenemediğini, iktidarın ağır hukuk ihlallerini sürdürdüğünü ama buna rağmen halkın çoğunluğunun desteğini almaya devam ettiğini düşünün. Böyle bir durum, isterse evliya gibi insanlardan oluşsun, her iktidarı mahveder. Ne yaparsa yapsın halk desteğini arkasında bulacağını gören bir iktidar, neden hukuk devletine saygılı olmaya çalışsın ki? Neden kuvvetler ayrılığı diye bir "takıntı" yüzünden kendi elini kolunu bağlasın ki? Halkın çoğunluğu hukuk mukuk takmıyorsa, o neden taksın ki?
Bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Siyasetin, kendisini hedef alan bu siyasi operasyondan kurtulmasına yardım edilmelidir. Ama nasıl kurtulduğu, kurtulup kurtulamayacağı kadar önemlidir. Eğer iktidar bu operasyondan hukuka ve demokrasiye sarılarak çıkarsa hem kendisini kurtarır hem de Türkiye'nin önünü açmaya devam edebilir.
Ama mücadele yöntemi olarak bugün kullandığı araçları kullanmaya devam ederse, o araçlar onu da dönüştürür ve tanınmaz hale getirir. İşler öyle bir noktaya gelebilir ki, bir bakmışsınız ortada"korunmaya" değer bir şey de kalmamış.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015