Gürbüz ÖZALTINLI
“Siyasetin altın kuralı” iddialı bir niteleme; haklısınız. Fakat var galiba böyle bir şey. Nedir, derseniz; cevabım “niyet edilmemiş sonuçlar”dır. Siyaset kurucular kendi cephelerinden bir hesap yapıp güçlerini kullanıyorlar; bundan bir sonuç umuyorlar. Fakat siyaset çok aktörlü bir oyun. Bütün çelişik ya da bitişik iradeler harekete geçiyor ve bilardo topları gibi birbirlerine çarparak yeni yönler tutturuyorlar. Oysa siyasetin bilardodan büyük bir farkı var; ne kadar usta olursanız olun etkileşimlerin yaratacağı yönü, doğacak sonuçları tayin edemiyorsunuz. Çünkü insanların iradesi var ve bu, ne kadar yetkin olursa olsun tek merkezden belirlenebilir bir şey değil. Bilardo toplarının iradesi yok. Ona rağmen bilardocular da iyi bilir ki, en ustalar bile masaya bir yere kadar hakimdirler. O kırmızı beyaz toplar bile, biraz kendi bildiklerini oynarlar ve sonsuza kadar sayı yapamazsınız.
Bugünlerde işte bunu yaşıyoruz. Dönüp bakalım. Sırasıyla Erdoğan’ın, Kılıçdaroğlu’nun, Akşener ve İmamoğlu’nun çatışan niyetlerinin günün sonunda hepsini aşan nasıl bir sonuç yarattığını hatırlayalım.
Kendisini şaşmaz bir oyun kurucu gören, iradesine haddinden fazla güvenen Erdoğan, seçimlere giderken bir vuruş yaptı; İmamoğlu’nu oyunun dışına itmek istedi. Kimilerine göre bu, muhalefet blokunda kriz yaratmaya; iç çatışma çıkartmaya dönük sofistike bir hamleydi. Bana sorarsanız rekabetinden korktuğu bir aktörü etkisizleştirmek; gözüne kestirdiği Kılıçdaroğlu’yla baş başa kalmak amacı taşıyordu.
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun (ve bir ihtimal olarak Yavaş’ın) kendisine rakip olduğunun farkındaydı; daha işin başında “belediye başkanlığına devam edecekler” ilanıyla tutumunu belli etmişti. İmamoğlu’na yasak gelince, onu kahramanlaştıracak bir dalga yaratılmasını istemedi; konuyu “İstanbulluların iradesine saldırı” olarak çerçeveledi ve söndürdü. Çok belli ki, niyeti İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ı belediye başkanı konumundan daha öteye taşımamaktı.
Meral Akşener ise Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı olduğunu herkesin anlayacağı açıklıkta belli etmişti. Seçenek olarak Mansur Yavaş’ı tercih etse de bunun masaya getirilmesinin zorluğunu gördüğü için ağırlığını İmamoğlu’ndan yana koydu.
İmamoğlu da doğrusu, son dakikaya kadar kendisini masada seçenek olarak tutmaya çalıştı; kenara çekilmedi.
Kısacası herkesin kendisine göre bir hesabı vardı.
Sonra, hepimizin gözü önünde çok tuhaf birkaç gün yaşandı. Akşener kalktı gitti, kırıp döken bir konuşma yaptı. Niyeti neydi belli olmadı. Belli ki hesap etmediği bir tepki duvarına çarptı, masaya döndü. Gidişi şaşırtıcıydı; dönüşü daha da şaşırtıcı oldu.
Peki sonra ne oldu? Erdoğan’ın da, Kılıçdaroğlu’nun da, İmamoğlu ve Akşener’in de hesabında olmayan yeni bir kompozisyon kuruldu. Siyasetin altın kuralı işledi: Niyet edilmemiş sonuçlar…
Yazının başlığındaki soruya dönebiliriz; siyasetin altın kuralı kimleri sandığa gömecek?
Bana sorarsanız bu sonuç Erdoğan’ı sandığa gömecek. Muhalefet blokunu dizayn etmek için yaptığı hamle, olabilecek en güçlü muhalefet bileşimini yarattı.
Kampanyayı izleyenler sanırım hak verecektir; Yavaş’ın da İmamoğlu’nun da yarattığı çok büyük bir etki var. Yavaş, sakin ve çok inandırıcı polemiklerle Erdoğan’ın “ben yaparım onlar yapamaz” iddiasını tane tane anlatarak ezip geçiyor. Anadan doğma sosyal devletçi bir kumaşı var. Üstelik tabiatı gereği, sağcı seçmenin duyacağı bir dille konuşuyor. Rol yapmıyor. İmamoğlu da, İstanbul’u Erdoğan’dan söküp alırken hangi üslupla, hangi enerjiyle bağ kuruyorsa kitlelerle aynı yolda ilerliyor. Çok açık söylemek gerekir ki, İmamoğlu ve Yavaş’ın kürsüdeki performansları olmasaydı Kılıçdaroğlu için çok zor bir seçim olurdu bu.
Niyet edilmemiş başka sonuçlar da bizi bekliyor kanısındayım. Bunlardan birisi de TİP’in başına gelecek. Kürsüleri oldukça başarılı kullanan sözcülerle popülarite yakaladı bu parti. Kadıgil’i doğrusu ben de dinlemeye doyamıyorum; hele Soylu’ya haddini bildirirken. Şık fazla öforik. Başkan da, bıyıkları keserse daha karizmatik olabilir. Ama bu işler retorikle yürümüyor sadece. Reel siyasette hangi niyetlerle hangi kararları alıyorsunuz; asıl mesele bu. Ortamı yakaladık; muhalefetin tatmin edemediği bir kesim var, toplumun radarına girdik, yarına yatırım yapalım, partimizi kuvvetlendirelim, şöyle bir güzel bağımsız yüzümüzü gösterelim dediğiniz zaman, size sorarlar; nereye hemşerim? Hani her bir oy çok önemliydi? Hani en önemli mesele iktidarı yenmekti? Hani, sen ben yok, biz vardı?
Altın kural TİP için de işleyecek kanısındayım. Sandığa gömülecekler arasında onlar da var.
Sonuncusu Muharrem İnce bey. Hiçbir fikri, ideolojisi, siyasi programı olmayan tam bir zamane oportünisti. Muhalefetin başarısızlığına yatırım yapan taşra kurnazı. Tek başına ikbal kovalayan, başkaca hiçbir şeyi umursamayan asabi demagog. Ayasofya’nın açılışına seccadeyi kapıp koşan Kemalist öğretmen.
Bu arkadaşı da altın kural çarpacak.
Bu söylediklerimin, bu iktidardan kurtulmak için can atan bir adamın temennileri mi, yoksa haklı çıktığı öngörüleri mi olduğunu anlamamız için üç hafta kaldı.
Bekleyelim bakalım…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023