Hadi ULUENGİN
DÜNKÜ Taraf’ın şu çok enfes “Vladimir Erdoğan” manşetine geleceğim ama ilkin oVladimir Putin’in ülkesinden ulaşan inanılmaz bir haberle başlayacağım.
***
KİEV birlikleri Rus ayrılıkçıların ele geçirdiği bölgeler arasında yer alan ve yine Donetsk havzasında bulunan Slaviansk şehrine önceki hafta tekrar Ukrayna bayrağı diktiler.
Bunun üzerine de Moskova televizyonlarının birinci kanalı Pervyi Kanal 14 Temmuz haberlerinde nasıl bir röportaj yayınladı biliyor musunuz? Şimdi sıkı durun!
***
ORA mültecisi olarak takdim edilen bir hatun ekrana çıkartıldı ve Ukraynalı askerlerin kent meydanında ve herkesin gözü önünde üç yaşındaki bir çocuğu çarmıha gerdiğini anlattı.
Muhtemelen yok devenin nalı diyeceksiniz ama yemin ediyorum ki aynen böyle oldu.
Zavallı küçük Mesih... Masum ruhu modern Romalılara kurban gitmiş...
Zaten sunucu da “Vah vah, demek 21. asır Avrupa’sının göbeğinde hâlâ bu tür vahşet uygulanırken Batı yine de Kiev’i desteklemeyi sürdürüyor” gibisinden sözler yumurtladı.
Artı, hem kadını “ifşa cesaretinden” (!) dolayı tebrik etti, hem de hiçbir kılıfa sığmayan minareye rağmen bu rezil yalanın “gerçekliğine” (!) inandırmak için diller döktü.
Fakat tabii haber yerinde araştırılınca dezenformasyon ortaya çıktı ama ne gam!
***
NE gam, çünkü Putin ve onun bir dediğini iki etmeyen medya zaten kaçın kurası...
Stalin’in katlettiği liderleri filmlerde makaslamak veya Kızıl Ordu erlerinin Berlin’de çaldığı saatleri fotoğraflarda rötuşlamak falan, komünist dönemden kaşarlanmışlıkları var.
Dolayısıyla, tekrar Ortodoks sofuluğa yönelen Rus ahali bu da defa çarmıh eksenli Hıristiyan mitolojilerle manipüle ediliyor ve eski metot zamanın ruhuna uyarlanmış oluyor.
Eh, gitti işçi kanı içen gaddar kapitalist, geldi masum çocuk katleden vahşi Ukraynalı!
Zaten aynı manipülasyon şimdi de son düşürülen Malezya uçağı için de uygulanıyor.
Ve tabii ki bütün bunları Putin’in temsil ettiği otoriter ideoloji çerçevesinde okumak gerekiyor ki,Taraf’ın dünkü “Vladimir Erdoğan” manşetine şimdi bu bağlamda geliyorum.
***
EVET, farklılıklar mevcut ama yine de iki lider arasındaki benzerlikler göz çıkartıyor.
Bunların en birincisini de hem kendilerine ilahi misyon vehmettiklerinden, hem ebedi iktidar istediklerinden; hem de demokrasi kültürüne uzak iklimlerle haşır neşir olduklarından gerekPutin’in, gerekse AKP önderinin yukarıdaki otoritarizmle bütünleşmeleri oluşturuyor.
Orada oligarklarla, burada ise yeni sermayedarlarla iktisadi vektörlerini yaratıyorlar.
Fakat yine de doğru, Türkiye’nin çoğulculuk geleneği Rusya’dan daha yerleşik olduğu içindir ki ülkemiz o Rusya’nın vardığı ölçüde bir despotizme henüz sürüklenmedi.
Medya işi Hizmet Camiası’nın çocuk kanı da içtiğine dair haber yapmaya vardırmadı.
Ama eli kulağındadır ve zaten de Erdoğan’ın başkanlığı bunun için büyük rizikodur.
***
ÖTE yandan, Kremlin lideri Slavofil, Ankara lideri ise dinî ruhiyatı öncelikli kıldığından her ikisi de insiyaki bir refleksle anti-Batı eksende siyaset üretmeye yöneliyorlar.
Nitekim dün hayalî bir Şanghay Örgütü’ne methiye düzen ve “Putin derse lâf yok, ben söyleyince kıyamet kopuyor” diye yakınan Erdoğan’ın bugün de Ukrayna’yı, yani o Batı’yı dışlayacak petrol hattına he demesi veya Rusya’yla gümrük birliğini hedeflemesi realpolitik ve ekonomik tercihlerin çok ötesinde, aslında ideolojik bir tercihin suretine ayna tutuyor.
Yani demokrasiye yabancılaşan ve otoritarizmle bütünleşen seçeneği yansıtıyor ki, dolayısıyla ha Vladimir Erdoğan, ha Recep Tayyip Putin demişiz, artık aynı kapıya çıkıyor.
Oysa bu kapıdan uzaklaşalım, çocukların çarmıha gerildiğine dair yalanlara açılıyor...
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.02.2016
12.02.2016
6.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
18.01.2016
15.01.2016
8.02.2016
1.02.2016
25.12.2015