Hadi ULUENGİN
MALÛM, üstün zekâ derken vasatı çok aşan bir beyin sistematiğini kastediyoruz.
Peki de şu “üst akıl” nereden çıktı?
Kim tarafından icat edildi? Nasıl oluyor da lügate girdi? Hangi kontekste peydahlandı?
Daha önce bu deyimi ya işitmiyorduk, ya da kırk yılın birinde kulağımıza çalınıyordu.
Oysa en başta Recep Tayyip Erdoğan, sözkonusu ifade artık ağızdan düşmez oldu.
Ak Saray kiracısı hoşuna gitmeyen bir durumla mı karşılaştı?
Sorumlusunu ve suçlusunu derhal her şeye kâdir bir “üst akıl”da keşfediyor!
Cumhurbaşkanı’na sorarsanız, kim ki kendi iradesinin dışına taşan bir olayın aktörüdür, o şahıs mutlaka bir “üst akıl” tarafından yönetilmektedir… İpleri başkasının elindedir…
Hâl böyle olunca da tabii bilumum hınk deyiciler yine aynı telden çalıyor.
Varsa “üst akıl”, yoksa “üst akıl” ki, bizim gibi “alt akıl”a (!) mahkûm olmuş sıradan fanilerin elinde hayatı çaresizlikle izlemekten başka hiçbir alternatif kalmıyor.
***
İŞİN aslına bakarsanız yukarıdaki kavram nispeten yeni yeni kullanılıyor ama özünde ebedi ve ezeli komplo teorileri mantığının ehlileştirilmiş bir şekline tekabül ediyor.
Siyaseten doğrucu “terbiye” (!) terminolojiyi değiştirip aynı temcit pilavını ısıtıyor.
Zira “üst akıl” derken tıpkı eskisi gibi her şeyi hesaplamış, tedbirini almış, kararını uygulatmak için de piyonlarını seçmiş bir gizli güç veya güçler koalisyonunu kastediliyor.
Komplo teorisini uyduran da kendi meşrebine göre bu şer odağının kâh Yahudiler, kâh Masonlar, kâh emperyalistler, kâh tekeller vs. olduğu varsayıyor ki, birkaç örnek vereyim…
***
ÇARLIK polisinin yazdığı “Sion Protokolleri”ni göstererek dünyayı Musevilerin yönettiğine; ABD ordusunun tedbirsizliğini es geçerek Pearl Harbor baskınını bizzat Başkan Roosevelt’in tezgâhladığına; papanın Leh asıllı olmasından yola çıkarak komünizmi Vatikan’ın yıktığına veya sevgilisi “Dodi” Mısırlıydı diyerek Prenses Diana’yı İngiliz istihbaratının öldürdüğüne dair zırva yumurtlamış olanların bini bir paradır…
Bizim tarafta ise durum tam fecaat! Çok az ulus elimize su dökebilir…
Şayet İslamcıysanız, yukarıdakilerine ek olarak bir de aynı tür bir “üst aklın” Müslüman “soykırımına” (!) kılıf uydurmak için 11 Eylül’ü düzenlediğine iman edersiniz.
Ulusalcıysanız, Batı’nın Türkiye’yi bölmek ve “Sevr’i hortlatmak” (!) için Kürt ve Ermeni sorunlarını fıştıkladıklarına inanırsınız.
Komünistseniz de her taşın altında kapitalist- emperyalist kumpas keşfedersiniz.
Yani şeyleri daima gaipten inen bir “üst aklın” ve “öteki”nin varlığıyla açıklarsınız.
Dolayısıyla, Türkiye’de zaten hükümran bu beyin ikliminden ötürü Cumhurbaşkanı ne dil pelesengi ettiği deyimle, ne de etiketini taşıdığı siyasi familyayla istisna oluşturuyor.
***
OYSA böyle bir “üst akıl” yok! Hiçbir zaman da olmadı! Olmayacak da!
Sözkonusu kavram irrasyonel düşünceyi sanki rasyonelmiş gibi allayıp pullamaya çalışıyor ama geri planında hem kadercilik ve çaresizlik, hem de mazeret arayışı yer alıyor.
Fakat tabii ki “üst aklın” olmadığını söylemek farklı devlet, kurum ve organizmaların stratejiler, taktikler, senaryolar üzerinde çalışmadığını iddia etmek anlamına da gelmiyor.
Şüphesiz ki bunlar var ve olmaya devam edecekler.
Ancak böylesine bir mevcudiyeti kabullenmek bir şeydir, irade ve istek dışı her gelişmeyi her şeye kâdir bir “üst aklın” “aklı evvelliğine” yormak bambaşka bir şeydir!
Zaten rasyonel düşünceyle yukarıdaki irrasyonel düşünceyi sanki rasyonelmiş gibi süslemeye çalışan komplo zihniyeti arasındaki fark da işte tam burada yatıyor.
Akıl akıl, Allah rızası için öyle “üst” müst olmadan bir gel de, sadece mantığa takıl!
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.02.2016
12.02.2016
6.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
18.01.2016
15.01.2016
8.02.2016
1.02.2016
25.12.2015