Hasan Bülent KAHRAMAN
Kürt konusunda daha önce Türklerin kafası karışıktı, şimdi dikkat çekici olan, artık Kütlerin kafasındaki karışıklık!
Nasıl karışmasın? Ortada bir PKK gerçeği var. Daha önce Kürt sorununun ayrılmaz bir parçası olarak düşünülen, eğer Türkiye bu konuyu halledecekse o çözümün en önemli elemanıdır, ondan bağımsız değildir denen PKK artık Kürtlerin kafasını karıştırıyor. İşin içinde, her şeyden önce, PKK'nın bugüne kadar bu kesimin önderliğini yapmış Abdullah Öcalan'la giriştiği bir liderlik savaşı var. Açıklıkla izlenebiliyor ki, (kafası iyice karışık olan) Öcalan artık başka bir kıyıdadır, PKK başka bir kıyıda. Hatta büyük bir ihtimalle PKK kendi içinde de bölünmüştür. Herkes ayrı bir telden çalmaktadır. Güvercinlerle şahinler birbirinin boğazındadır.
İşler neden bu noktaya geldi diyenler önceki gün Taraf'ta yayınlanan Kurtuluş Tayiz yazısına bakmalı. Tayiz, PKK'nın savaş üstünden bir zafer kazanmak istediğini, o zaferin yaratacağı yeni piskolojik ve manevi üstünlük ortamında masaya oturmak niyetinde olduğunu belirtiyor. Bu çok önemli bir nokta. Çünkü, bir tarafın penceresinden bakınca gitgide daha fazla büyüyecek bir savaş görünüyor ufukta. Yani şu veya bu "korkutmayla" PKK geriye çekilmeyecek, her defasında yeni bir adım atıp mevziini genişletmeye çalışacak. Tayiz'in yazısında vurgulanan ikinci ama en az bir önceki kadar önemli bir nokta var, hem bu savaşı gerekçelendiriyor hem de diğer tarafın yani hükümetin konumunu gösteriyor.
Buna göre hükümet Öcalan'a ev hapsi dahil her türlü konuyu tartışma noktasına erişmişken bu hamle yapıldı. Yani bir tarafın demokratik, hukuk içinde, diyaloğa dayalı bir yöntemle sorunu çözme iradesinin geliştiğini görünce PKK devreye girdi ve bu akıl dışı, iç acıtan gelişme ortaya çıktı.
Hele yeni bir anayasa hazırlığına başlanan bir günde bu saldırının gerçekleşmesi Tayiz'in yorumunu daha da güçlendiriyor. İşte bu şartlar altında Kürt halkının gitgide büyüyen bir kesiminin şiddetten uzak bir yöntemle sorunun çözülmesine dönük beklentisi artarken kafası nasıl karışmaz?
Bütün bunlarla birlikte mevcut hamlenin uluslararası boyutunu da düşünelim.
Türkiye, hiç beklemediği bir biçimde, her şey bir hayli iyi giderken, OD'da ters bir ortamla yüz yüze geldi. Suriye karıştı ve Türkiye Esad'la kötü oldu. İsrail'le durumu zaten ortada. Şimdi de İran'la ilişkisi geriliyor. Yani OD'nun üç büyük ülkesiyle arası şeker renk. Bu şartlar altında Başbakan Erdoğan'ın saldırıdan sonra yaptığı açıklamadaki "imaları" ima olmaktan çıkıyor. Başbakan bu ülkelerin işin içindeki rolüne, parmağına dikkat çekiyor. Mevcut şartlarda Başbakanın vurguladığından başka bir tavrın olması mümkün mü? Kaldı ki, Suriye, Kürt lider Meşal Tammo'yu öldürerek, hareketlendireceği Kürt kesiminin Türkiye'nin başına ayrıca dert olacağını dahi hesap ediyor. Kısacası, Türkiye'nin karşısında duran denklemin bilinmeyeni çoğalmış durumda, o zaman denklemin çözülmesi de güçleşiyor.
Böylesine karmaşık ve zor bir dönemeçte yapılacak bir tek şey kalıyor geriye: Türkiye'nin her şeye rağmen, bütün sınırları zorlayarak, barışçıl ve demokratik çözümlerde diretmesi. Başbakan Erdoğan'ın sükûnet bağlamında topluma yaptığı çağrının aynı zamanda iktidara ve devlete yaptığı bir çağrı olduğunu, bundan sonraki yol haritasının nirengi noktası şeklinde ifade edildiğini öne sürmek niçin yanlış olsun? Demokratikleşme iddiasından vazgeçmemiş bir Türkiye iç politikada da dış politikada da çok daha güçlü bir konuma gelecektir. Aksi bir tavır ve tutum PKK'nın politikasını, stratejisini dayatmasından başka bir anlam taşımaz. Zor olduğu muhakkak, ama eğer tüm bilinmeyenleri çözecek anahtar buysa onu kilide sokmaktan başka da bir yol görünmüyor.
Ortada savaş varsa onu durduracak tek şey sözdür. Biz de sözün başladığı yerdeyiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025