Hasan CEMAL
Türkiye, Mavi Marmara ve Gazze konularında baştan beri haklı. Bastırmaya da devam etmesi lazım. Ama acaba bunu İsrail’le ilişkileri sıfırlayarak mı, yoksa zamana yayarak daha soğukkanlı biçimde mi yapması doğru olurdu?..
İsrail geçen yıl haziran ayı başında Mavi Marmara saldırısını gerçekleştirdiği zaman bu köşede şu satırları yazmıştım:
“İsrail şaşırtmıyor!
İnsanlığın vicdanını hiçe sayan, insanlığın yüreğini kanatan saldırılarına devam ediyor.
Barışa meydan okumayı sürdürüyor.
Yangına körükle giden, kendi başına buyruksaldırgan politikalarından vazgeçmiyor.
İsrail komandolarının Gazze’ye insani yardım malzemesi taşıyan Türk bayraklı Mavi Marmara gemisinde gerçekleştirdikleri katliam başka türlü yorumlanamaz.
İsrail’deki Başbakan Netanyahu-Dışişleri Bakanı Lieberman anlayışının altında yatan acı gerçek ne yazık ki budur.”
Bugün de bu satırlarımın arkasındayım.
Aradan geçen bir yıl içinde İsrail’in, Özür-Tazminat-Gazze ablukası üçgenindeki katı tutumunun özünde değiştiği söylenemez.
Nitekim, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu dün Türkiye-İsrail ilişkilerinin en alt düzeye indirildiğini, yani fiilen kesildiğini ve iki ülke arasındaki askeri ilişkilerin askıya alındığını açıklarken şu noktalara dikkati çekti:
“İsrail’in işlediği suç basit bir suç değildir. Silahsız kişilere ensesinden defalarca ateş edip öldürmek insanlık suçudur. İsrail uluslararası sularda bir savaş suçu işlemiştir.
İsrail ile farklı zamanlarda dört kez görüştük, taleplerimizi ilettik. Taleplerimiz bellidir, yerine getirilmedikçe İsrail’le ilişkiler normalleşme-yecektir.”
Ankara açısından bardağı taşıran damla, New York Times gazetesine dün sızan Birleşmiş Milletler Soruşturma Komisyonu raporu oldu.
Bu konuda Cumhurbaşkanı Gül, rapor için dün “Bizim için yok hükmündedir” diyerek Ankara’nın tepkisini dile getirdi.
Sözü uzatmak gerekmiyor.
İsrail’le diplomatik ilişkilerin sıfırlanmasıyla birlikte iki ülke arasında sular fena halde karışacak.
Bundan böyle iki ülke de birbirinin canını acıtmak için elinden geleni yapacak.
Bu açıdan İsrail’in de eli uzundur.
Türkiye’nin Amerika’yla ilişkilerini bozmak, Amerikan Kongresi’nde 1915 dahil Türkiye’yi ilgilendiren meseleleri kurcalamak, Kürt sorunu ve PKK konusunu azdırmak gibi manevra alanları vardır İsrail’in ve Türkiye’nin canını acıtabilir.
Türkiye’nin gücü de hiç kuşkusuz küçümsenemez.
Her şeyden önce haklıdır.
Mavi Marmara ve Gazze ablukası konusundaki haklılığının yanı sıra, Arap Baharı olsun, Suriye veLibya olsun, İran olsun, bütün bunlar Türkiye’nin uluslararası sahnedeki ‘borsa değeri’ni de özellikle Amerikan yönetimi nezdinde arttırmıştır.
Türkiye bugüne kadarki tepkilerinde de haklıdır.
Fakat bir ama eklemek gerekir.
Uluslararası ilişkilerde haklı olmak her zaman her şey demek değildir.
Haklı olabilirsiniz ama sonunda davayı kaybedebilir ya da hiç beklemediğiniz anda zor durumlarda kalabilirsiniz.
Ne mi demek istiyorum?
Evet Türkiye’nin haklı olduğu Mavi Marmara ve Gazze konularında bastırmaya da devam etmesi lazım.
Ama acaba bunu İsrail’le ilişkileri sıfırlayarak mı, yoksa zamana yayarak daha soğukkanlı biçimde mi yapması doğru olurdu?
Bu sorunun yanıtı ancak zaman içinde alınabilir.
Soruya Dışişleri’nden yanıt...
Kafamın bir köşesinde kıvrılan bu soru işareti konusunda, Dışişleri Bakanlığı’ndan yüksek bir yetkili dün akşamüzeri bana şöyle dedi:
“Tam 15 ay bekledik, 9 ay müzakere ettik İsrail’le... Son derece yapıcıydık. Ama İsrail bizden böyle bir saldırıyı unutmamızı bekledi.
Böyle bir tavır almazsan adam yerine konmazsın. Belki ancak bundan sonra otururlar masaya ciddi olarak...
Baştan itibaren akılla falan izah edilemeyecek irrasyonel bir tavır içindeydiler.
Biz bu ilişkilerin normalleşmesi için kendilerine sürekli fırsat tanıdık.
Mağdur olan taraf bizdik.
Böyle olmamıza rağmen onlara anlayışla davranan taraf biz olduk.
9 ay böyle geçti.
Bir 6 ay daha süre istediler.
Biz sürekli dostluğa dönmeye çalıştık, onlar ise husumet ürettiler.
Kendi karasularının dışında, uluslararası sularda keyfince bir gemiye saldıracaksın, biri beyin ölümü 10 vatandaşımızı öldüreceksin, buna karşı yapılması gereken her şey yapılacak ama sen İsrail olarak uzlaşmazlığını sürdüreceksin.
Bu durumda, bize de cehennemin dibine kadar demekten başka bir şey kalmaz.”
Dışişleri’nden yüksek yetkilinin sözleri böyleydi.
Dileriz, İsrail aklın yoluna döner yakın zamanda...
Yazarlar
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024