İbrahim Kahveci
Türkiye son on yılda milli gelir hesabını iki kez revize etti. İlk değişim ile 2006 yılı GSYH büyüklüğümüz 576 milyar liradan 758 milyar liraya, ikinci hamle ile de 2015 yılı GSYH’sı 1 trilyon 748 milyar liradan 2 trilyon 044 milyar liraya yükseltildi. Revizyonlar olmasaydı 2017 ekonomik büyüklüğümüz 851 milyar dolar yerine 540 milyar dolar olacaktı.
İBRAHİM KAHVECİ / ÖZEL HABER
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı son verilere göre ülkemizin ekonomik büyüklüğü 3 trilyon 105 milyar lira. Bu büyüklüğün döviz olarak karşılığı ise 851 milyar dolar ediyor. Böylece kişi başına gelirimiz ise 10 bin 532 dolara ulaşmış oluyor. Oysa TÜİK son 10 yılda GSYH hesabında iki kez revizyona gitti. İlk revizyon ile tamamlanmış yıl olarak 2005 GSYH’mız 576 milyar 322 milyon lira yerine, 758 milyar 391 milyon liraya yükselmiş oldu. GSYH hesabında yapılan ilk revizyonla kağıt üzerinde gelirimiz yüzde 31,59 oranında artırılmış oldu.
İlk revizyon olmasaydı ve 2006 yılındaki değişim oranı aynı alındığında 2006 yılı GSYH’sı 843 milyar TL yerine 641 milyar TL olacaktı. Ve böylece 2015 yılı GSYH büyüklüğümüzde 1 trilyon 953 milyar TL yerine, 1 trilyon 484 milyar liraya ulaşmış olacaktı. TÜİK’in ikinci revizyonu ise 2015 yılı GSYH hesabını 1 trilyon 952 milyar 638 milyon liradan yüzde 19,77 artışla 2 trilyon 338 milyar 647 milyon liraya yükseltmesi ile oldu. Bu revizyon oranına göre de 2016 yılı GSYH’sı 2 trilyon 609 milyar yerine 2 trilyon 178 milyar lira olacaktı. Ve böylece ilk hesaba göre de GSYH’mız 1 trilyon 655 milyar lira seviyesinde olacaktı. Böylece 2017 GSYH’mız da 3 trilyon 105 milyar yerine 1 trilyon 970 milyar liraya ulaşmış olacaktı.
İLK 20’DEN DÜŞECEKTİK
Dünya ülkeleri bol para dönemi olarak görülen 2001 sonrasında çok hızlı büyüme dönemleri yaşadı. Özellikle gelişmekte olan ülkeler hızla gelirlerini artırdılar. Mesela Türkiye’yi geçen Endonezya 2000 yılında sadece 165 milyar dolar gelire sahipti. 2017 itibariyle ise 932 milyar dolarlık gelire ulaştı. Türkiye 2000 yılında 1987 bazlı hesaba göre 200 milyar dolar, 1998 bazlı hesaba göre ise 267 milyar dolar ve de son değişikliğe göre de yine 2000 yılı GSYH’sı 273,5 milyar dolar olarak açıklandı. Eğer hesap değişimi olmasaydı GSYH’mız 200 milyar dolardan 17 yılda 540 milyar dolara çıkmış olacaktı. Böylece dünya ekonomisindeki büyüklük sıralamamızda önemli oranda değişecek ve ilk 20’deki yerimizi kaybedecektik. Şu anda Endonezya’nın ardından dünyanın 17. büyük ekonomisi olan Türkiye, 771 milyar dolarlık GSYH’ya sahip Hollanda’nın da üstünde yer alıyor. Ama hiç hesap değişimi olmasaydı Türkiye Hollanda’nın ardından 660 milyar dolarlık gelire sahip İsviçre ve 646 milyar dolarlık S. Arabistan’ın bile gerisinde kalacaktı. Hatta 546 milyar dolarlık Arjantin bile Türkiye’nin önünde yer alacak ve dünya sıralaması 21. düşmüş olacaktı. TÜİK’in hesaplama yöntemi değişimi ile şu anda dünyanın 17. büyük ekonomisi durumundayız. Hatta 2017 yılında yapılan hesap değişimi de olmasaydı Türkiye şu an 710 milyar dolar gelir ile dünyanın 17. değil, Hollanda’dan sonra 18. büyük ülke olacaktık.
HESAP 10 2 DEFA DEĞİŞTİ
Türkiye son 10 yılda iki kez GSYH hesabında hesap yöntemi değişimine gitti. İlk değişiklikle 2006 yılı GSYH’sı eski hesaba göre yüzde 31,59 artışla 576,3 milyar liradan 758,4 milyar liraya yükselmiş oldu. Aynı hesaba göre gidilseydi sonraki yılların GSYH’sı renkli yazılanlar şeklinde olacaktı. 2015 yılındaki GSYH hesap değişimi ile bir kez daha yüzde 19,77 artan GSYH yine 2017 yılında eski hesapla kalsaydı 2 trilyon 592 milyar lira olacaktı.

BÜYÜKLÜK NE KADAR?
1987 bazlı GSYH hesap yöntemine göre 2006’da gelirimiz 402 milyar 741 milyon dolardı. TÜİK’in yeni bir hesap yöntemine geçişi ile 2006’da gelirimiz 127 milyar dolar artışla 529 milyar 973 milyon dolar olarak ilan edildi. 2015’te ise 717 milyar 882 milyon dolar olan GSYH’mız yine bir hesap değişimi ile bu sefer 859 milyar 797 milyon dolar olarak açıklandı. Oysa TÜİK bu hesap değişim yöntemlerine gitmeseydi ve hesap değişimlerindeki artış oranı ile eski seri devam etseydi GSYH büyüklüğümüz 540 milyar 036 milyon dolar olacaktı.

GELİR ARTIŞI HİSSEDİLMİYOR
Milli gelir hesabı değişmeseydi bugün 10 bin 532 dolar olan kişi başına gelirimiz 6 bin 683 dolarda kalacaktı. Yani TÜİK iki kez revizyona giderek kişi başına gelirimizi masa başı hesabı ile 3850 dolar artırmış oldu. İşte bu nedenle insanlar gelir artışını açıklandığı kadar hissedemiyor. Yeni milli gelir serisine göre 2017 yılında 4 kişilik bir ailenin aylık gelirinin 12 bin 807 lira olması gerekiyordu. Ama eski seriye göre 4 kişilik bir ailenin aylık gelirinin 8 bin 126 lira olduğu ortaya çıkıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026