İbrahim Tenekeci
erel seçimler yaklaşıyor. Adaylar belli olmaya başladı.
Her mahalli seçim, beni yıllar öncesine götürüyor. İlk belediyelerin ‘alındığı’ Refahlı günlerin heyecanına. Oradaydık. Karşımızda zorluk ve yokluk, yanımızda samimiyet ve hamiyet vardı. Kural basitti; halka hizmet, hakka hizmettir.
Hayalimiz şuydu: Seçtiklerini Denetle. Zaman içinde bunun mümkün olamayacağı görüldü. Elbette üzücü.
Refah Partili belediyelerin unutulmaz çalışmaları oldu. O dönemin belediye başkanlarının önemli bir kısmı hâlâ minibüs ve otobüse biner, kirada oturur. Halis niyetle çalıştılar, ellerindekini emanet bildiler.
O vakitler insanlar birbirine itimat ederdi. Henüz ajans, festival, bienal, ihale gibi kavramlar dünyamıza girmemişti.
İlkemiz belliydi: İman varsa imkân da vardır. Devamında maalesef şunu gördük: İmkân varsa, suiistimal de vardır. Suiistimal kelimesinin yerine daha ağır bir şey yazmak isterdim ya, neyse.
Artık büyüsü bozulmuş bir dünyadayız. Manevi iklim, maddiyata doğru yöneldi. Belki de bu yüzden belediyelerden sembol isimler pek çıkmıyor. İstanbul için söyleyelim: On beş yıllık bir dönemin sonunda, milletin gönlünde karşılığı olan kaç yerel yönetici yetişti? İsmi anılınca rahat ettiğimiz.
Sorulması gereken: Belediye başkanlığı bittikten sonra da davanın içinde yer alanların yüzdesi kaçtır? Variyete kavuşan nice kimsenin nasıl dışımızda kaldığına, camiadan uzaklaştığına defalarca şahitlik ettik. Emekleri alıp gittiler.
Sayın Erdoğan, belediye başkan adaylarında ehliyet ve liyakat arıyor. Tevazu ehli olmalarını istiyor. Kibir abidesine dönüşmüş insanlar istemiyor. Bize kalırsa, aranılan şartların en başına sadakat eklenmelidir. Bir farkla: Davaya sadakat.
Nasıl olsa bir daha aday olamayacağım düşüncesi, umursamazlığa dönüşebiliyor. İşini hakkıyla yapmayabiliyor. Fakat dava ehli olanlar böyle davranmaz. Emaneti en güzel şekilde korur ve eksiksiz teslim eder. İstanbul’un birçok ilçesi, bu nedenden dolayı sahipsiz kalmış durumdadır.
Liyakat, tevazu, kibir; bunların her biri müstakil başlıklar halinde işlenebilir. Korumalarla gezen, yanında daima kadrolu fotoğrafçı bulunduran, esnafa verdiği selamı bile habere dönüştüren bir ilçe belediye başkanı düşünelim. Tevazu nerede kaldı? Kibir başka ne olabilir? Oluşan görüntü: Denetlemek şöyle dursun, yanına yaklaşılamıyor.
Tanıdığım birçok insana rahatsızlık veren bir durum var. Belediye başkanlarının hatırı sayılır bir kısmı, en ufak vesileyi fırsat bilip her yeri kendi fotoğraflarıyla dolduruyor. İlçe belediyesinin desteklediği bir güreşçi uluslararası turnuvada şampiyon olmuş. Reklam panolarında bunun duyurusunu görmüştüm. Belediye başkanının fotoğrafı o kadar büyüktü ki sporcuya yer kalmamıştı. Güreşçinin küçük harflerle yazılan ismini zar zor okudum. İşte böyle garip bir görünme isteği söz konusu.
Halk, birçok şeyin toprağıdır. Halktan kopuk bir siyaset ağacı düşünemeyiz. Kurur gider. Halkla arasına mesafe koyanlar kime ve neye yakınlaşmış olur? Liderin kredisi, büyük ölçüde genel seçimler için geçerlidir. Hakikatli adaylar olmazsa, yerelde işler değişebilir.
Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti’nin en büyük başarısı, milletle kurduğu sıcak temastı. Sistemin dışına itilen, ihmal edilen ana gövdeye kıymetli oldukları hatırlatıldı. Onların evlerine girildi, sofralarına oturuldu. Gönüllere dokunuldu.
Uzun sözün kısası: Siyaseti sektör olarak görmeyen adaylara ihtiyaç vardır. Ulaşılamaz görüntüsü vermeyecek, onca borca rağmen festival ve gereksiz günler düzenlemeyecek adil yöneticilere.
AK Partili belediyelerin elbette birçok hizmeti oldu. Aksini söylemek haksızlıktır. Temel sorunlardan biri, İstanbul’un hızlı ve hormonlu büyümesidir. Bin nüfuslu mahallelerde insan sayısı on binlere ulaştı. Bu büyüme karşısında belediyeler yetersiz kaldı. Yeni ve beklenmedik sıkıntılar kendini gösterdi. Bir örnek: Alibeyköy merkezde sel tehlikesi bertaraf edildi. Buna karşılık, korkunç bir trafik sorunu oluştu. Alt yapı mevcut nüfusu kaldıramaz hale geldi. Bugünlük burada bitsin. Yerel seçim yazılarına devam edeceğiz inşallah.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.06.2019
6.02.2019
26.01.2019
19.01.2019
5.02.2019
29.12.2018
26.12.2018
19.12.2018
28.11.2018
21.11.2018