İhsan DAĞI
‘Bize özgü’ bir kurum kurmak böyle oluyor işte, bir kez daha gördük. Yıllardır bir ‘kamu denetçi’miz olsun istiyorduk. Bizi devlete karşı koruyacak, kamu kurumlarında halkın haklarını kollayacak, siyaset üstü, hakşinas ve vicdanlı bir kamu denetçisi.
Referansı devlet değil hukuk ve insan olacaktı bu ‘ombudsman’ın. Nihayet 12 Eylül anayasa referandumuyla anayasal bir zemine kavuştu ‘denetçilik kurumu’. Geçen yaz da kuruluş kanunu Meclis’ten geçti. Bu kanuna göre kamu denetçiliği kurumunun görevi, “idarenin her türlü eylem ve işlemlerini insan haklarına saygı, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmak”.
Kısaca ombudsman, devletin bütün faaliyetlerinin Meclis, yani halk adına denetimini yapması beklenen bir kurum. Devleti sınırlayan, denetleyen; buna mukabil bireyin hak arayışını hızlandıran ve kolaylaştıran bir mekanizma. Nihayet böyle bir kuruma kavuştuk derken tuhaf ‘seçimler’ oldu. Kariyerinde ‘bireye karşı devleti savunma refleksi’nin egemen olduğu anlaşılan bir emekli yargıç ‘baş denetçi’ seçildi. Seçildikten sonra, ‘beni şimdiye kadar yaptıklarımla değil, bundan sonra yapacaklarımla değerlendirin’ sözleri bir itiraf, belki de bir özür niyetiyle söylendi.
Ama hâlâ ısrarcı olduğu geçmiş icraatları da vardı emekli Yargıtay hakiminin; Hrant Dink davasında Dink’in ‘Türk düşmanı olduğunu ve Türklüğe hakaret ettiğini’ tescilleyen karara ilişkin bir pişmanlık duymuyordu. Sadece dosyayı ‘rutin’ olarak incelemiş, Hrant’ı Fırat sanmıştı! Bu karardan cesaret ve meşruiyet alanlar ise Hrant Dink’i vurmuştular acımasızca... O günlerin linç kampanyalarını hatırlıyoruz. AK Parti hükümetini içeride ve dışarıda zor duruma düşürmek, darbecilere davetiye çıkarmak için ne provokasyonlar yapıldı! Ulusalcı şebeke, Hrant Dink, olmadı Orhan Pamuk üzerinden kitleleri mobilize etmeye çalıştı. Santoro cinayeti, Zirve katliamı ve Dink’in öldürülmesi... Müthiş istikrarsızlaştırma provokasyonlarıydı.
Kimse kusura bakmasın; bu provokasyonlara alet olan bir yargıcın ombudsman olarak seçilmesi vicdana da, akla da, siyasete de sığmaz. Üstelik yıllardır rejimin demokratikleşmesi adına önemli bir adım olarak talep edilen ‘kamu denetçiliği’ makamının da birden içi boşaltıldı. Osmanlı’dan Batı’ya geçmiş, Batı’dan da biz aldık şimdi. Ama böyle aldık; meşruiyetini zedeleyerek, işlevini etkisizleştirerek, devlete teslim ederek... Bir kurumun, bir değerin içinin nasıl boşaltıldığını görmüş olduk böylece. Bir işi evrensel standartlar çerçevesinde yapmaz ‘bize uydurmak’ isterseniz böyle olur işte. Bize uydurmak demenin ‘yozlaştırmak’ olduğunu herkes bilir; bizzat uydurmaya çalışan da...
Türkiye’nin yeni ombudsman’ı, “AB müktesebatı çerçevesindeki ilkelere, ülkemizin özel koşullarını göz önüne alarak uymaya gayret edeceğimi bütün samimiyetimle ifade ediyorum” demiş. Türkiye’nin ilk ombudsman’ının ‘kimliği’ bu cümlede geçen; ‘ülkemizin özel koşulları’ ifadesinde gizli. Evrensel ilkeler ve standartlar değil de ‘ülkenin özel koşulları’ dediniz mi, aklınızın neyle ‘çelindiği’ bellidir. Bu ombudsmanı seçenler beş-on yıl önce bu tür cümleleri kimlerin kurduğunu, bu tür cümlelerle neleri meşrulaştırdıklarını hatırlıyorlar mı? Ülkenin özel koşulları dediler ‘vesayet rejimi’ kurdular. Ülkenin özel koşulları dediler ‘başörtüsünü yasakladılar’. Özel koşullar dediler laikliği bir baskı mekanizmasına çevirdiler. Özel koşullar dediler darbe yaptılar, başbakan astılar, köylüye dışkı yedirdiler, parti kapattılar… Saymakla bitmez ülkenin ‘özel şartları’na dayandırılan ‘icraatlar’. Şimdi bu dili konuşan ‘devlet adamı’nı ‘halkın ombudsmanı’ seçiyorsanız sonuç bellidir; halka karşı devleti korumayı amaç edinen bir ombudsman. ‘Türk tipi’ ombudsmanlık bu olsa gerek. Osmanlı bunu görseydi ne derdi acaba?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023