İhsan DAĞI
Kendini dünyadan izole edip demokratik kalabilen bir ülke pek yoktur. Böyle bir ülkenin ekonomik kalkınmasını sürdürebilmesi, toplumuna refah üretebilmesi de mümkün olmaz.
Bütün dünyayı kendinize düşman sanırsanız ihtiyaç duyduğunuz şeyler bellidir; etkili bir güvenlik ve istihbarat mekanizması, hızla askere dönüştürülebilecek itaatkâr ve disiplinli bir toplum, çatlak sesler çıkmasını önleyecek otoriter bir rejim. Böyle bir düzene razı olmayabilirsiniz, ama tüm dünyanın size karşı komplo kuran düşmanlardan oluştuğu algısını üretirseniz bu tür siyasal risklere açık hale geldiğinizi bilmeniz gerekir.
Son on yılda AK Parti’nin başardığı en büyük işlerden biri ‘dört yanımız düşmanlarla çevrili’ tezine sırtını dönmesiydi. Etrafında düşman aramak yerine işbirliği yapabileceği partnerler bulmaya çalıştılar ve doğru yaptılar. Bölgede faaliyet gösterirken barışa ihtiyaç duyan şirketler de, sivil toplum kuruluşları da desteklediler bu süreci. Komşularla ticaret arttı, toplumlararası ilişkiler ve sivil toplum diyaloğu gelişti. Bir yandan ikili düzeyde siyasal gerginlik konuları ötelenirken, öte yandan da bölgesel krizleri çözücü arabuluculuk girişimleri gündeme geldi. Öylesine ezber bozan bir barış ve işbirliği yaklaşımı vardı ki Ermenistan’la bile ilişkileri normalleştirecek protokoller imzalandı. Sonuçta, ‘kuşatılmışlık zihniyeti’nden çıktıkça hem dünyayla ilişkileri normalleşti Türkiye’nin hem de kendisi. Bütün bunlar çok önemliydi. Çünkü yıllarca etrafında sadece düşman gören, içeride hain arayan ‘eski Türkiye’ için bu tür bir ‘tehdit algısı’ içeride otoriterliği meşrulaştırıcı, hatta sürekli yeniden üretici bir işlev görmüştü.
Sonra AB üyelik sürecinin hızlanması, ardından da AK Parti iktidarı geldi. Türkiye dışa açıldıkça ulusalcılar ülkenin satıldığını, adeta işgal altında olduğunu iddia ediyor, ‘yeniden milli mücadele’ koşullarına gelindiğini söylüyorlardı. Hükümetin memleketi yabancı şirketlere peşkeş çektiği, ABD’nin ‘ılımlı İslam’ projesi kapsamında AK Parti’yi kurdurduğu ve iktidara getirdiği, Başbakan Erdoğan’ın Amerikan projesi BOP’un eşbaşkanı olduğu vs. gibi iddialardan geçilmiyordu ortalık. Doğru muydu bunlar? Elbette değildi. Değişimin, toplumun, siyasetin sosyolojisini anlamaya çalışmak yerine her şeyi komplolarla analiz etmenin rahatlığına sığınan insanların safsatalarıydı. Korku üreterek yönetmek... Enver Hoca Arnavutluk’u böyle yönetti. Sovyetler Birliği, dünya kapitalizminin sosyalist devrimi yıkacağı varsayımıyla totaliter bir rejim kurdu. Humeyni sonrası İran yıllarca devrimi boğmak isteyen iç ve dış karşı devrimcileri bekledi. Bu tür rejimleri ayakta tutmanın yolu ‘hayalî düşmanlar’ üreterek toplumu denetim altına almak, yönetimi meşrulaştırmak, muhalefeti sindirmektir. Aslolan düşmanların varlığı veya ‘reel tehdit’ değil; bu algı ve beklenti üzerinden üretilen otoriter siyaset ve teyakkuz toplumudur.
Temel öncelik rejimin, devletin veya hükümetin güvenliği ise demokrasi, özgürlük, hukuk devleti, farklılıklara saygı gibi taleplere sıra gelmez. Bunları dillendirenler de zaten rejimi, devleti, hükümeti zayıflatacak, ‘milli birlik ve beraberliğe en çok muhtaç olduğumuz bu günlerde’ halkın içine fitne fesat sokacak ajanlar, yerli işbirlikçiler olarak kolayca yaftalanır ve itibarsızlaştırılır.
İçeride ne yaparsanız yapın, dışarıda ‘barış ve işbirliği odaklı’ bir politika yürütmez ve etrafınızın düşmanlarla çevrili olduğu algısını değiştirmezseniz demokrasi tesis edemezsiniz. Dünyayla kavgalı bir ülke içerde otoriterleşmenin de temellerini atıyor ve onu toplumsal algıda meşrulaştırıyordur. Bu nedenle Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yürüttüğü ‘komşularla sıfır sorun’ politikasının gelinen bu noktada yeniden tesisi şart. Üstelik bunu komşularla da sınırlı tutmayıp, Avrupa Birliği, Avrupa kurumları, dünya medyası ve düşünce kuruluşlarıyla bütün dünyayı içine alacak kadar genişletmek gerek. Yoksa şeytan taşlamaktan tavafa fırsat bulamayacağız..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023