İhsan DAĞI
Suriye’de yaşananlar sadece bir siyasi kriz değil, aynı zamanda insani bir trajedi.
Komşu ülkelere ulaşan mülteci sayısı iki milyonu aştı. Ülke içinde yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kalan insan sayısı ise 4 milyon. Ölen yüz bin insan bir yana, kalanların da hayatları altüst oldu. Bütün bunların baş sorumlusu kendi halkını katletmekten kaçınmayan bir yönetim. ‘Rejim güvenliği’nin temel mesele olduğu ülkelerde öncelik iktidarın muhafazasıdır. Onun için her şey yapılır. Buna ülkeyi yıkmak, halkı imha etmek de dâhildir. Suriye’nin insani trajedisine ‘içeriden’ ve ‘dışarıdan’ katkıda bulunan ‘muhalifler’ de var; bazen yaptıklarıyla, bazen de yapmadıklarıyla yıkıma ortak oldular. Peki, Türkiye?
Suriyeli mültecilere kucak açarak insani sınavı geçen Türkiye, krize yönelik politik duruşunda ciddi yanlışlar yaptı. Bunun da bedelini hem Suriye halkı ödüyor, hem Türkiye. Sınırda insanlarımız ölüyor, bölge toplumsal patlamalara gebe, mezhepsel gerginlik artıyor ve şimdiye kadar görmediğimiz bir terör türü riskiyle karşı karşıyayız. Kısaca Suriye krizi, taşıdığı riskler dolayısıyla Türkiye’nin en önemli iç ve dış politika meselesi. Türkiye bu krizi yönetemedi. Kamuoyundaki algı bu yönde. Metropoll Araştırma Şirketi’nin son kamuoyu yoklamasına göre halkın % 56’sı hükümetin Suriye politikasını doğru bulmuyor. Doğru bulanların oranı ise % 31. Böylesine baskın bir çoğunluğun hükümetin belli bir politikasını bu kadar yüksek oranda yanlış bulması çok nadir. Sanırım AK Parti hükümetinin son yıllarda en ‘başarısız’ göründüğü konulardan birisi Suriye politikası. Dahası, AK Partililerin bile ancak %53’ü hükümetin Suriye politikasını doğru buluyor. Bu veriler elbette Esed’in haklı veya doğru yolda olduğunu göstermez. Türkiye’nin Suriye politikasında yanlışlar olduğunu söylemekle Esed’i temize çıkarmak veya Esed’le ‘iş tutmak’ çok farklı şeyler. Ancak krizin harekete geçirdiği ve hükümetin de yönetemediği etnik ve mezhepsel fay hatlarında bu tür anomalilere rastlamak da maalesef mümkün. Yaşadığımız toplumsal şizofreninin bir resmi bu...
Artık hükümetin, ‘Suriye bizim arka bahçemiz, Ortadoğu’yu yeniden dizayn ederiz’ hamasetinden vazgeçmesi gerek. Suriye’de rejim değişikliği politikasını bir yana bırakıp krizin yarattığı riskleri minimize edici politikalara öncelik vermekte yarar var. Bence toplumun da mesajı bu.
Bu işin güç kullanarak çözüleceği beklenmiyor. Metropoll’ün araştırmasına göre toplumun % 67’si ABD’nin, %76’sı da Türkiye’nin müdahalesine karşı. Muhaliflere destek konusunda da kamuoyu ihtiyatlı. Türkiye baştan beri muhaliflere destek verdi. Bunu yaparken pek de ayrım yapmadı. Dolayısıyla Türkiye’nin lojistik desteğinin El-Kaide türü örgütlere de ulaştığı söyleniyor. Zaten son zamanlarda Özgür Suriye Ordusu’ndan El Kaide örgütüyle ilişkili gruplara geçişler de artmış durumda. Dahası, bu örgütlerin Türkiye sınırında etkin oldukları, hatta Türkiye içinden destek aldıkları biliniyor. Bu bağlamda kamuoyunun çoğunluğu (% 53) ayırt etmeksizin ‘her türlü muhalif unsurlara’ Türkiye’nin destek vermesini istemiyor. Ayırt etmeksizin her muhalif grubu destelemek gerektiğini söyleyenlerin oranı ise % 29.
İnsanlar bu desteğin Türkiye’ye yönelik terör eylemi olarak geri dönmesinden endişeliler. Reyhanlı saldırısı ve bölgedeki hareketlilik bunun yersiz olmadığını gösteriyor. El-Kaide’nin kendilerine değil ‘ötekilere’ zarar vereceğini düşünenler yoktur herhalde. Bu tür örgütler herkes için tehlikelidir; kendilerine yakın olanlara karşı daha da acımasız olabilirler. Türkiye Hizbullah’ının eylemlerini hatırlayın, ne dediğimi anlarsınız...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023