İhsan DAĞI
Barzani, Talabani ve Öcalan, Kürt siyasal hareketinin üç önemli temsilcisi. Irak’ta merkezî hükümetin cumhurbaşkanı Talabani, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin başkanı Barzani.
Öcalan ise cezaevinde ama Türk hükümetiyle bir süreç yönetiyor ve Suriye’deki örgütü PYD, devlet olmanın eşiğinde... Kürt siyaseti altın çağını yaşıyor. Özellikle Barzani, mevcut konumlarının ne kadar değerli olduğunun farkında. Temel önceliği Irak Kürdistan’ındaki kazanımlarını pekiştirmek. Onca yıllık mücadeleden sonra gerçekçi, ayakları yere basıyor. Ne Suriye, ne Türkiye ne de İran Kürtlerinin sorunlarıyla uğraşmak niyetinde. Diğer Kürtler yüzünden bölgesel aktörlerle daha fazla sıkıntı yaşamak istemiyor. Barzani’nin istediği barış; çünkü başka türlü içeride başlattığı inşa sürecinin başarılı olması mümkün değil. Barzani’nin, hele yeni statüsüyle bütün Kürtler arasında bir saygınlık ve etkisinin olduğu doğru. Ama Suriye ve Türkiye Kürtlerinin durumu ve öncelikleri farklı. Farklı ülkelerde farklı koşullarda bulunan Kürt hareketlerinin Barzani ne derse yapacağını sanmak saflık. Şu an Suriye’de ve Türkiye’de Kürt siyasal hareketinin içinde bulunduğu durum Barzani için biraz sıkıntılı. ‘Devlet ve ekonomi inşa’ sürecinde engeller yaratıcı bölgesel istikrarsızlıklar Barzani’nin hiç istemediği gelişmeler. Bu nedenle Öcalan ile hükümetin yürüttüğü barış sürecinden Barzani son derece memnun. Ancak Suriye krizi hem barış sürecini, hem PKK-Barzani, hem de Öcalan-Kandil ilişkilerini zora sokmaya başladı. Öcalan her şeye rağmen sürecin ilerlemesini isterken, Kandil PYD’nin Suriye’deki kazanımlarını pekiştirecek bir mücadelenin içinde. Rojava’da elde edilenlerin değerli ve vazgeçilmez olduğu düşüncesiyle Türkiye ile barış karşılığında PYD’nin çökertilmesine seyirci kalmaya niyetli değil. Öcalan hükümetle barışı konuşurken PKK, Rojava’da PYD ile birlikte savaşıyor. Bunu yaparken de hem Türkiye hem de Irak Kürdistan Yönetimi’yle karşı karşıya geliyor.
Barzani yönetimi PYD’nin Rojava’da ele geçirdiği kontrolden, kurmaya çalıştığı yapıdan rahatsız. PYD’nin El-Kaide’ye bağlantılı örgütlerle savaşına, hemen sınırda verdikleri kayıplara ve yardım çağrılarına karşılık vermedi, PYD lideri Salih Müslim’e sınır kapılarını kapattı, geçişine izin vermedi. Şimdi de Erbil’de 25 Kasım’da yapılması planlanan Kürt Ulusal Konferansı ertelendi. Öte yandan Rojava’da geçici bir yönetim ilanı süreci ilerliyor. Kurucu Meclis açıklandı. PYD Suriye’nin kuzeyinde parçalı bir biçimde varlığını pekiştirmiş durumda. Son dönemde hem Türkiye’ye hem dünyaya karşı yürüttükleri diplomaside ‘El-Kaide’ye karşı savaştıkları’ temasını öne çıkararak destek topluyorlar. ABD’nin ‘ortak düşman El-Kaide’yle savaşan PYD ile doğrudan görüşmesi konusunda büyük bir lobi yapılıyor. PKK’nın ABD tarafından yeni bir biçimde değerlendirilmesi PYD üzerinden gerçekleşebilir. Kısaca, diplomasisi, silahlı gücü, alan kontrolü ve kurumlarıyla PKK’nın devletimsi bir varlığı oluşuyor Rojava’da. Bu, PKK için vazgeçilmez bir kazanım. Alandaki bu gelişmenin ‘barış süreci’ üzerinde etkili olmaması düşünülemez. Süreç şimdilik dondurulmuşken hükümet partisi önümüzdeki seçimlere, PKK da Suriye’deki kazanımlarını pekiştirmeye odaklanacak. Görüşmeler yeniden canlandığında şartlar epeyce değişmiş olabilir; Türkiye karşısında Rojava’da kurumsallaşmış, devletimsi bir yapıya kavuşmuş PKK bulabilir. Bu bağlamda Barzani’nin Diyarbakır’a gelerek Başbakan Erdoğan’la görüşecek olması önemli, hatta tarihî nitelikte. Ancak bunun bölgede Türkiye dahil bütün ülkelerin yıllardır yürüttükleri ‘bir Kürt hareketine karşı diğer Kürt hareketiyle ittifak’ politikasından ne kadar farklı olduğu zamanla anlaşılacak.
Her durumda ufukta Kürtler arası bir rekabet ve gerginliğin işaretleri görülüyor. Barzani ile diğer Kürt hareketlerinin sorunları ve öncelikleri ayrışırken acaba Erdoğan-Barzani ittifakı ‘çözüm süreci’ne katkı mı sağlar, yoksa PKK’yı masadan mı kaldırır? Kürt meselesinde öngörüde bulunmak giderek zorlaşıyor...
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Suriye’de Türkiye’nin öncelikli hedefi ne?
13.01.2025 - Neden normalleşme?
10.05.2024 - Seçimin kazananları, kaybedenleri
11.04.2024 - AKP’nin ve Türkiye’nin Çıkış Yolu: Yeni Anayasayla Parlamenter Rejime Dönüş
8.04.2024 - Atatürk realitesi ve Atatürkçülük: Yeniden düşünmek mümkün mü?
3.01.2024 - İYİ Parti ne yapmaya çalışıyor?
25.12.2023 - Medeniyetler çatışması, Batı karşıtlığı ve İslamcılığın yeniden inşası
13.12.2023 - Erdoğan’ın AKP’ye ihtiyacı var mı?
16.10.2023 - Dört yanımız düşmanlarla çevriliyse ne yaparız?
9.10.2023 - Muhalefet nereye?
17.06.2023
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları


























































ayhan seran
AKP iktidara geldiğinde terör mü vardı.Millet balık hafıza diye yaz gitsin.
Îsmaîl Girikî
Cunta/darbeci/Ergenekon terörü hapiste. Bunlardi PKKyi kurduran ve Kürdlere karsi savastiran.PKK Kürd adi altinda Kürdleri dogusta dogan haklarini savunmak icin deyil, Kemalizmi güncelemesi icin adeta Kürdistani bosaltilar.JITEM/mgk PKK kan kardesligi yapmislerdi Geceleri adeta kimse komsuya gitme cesareti bulmuyordu.Bir yandan Jitem/Asker/Emnit diyer yandanda Kemalizmi günceleyen Kürd halk düsmani PKK.Ama devlet bu gercegi unutmasin Kürdler halk olarak kendi bagimsiz devletinde yasamak istiyor.