Kerem ALTAN
Anlaşılan bizim başbakan 10. Osmanlı Padişahı Kanunî Sultan Süleyman’ı Red Kit’le karıştırıyor.
“Kanuni’nin 30 yılı at üstünde geçmiştir.”
Bir defa o kadar yıl at üstünde olan bir insanın beliyle ilgili ciddi sıkıntıları olur.
Tarihçiler Ahmet Altan’dan, Ahmet Altan da benden daha iyi bilir ama hatırladığım kadarıyla Kanunî Sultan Süleyman’ın yıllarca bel ağrısı çektiği gibi bir bilgiye rastlanmamıştır.
Hem beliyle ilgili sorunu olan biri için haremler cennetten çok cehennem olurdu. Tarihî kayıtlarda 10 çocuklu Kanunî Sultan Süleyman’ın haremle ilgili bir sıkıntısı olduğuna dair bir bilgiye de rastlanmamıştır. Dolayısıyla Kanunî Sultan Süleyman’ın otuz yıl at üstünde olduğu büyük bir yalandır.
Ünlü tarihçi, psikolog, mimar, müteahhit, jinekolog Prof. Erdoğan bu konuda yanılmaktadır vesselam.
Ben evinden uzak yalnız bir kovboyum...
Ve bu yalnız kovboyun gezecek daha çok yeri var...
Çocukluğumun en önemli kahramanlarındandı Vahşi Batı’nın yalnız kovboyu Red Kit. Bakmayın yıllar sonra bir Kabasakal’a dönüştüğüme ama bir de Temel Reis’i severdim.
Gölgesinden bile hızlı silah çeken Red Kit gelince kasabanın sorunlarının çözüleceğine emin olurdum.
Silahını akrobatik hareketlerle ustaca kullanmasını, kurşunlarını akla gelmeyecek yerlerden sektirerek düşmanlarını çaresiz bırakmasını hayran hayran izlerdim.
En çok da yerli halkla kasaba sakinleri arasında bir “arabulucu” rolü üstlenmesi ve onlarla olan dostane ilişkileri hoşuma giderdi.
Her biri birbirinden saf dört kardeş olan Daltonların en büyük düşmanıydı. Kanunsuz Daltonların Red Kit yüzünden başları dertten hiç kurtulmazdı.
Bu da en çok, aralarındaki en “zeki” kardeş olan Joe’yu sinirlendirirdi.
Öyle ki, maceraların birçoğunda Daltonlar asıl “işleri” olan hırsızlığı unutup Red Kit’i ortadan kaldırmak için planlar yapıp dururdu.
Ama kahraman Red Kit hepsinden daha zeki ve hepsinden daha “iyi”ydi.
Ve her maceranın sonunda “nasıl da kurtardım sizi”, “ne kadar da iyiyim ben”, “her şeyi en iyi ben bilirim” diye övünmeden, güneş batarken, kasabanın sakinleri güven içinde uyurken o “kötülükle” olan savaşına devam etmek için yola koyulurdu.
Ben evinden uzak yalnız bir kovboyum...
Ve bu yalnız kovboyun gezecek daha çok yeri var...
Aslında bizim başbakanın da Red Kit’e benzediği dönemler oldu. Onun gelip “kasabadaki” çözülemez denen sorunları çözdüğünü gördük. Tökezlediği, attan düştüğü zamanlar da oldu Başbakan’ın ama tevazuu elden bırakmadan, çözülmek için sırada bekleyen sorunları da çözeceğine inandırdı bizleri.
Fakat sonra kasabanın yarısı ona oy verince, Başbakan, Red Kit olmaktan vazgeçip bir Dalton’a dönüştü.
“Hangi Dalton” diye sormayacağınızı umarak devam edeyim.
Kendisine duyulan güven onda her şeyi yapabileceği, her bir şeye müdahale edebileceği inancını kuvvetlendirdi.
Nefes alamamaya başladı insanlar. Televizyon dizilerinden köşe yazılarına, bayram kutlamalarından üniversitelerde insanların ne içip ne içmeyeceğine ya da Arda Turan’ın saçına kadar Başbakan her şeye karışıyor artık.
Nazilerin “Nihai Çözüm” kararını aldığı toplantıyı anlatan Komplo (Conspiracy) isimli belgesel filmin bir yerinde Nazi subaylarından biri karşısındakine “Führer’in ağzından çıkan her şey kanundur” diyor.
Bizim başbakanın ağzının içine bakan yetkililer de zaten hemen gereğini yapıyor.
Başbakan’a hürmette sınır tanımayan, Başbakan’ın bir dediğini iki etmeyen Ferit Şahenk’in, kanalında yayınlanan Muhteşem Yüzyıl dizisine Başbakan’ın bu açık “ricası”ndan sonra müdahale etmeyeceğini beklemek garip olur. Neyse biz yine de umalım ki kalkıp da 71 yaşında hayatını kaybeden Kanunî Sultan Süleyman’ı sarayın içinde bile atla dolaştırmaya kalkmasınlar.
Ama belki de bizler yanılıyoruzdur. Belki de iyi niyetli ışıldakların iddia edebileceği gibi Başbakan aslında arka planda müthiş bir şey yapıyordur ve bu tip saçma sapan çıkışlarla insanları oyalamaya çalışıyordur. “Başbakan saçmaladıkça iyi işler olacak” teorisine güvenirsek Başbakan’ın son zamanlardaki konuşmalarına bakarak artık “mükemmel işlere” yaklaştığını söyleyebiliriz.
Türkiye “hayali bir mükemmeliyete” doğru yol alırken AKP iktidarı da Başbakan’ın liderliğinde duraklama devrinden çöküş devrine doğru hızla ilerliyor.
Red Kit gitti.
Kasaba Daltonlara kaldı.
“Muhteşem On Yıl” acıklı bitti.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.01.2015
7.01.2015
30.12.2014
24.12.2014
16.12.2014
28.11.2014
18.11.2014
11.11.2014
4.11.2014
21.10.2014