Kerem ALTAN
Önceki gün Roboski katliamının üçüncü yıldönümüydü…
Üç yıldır, 34 kişinin öldürüldüğü katliamla ilgili bir kişi dahi soruşturulmadı, Erdoğan’ın, “Ankara’nın karanlık dehlizlerinde kaybolmayacak” dediği trajedi bizzat yine Erdoğan tarafından Aksaray’ın milyon dolarlık odalarında unutulmaya bırakıldı…
İnanabiliyor musunuz?
Bir ülkede 34 kişi öldürülüyor fakat bugüne kadar olayın tek bir sorumlusu bile bulunamıyor…
Takipsizlik kararı üzerine takipsizlik kararı veriliyor… Yetmiyor geride kalanlar hak aramaya devam ettikçe görmedikleri zulüm kalmıyor…
“Eski Türkiye”de de böyle değil miydi?
Böyleydi… “Bağzı” şeyler hiç değişmiyor...
“Efendilerimiz” değişiyor ama izledikleri yol hep aynı…
Devletin halkını bombaladığı olayın üçüncü yılında gazeteler oldukça şaşırtıcı bir tutum içindeydi…
Hürriyet hatta Milliyet ve Vatan bile haberi küçük de olsa ön sayfalarında gördüler… Eminim şimdi Erdoğan Demirören elinde mendili telefonun acı acı çalmasını bekliyordur… Yine de hakkını verelim ki böyle bir dönemde öyle veya böyle de olsa Roboski haberini hem de birinci sayfaya koymak yürek ister…
Fakat beni Hürriyet ve Demirören gazetelerinden daha çok şaşırtan Yurt gazetesi oldu…
Gazete, “Unutmayacağız” manşetiyle çıkarak gerçekten kolay kolay unutulmayacak bir iş yaptı bana kalırsa…
Düşünebiliyor musunuz, CHP’ye yakınlığıyla bilinen bir gazete, 34 Kürt vatandaşın hayatını kaybettiği Roboski katliamını manşetten, hem de “Unutmayacağız” gibi bir “isyan”la verdi…
Hani bu manşeti Özgür Gündem atsa tamam ama Yurt gazetesi atınca işler daha başka bir hal alıyor… İnsanın her gün çeşitli vesilelerle yerin dibine gömülen umudu az da olsa canlanıyor…
Kim bilir belki “bağzı” şeyler de değişiyordur…
Tabii Yurt gazetesinin bu “kahramanlığında”, katliamın AKP döneminde yaşanmış olmasının da yabana atılmayacak etkisi vardır fakat her ne olursa olsun gazetenin 29 Aralık 2014 tarihli manşetini de biz “Unutmayacağız”…
Gelelim barış sürecinin “sahibi” gibi davranmaya bayılan havuzculara…
Her eleştiriyi önce “paralel”, tutmazsa “darbe”, o da işe yaramazsa “barış sürecini yıpratmak” salvolarıyla savuşturan, daha doğrusu savuşturduğunu zanneden havuz medyası ve yazarları organize bir sessizlik içindeydi…
Havuz medyasının gazetelerinin ön sayfasında Roboski katliamıyla ilgili tek bir haber yer almadı…
“Dağdan ölüm sesi gelmiyor, daha ne istiyorsunuz” diyerek insan hayatının öneminin altını çizen kalemler, Roboski katliamının yıl dönümüyle ilgili tek bir satır bile yazmaktan itinayla geri durdular…
Köşelerinden Roboski sesi gelemedi bir türlü…
Nasıl bir barış güvercinliği bu, anlamak zor hakikaten…
Barışmak istediğin halkın 34 insanını katledip hiçbir şey olmamış gibi davranmayı ve “Orada devlet 34 kişiyi öldürdü, nerede bunun sorumluları” diyenlere de barış karşıtı damgası vurmayı ancak bir Aksaray dalkavuğu başarabilir bu topraklarda…
Roboski kelimesi yasaklanmış gibi kendilerine… O kelimeyi söyleyen oyundan çıkacakmış, yanacakmış gibi davranıyorlar…
Kendilerini öyle büyük günahlara ortak ettiler ki artık kelimelerden korkar hale geldiler…
Roboski diyemiyorlar, hırsızlık diyemiyorlar, yolsuzluk diyemiyorlar, rüşvet diyemiyorlar, saat diyemiyorlar, ayakkabı kutusu diyemiyorlar, Aksaray diyemiyorlar, Ali İsmail diyemiyorlar, Berkin diyemiyorlar, Abdullah diyemiyorlar, Mehmet diyemiyorlar…
Havuz medyasının dışında ise bir Aydınlık, bir de Habertürk hiçbir şey olmamış gibi davranmayı tercih etti…
Özellikle Aydınlık gazetesiyle paylaşılan bu sessiz ortaklık bile AKP’nin nereden nerelere savrulduğunun bir kanıtı aslında…
Peki ya liderler?
Hadi Erdoğan’ı geçelim… O zaten Selahattin Demirtaş’ın da her fırsatta vurguladığı gibi katliamın baş sorumlularından biri…
Konuyu dillendirmemek için “anlaşılır” bir nedeni var…
Peki ya “oyuncak başbakan”?
Geçmişin günahlarıyla yüzleşmek ve özür dilemekle meşhur Davutoğlu’ndan bir ses duyabildiniz mi hiç bu konuda?
Başkalarının suçları için özür dileyecek vicdanı ve namusu göstermekten çekinmeyen başbakan, özür dilemeyi bir kenara bıraktım, o da daha Roboski bile diyemiyor…
Devlet Bahçeli’ye, “Tunceli’ye gidemezsin” diyerek meydan okuma hevesini Roboski’ye gitme hususunda kendisinde de görmek isterdik…
Geçmiş geçmişte kaldı fakat acaba Davutoğlu’nu bu ülkenin başbakanı olarak seneye bugünlerde Roboski’de görebilir miyiz?
Çocukları öldürülen ailelerin ellerini öpüp özür dileyebilir mi?
Hiç sanmıyorum…
Onun namusu ve vicdanı sadece başkalarının günahları için harekete geçebiliyor…
İş kendi günahlarına gelince... Oradaki tavrı net:
“Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım.”
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.01.2015
7.01.2015
30.12.2014
24.12.2014
16.12.2014
28.11.2014
18.11.2014
11.11.2014
4.11.2014
21.10.2014