Kerem ALTAN
Bir anlığına, en “makul şüpheleri”mizi bile bir kenara bırakıp, “Barış Süreci”nin hayırlı bir şekilde sonuçlandığını varsayalım…
Diyelim ki, İmralı ve AKP arasındaki bütün pürüzler giderildi, silahlar tamamen sustu, hatta PKK, hükümetin görünürdeki tek şartını yerine getirip silahlarını bıraktı ya da silahlı güçlerini sınır dışına gönderdi…
Diyelim ki, iktidar da verdiği sözü tuttu ve PKK’nın silahlara veda etmesinin ardından Kandil’dekilere siyasetin yolunu açtı, dağdan inenlere de hiçbir yaptırım uygulamadı…
Dediğim gibi, varsayalım böyle oldu…
Peki, lütfen en “akil” olanınızı, tabii bir de bulabilirseniz aranızda dalkavukluğa en az bulaşmış olanınızı bulun ve o, şu soruya cevap versin (sadece “Akil İnsanlar”dan bahsetmiyorum, uçsuz bucaksız yandaş sürüsü de bu soruyu yanıtlayabilir):
Yeni “Yargı paketi” ve “güvenlik önlemleri” adı altında bunların üstüne eklenecek yeni diktatörlük yasalarıyla, bu barış halinin ne kadar devam edebileceğini düşünüyorsunuz?
Biliyorum, kazık bir soru oldu ama izninizle bir iki soru daha soracağım…
“Kürt sorunu” denilen şeyin ortaya çıkmasına neden olan baskıları, insan hakları ihlallerini, demokrasi eksikliğini, faşist uygulamaları yeniden hiç olmadığı kadar canlandıracak yasalarla, kalıcı bir barış halinin devam edebileceğine samimi olarak inanıyor musunuz?
Kendisine muhalif olan herkesi “makul” bulduğu “şüpheler”le gözaltına almayı kafaya koymuş bir iktidarın sadece Kürt sorununu yeniden diriltmekle kalmayıp bu ülkenin başına bir de “Türk sorunu” açacağını, hatta Gezi’den beri bu tehlikeyi körükledikçe körüklediğini göremiyor musunuz?
O meşhur “ışık” mı körleştirdi gözlerinizi yoksa boyunuzu fersah fersah aşan iktidar nimetleri mi?
Yoksa sadece “barış” kelimesinin o sihirli sesini her zamanki kurnazlığınızla insanların kulaklarına üfleyip, yanaşması olduğunuz, hırsızlıklarla, yolsuzluklarla, cinayetlerle kirlenmiş iktidarın varlığını biraz daha sürdürebilmesi için mi bütün bu gayretleriniz?
Daha Pazar günü barış için, “Önce kamu düzeni” diyerek son yargı paketini işaret eden “oyuncak başbakan” bu soruların hiç de yersiz olmadığını ortaya koymadı mı?
İktidarın “kamu düzeni”nden anladığı şey, muhaliflerin susturulması ve insan haklarının ortadan kaldırılması iken nasıl bir barışın peşinde olduğunuzu veya bu sahte barışın ne kadar sürdürülebileceğini sanıyorsunuz?
İki yıldır, olmayan bir barışın iyi ücretlerle komisyonculuğunu yapıyorsunuz, iki yıldır da Türkiye sizin barış feryatlarınızın arasında faşizme gidiyor.
Rica etsem, “barış süreci” ile “faşizm süreci” arasındaki bu muhteşem “korelasyonu” bir de çizerek anlatabilir misiniz acaba?
“Adın ne...”
Bildiğiniz gibi Ruşen Çakır geçtiğimiz hafta, havuz medyasının son üyelerinden Vatan gazetesindeki yazılarına son verdi...
Çakır, Vatan’daki yazılarına son verirken de şu açıklamayı yaptı veda yazısında: “Gazetecilik artık Türkiye’de muteber bir meslek değil. Ama benim gibi birçokları için bir tür alın yazısı oldu bu meslek. Galiba gazetecilik mezara kadar yakamı(zı) bırakmayacak. Bakalım…” (diken.com.tr)
Çakır’ın başlangıçtaki tespitine katılmamak oldukça zor. Zaten benim kafamı karıştıran da Çakır’ın tespiti değil, bu “eşsiz” tespiti yaptıktan sonra kapağı attığı yer…
Belki biliyorsunuzdur ama yeri gelmişken hatırlatayım; Ruşen Çakır bu hafta itibariyle Habertürk’te yazmaya başladı…
Yani, insanı derinden etkileyen o hüzünlü vedadan sonra Çakır, Habertürk’e sığındı…
Hani şu “Alo Fatih”in yuvalandığı, kamuoyu araştırmalarının çarpıtıldığı, yetmeyince Fehmi Koru gibi birinin hükümet komiserliği görevi için apar topar yerleştirildiği, en önemlisi de gazeteciliği, yıllar süren çabalarıyla muteber bir meslek olmaktan bizzat çıkaran Fatih Altaylı’nın yazdığı gazete…
Vatan’dan şikayet ederek gazetesini değiştirip Habertürk’e geçen Çakır’ın durumunu anlatacak eski bir fıkra var ama son yılların modasına uyup otosansür uyguluyorum ve bir sözü değiştiriyorum…
Adamın biri mahkemeye başvurmuş, “adımı değiştirmek istiyorum” demiş.
Hakim sormuş:
- Adın ne?
- Hüseyin Popo...
- Haklısın, demiş hakim. Peki adını ne yapmak istiyorsun?
- Hasan Popo...
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.01.2015
7.01.2015
30.12.2014
24.12.2014
16.12.2014
28.11.2014
18.11.2014
11.11.2014
4.11.2014
21.10.2014