Mahfi Egilmez
Soru: Covid-19 pandemi süreci fırsat yaratır mı?
Yanıt: Bu dönemi teknik ve teknolojik altyapısını geliştirmeye harcayan, e-ticaret için gereken donanımı kuran şirketler için, pandemi arası çok iyi fırsat yaratmış durumdadır. Artık çok net görülüyor ki geleceğin dünyasında insanlar alışverişlerinin önemli bir bölümünü evden yapacaklar. Şirketler eskisi kadar fazla eleman çalıştırmayacaklar ve verimliliği en üst düzeye çıkarmaya çabalayacaklar. Müşteri verisi toplayan, bu verileri iyi değerlendirmek en önemli konular arasına girecek. Hiç kuşkusuz bütün bu değişiklikler için bu aradan yararlanıp yatırım yapan, değişikliğe giden şirketler önümüzdeki dönemi iyi değerlendirecekler. Bu adımları atanlar kalıcı farklar yaratacaklar.
Fırsat böyle çıkacak ortaya. Yoksa oturduğumuz yerde başka ülkelerin veya şirketlerin süreci iyi yönetememesi veya bir şekilde dışlanmasıyla yakalanacak fırsatlar kalıcı olmaz.
Soru: Önümüzdeki dönemde hangi alanlara yatırım yapmak doğru olur?
Yanıt: Covid – 19 pandemi süreci tarım kesiminin ne kadar önemli olduğunu ve asla ihmal edilmemesi gerektiğini açık biçimde gösterdi. Gıda ürünleri, özellikle organik gıda ürünleri ve hayvancılık önümüzdeki dönemde öne çıkacak. O nedenle sanayici ve tüccarlarımıza bu alana yatırım yapmalarını öneriyorum. Geçtiğimiz dönemlerde inşaat kesimindeki yüksek kazançlar sanayici ve tüccarları inşaat işlerine girmeye çekti. Şimdi sırada tarım ve hayvancılık var. Büyük çiftlikler almak veya yapmak akıllıca bir seçim olur ama bunu yapamayanların seracılığa girerek ihraç ürünleri tarımı yapması da doğru bir seçim olacak. Böyle bir yatırım aynı zamanda sanayi veya ticarete ek olarak farklı bir alana girerek bir yatırım sepeti oluşturmanın, dolayısıyla da riskleri dağıtmanın yolu olur.
E-ticarete girmemiş olan şirketlerin mutlaka e-ticarete göre yeniden yapılanmasında büyük yarar var. Ben bunu yatırım olarak değil bir zorunluluk olarak görüyorum.
Soru: İstanbul finans merkezi olabilir mi? Kamu Bankalarının ve Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınmasının bu amaca yararı olabilir mi?
Yanıt: Bu haliyle olamaz. Çünkü finans merkezi olabilmenin ilk koşulu riskleri arttırmamaktır. Riskleri arttırmamanın ilk kuralı da sık sık kural değiştirmemektir. Önceden bildirilmeden yapılan kural değişiklikleri finansal sistemin/piyasaların en sevmediği şeylerin başında gelir. Öngöremedikleri işlere girmeyi ya da öngörülemeyen kararların alındığı yerlerde bulunmayı sevmeyen yatırımcıların sayısı tersini sevenlerden çok daha fazladır. Bu tür kararlar getirilerin artmasına yol açar. Çünkü risk ne kadar yüksekse ödenmesi gereken maliyet de o kadar yüksektir. Buna karşılık riskler çok yüksekse yüksek getiri de yatırımcı açısından çekiciliğini yitirir.
Kamu bankalarının ve Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınmasının bu amaca yararı olmaz. Eğer bu kurumların olduğu yer finans merkezi olsaydı bunlar Ankara’dayken Ankara finans merkezi olurdu.
Soru: Türkiye’nin risk primi (CDS oranı) haksız bir yükseklikte değil mi? Bu oranı birileri Türkiye aleyhine mi ayarlıyor?
Yanıt: CDS priminin 300 ve daha yukarıda olması ülkenin aşırı riskli ülke konumunda olması anlamına geliyor. Türkiye’nin CDS primi son aylarda 500’ün altına inemiyor. İnse de orada kalamıyor, tekrar yükseliyor. Bugün itibarıyla dünya 300 baz puan üzerinde CDS primine sahip (aşırı riskli) konumda 7 ülke bulunuyor (yüksekten düşüğe: Venezuela, Arjantin, Pakistan, Mısır, Ukrayna, Türkiye ve Güney Afrika.) CDS priminin yüksekliği, dış borçlar, dış finansmana erişim, uluslararası rezervlerin düzeyi, enflasyon, kur gibi niceliksel olarak ölçülebilen nedenlerin yanı sıra bir önceki soruya verdiğimiz yanıtta açıklandığı gibi risk yaratan karar ve uygulamaların yaygınlığı ve sıklığı gibi niteliksel gelişmelere de bağlı. Bu göstergelere ve niteliksel gelişmelere bakıldığında Türkiye’nin CDS priminin olduğu düzeyin abartılı olmadığı görülüyor.
CDS primi piyasada arz ve talebe göre şekillenen bir gösterge olduğu için bize özel ayarlanması pek mümkün değil.
Soru: Türkiye’de şu sıralarda reel faiz negatif mi?
Yanıt: Bunu hesaplayarak yanıtlayalım. Reel faiz hesabı normal olarak geleceğe dönük bir hesaptır. Bugün bankaya bir yıl vadeyle yatırılan TL mevduatın nominal (görünür) faizi ortalama olarak yüzde 7 dolayındadır. 12 aylık yatırılan mevduatı faiz gelirinden yüzde 12 gelir vergisi kesilmektedir. Buna göre net nominal faiz yüzde 6,2 olmaktadır. 12 ay sonra enflasyonun nerede olacağını TCMB’nin uyguladığı Beklenti Anketi (Mayıs ayı) sonuçlarına göre alacak olursak yüzde 9,2 düzeyinde bir beklentinin söz konusu olduğunu görürüz. Reel faizi hesabı şu formülle çözülür:
Reel Faiz = (1 + Net Nominal Faiz) / (1 + Gerçekleşen Enflasyon Oranı) – 1
Reel Faiz = (1 + 0,62) / (1 + 0,92) – 1 = 0,027 ya da yüzde -2,7.
Buna göre Türkiye’de reel faiz beklentisi yüzde eksi 2,7’dir. Bir başka ifadeyle bankaya bugün 100 TL yatıran bir kişi 12 ay sonra 6,2 TL net faiz geliri elde edecek. Buna karşılık enflasyon yüzde 9,2 olacağı için reel olarak yüzde 2,7 eksi faiz almış, bir başka deyişle anaparasında azalma gerçekleşmiş olacaktır.
Özetle söylemek gerekirse bugünkü faizler ve enflasyon beklentisi bize Türkiye’de reel faizin negatif olduğunu gösteriyor.
Yazarlar
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
6.02.2026
26.01.2026
21.01.2026
5.01.2026
2.01.2026
12.12.2025
9.12.2025
8.12.2025
2.12.2025