Mehmet ALTAN
İlk kez 2013’te dillendirildi… 2014’te de güzergâh belirlendi… İpek Yolu’nun 21’inci yüzyıl versiyonu olan ve 70’den fazla ülkeyi kapsayan Çin’in “Kuşak ve Yol Girişimi Projesi’nden” söz ediyorum.
Geçenlerde toplanan G-20 Zirvesi de tarihi Baharat Yolu’nun 21’inci yüzyıl versiyonu olarak da görülen Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomi Koridoru ’nu (IMEC) oluşturdu.
Yeryüzündeki çıkar kavgaları Çin odaklı İpek Yolu ile Trans-Atlantik destekli Hindistan odaklı Baharat Yolu’nu yeniden canlandırmış oldu.
xxxxxx
“Neo Baharat Yolu” denen IMEC, deniz ve demiryolundan oluşan iki güzergâhlı bir ekonomi koridoru.
Son yapılan G20 Zirvesi, 2 ay içinde koridorun oluşturulmasına yönelik bir eylem planı hazırlamayı da kabul etti.
Baharat Yolu’nun Hindistan'dan BAE'ye uzanarak, Suudi Arabistan, Ürdün ve İsrail'i geçip Yunanistan’dan Avrupa'ya bağlanması öngörülüyor…
Amaç, Hindistan'dan yüklenen malların İsrail ve Yunanistan limanları üzerinden Avrupa’ya hızlıca gönderilmesi…
İlk alkışın ABD Başkanı Joe Biden’dan geldiği yeni Baharat Yolu güzergâhında Türkiye yok.
xxxxxxx
Türkiye nerede?
Kırklareli'nin İğneada ilçesine kurulması planlanan 3. nükleer santral için Çin ile yürütülen ve son aşamaya gelen müzakerelerde…
Türkiye nerede?
Sinop’ta planlanan ikinci santral için Rusya ile müzakerelerde…
Türkiye nerede?
Kendisi de bir yandan hızla “Pakistanlaşırken” diğer yandan da Pakistan ile askeri-stratejik iş birliğinde boyut atlamada…
Çin, Rusya, Pakistan…
Nerede anti-demokratik baskıcı rejim var ise Ankara’nın yakın dostu.
xxxxxxx
AB’nin yürütme organı Avrupa Birliği Komisyonu’na, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin kamuoylarının düşüncelerini yansıtan Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporu tam da böyle bir iklimde geldi.
Ankara’nın mevcut zihniyetinin ve uygulamalarının “köklü bir rota” değişimine uğramaması halinde “AB’ye katılım sürecinin sürdürülemeyeceği” vurgulanıyor.
Bu galiba ilk kez olmakta.
AB, hızla demokrasi ve hukuk devletinden uzaklaşan bir rejimin algı operasyonlarından bunalmış gözüküyor.
xxxxxxx
Türkiye’deki demokratik gerilemenin geçen yıl boyunca devam ettiğine işaret edilen Avrupa Parlamentosu raporunda, bu olumsuz gidişatın durmaktan ya da tersine çevrilmekten çok uzak olduğu belirtiliyor.
“Türkiye’de yargının bağımsız olmaması ve yargı sisteminin siyasete alet edilmesi” kınanarak, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin tüm kararlarının tam olarak uygulanması” isteniyor.
Ancak nafile çaba…
xxxxxxx
Nafile çaba çünkü Ankara “içerde baskı, dışarda saygın görünme” peşinde…
Bu ise mümkün değil.
Gene de ısrarla bu çabayı sürdürüyor… Elindeki kozu da “göçmenler.”
AB’ye söylediği şu:
“İçerde anayasanın, hukukun katline, yolsuzluklara, uyuşturucu sarmalına, keyfi ve denetimsiz yönetim anlayışına karışmayın… Ben de sizin mülteci deponuz olmayı kabul edeyim.
Kritik anlarda uyuştuğumuz askeri stratejik konulara müdahil olayım.”
xxxxxxx
Avrupa Parlamentosu Raporu, bu garip talepleri sadece deşifre etmiyor, elinin tersi ile de itiyor:
“Türkiye’nin AB üyeliği, jeopolitik pazarlıklar sonucu değil, Türk yetkilileri ülkedeki temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğündeki gerilemeye son verilmesi için gerçek bir çaba içine girdiğinde gerçekleşecektir.”
Temel hak ve özgürlükleri, hukukun üstünlüğünü katletmek için jeostratejik konumunu üzerinden pazarlık yapmak insanın içini ürperten bir yaklaşım.
xxxxxxx
Avrupa Parlamentosu, “Türkiye’nin Rusya’yı hedef alan yaptırımları delmek isteyen şahıs ve kuruluşlar için merkez haline gelmesinin engellenmesini” istiyor ve “Türkiye, Rus sermaye ve yatırımları için bir sığınak haline gelmekten de kaçınmalı” uyarısı da yapıyor.
Ayrıca raporda “İnsan hakları ve temel özgürlüklere saygı, iyi komşuluk ilişkileri ve ek protokolün tüm AB üyesi devletleri kapsayacak şekilde uygulanması koşulları” yerine getirilmediği sürece Gümrük Birliği’nin güncellenmeyeceği de kaydediliyor.
xxxxxxx
“Gerekirse AB ile yolları ayırırız” cümlesini bu bağlamda okumak lazım…
Şöyle de tercüme edilebilir:
“Demokrasi ve hukukun üstünlüğüne dönmek asla, zorlarlarsa AB’den ayrılırım.”
Sanki ayrılmamışlar gibi …
xxxxxxx
Geçenlerde de vurgulamıştım:
“AB ile rahatça müzakere edilebilecek, hiçbir engeli olmayan dosyalar ise daha sonra Türkiye’deki zihniyetin değişimiyle birlikte karanlık raflarda kayboldu.
Bu dosyalar arasında örneğin ‘kamu alımları’ dosyası vardı… Örneğin ‘rekabet’ dosyası vardı…
Örneğin ‘sosyal politika ve istihdam’ dosyası vardı.
Ulusal Eylem Planı’nda bu dosyaların hayata geçirilmesi için neler yapılması gerektiği satır satır tanımlanmaktaydı.
Hiçbiri yapılmadı.
Bunların yapılmamasının bugün kaç milyon insanın hayatını olumsuz yönde etkilediği daha sonraki yıllarda daha iyi ortaya çıkacaktır.
Bu dosyalar açılsa, gereken köklü reformlar hayata geçse, çok farklı bir Türkiye olacaktı…
Avrupa Birliği’nin hukuk sorunları bulunan Türkiye’nin ‘önünü açması’ imkânsız.
Türkiye ise ‘önünün açılmasını’ istiyorsa bugün yaptığı ne varsa hepsinin tersini yapmak zorunda.
Bu da şu anda pek mümkün gözükmüyor.”
xxxxxxx
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu, sürekli demokrasiden ve hukuk devletinden uzaklaşan bir zihniyetin bir yandan algı operasyonlarıyla sanki AB üyeliğini istiyormuş gibi yapmasına…
Diğer yandan da demokratik ülke değerler sisteminin reddine karşılık “jeo-stratejik önem” kartını ileriye sürmesine son vermek istiyor.
Hayat ülkeyi içine düşürüldüğü karanlıkta öylesine zorluyor ki artık “at pazarlıklarıyla” durumu idare etmek de imkansızlaşıyor.
Gittikçe daralan ve sonunda ne olduğunu bilmediğimiz bir tünelde ilerliyoruz…
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025
17.09.2025
10.09.2025