Mehmet Ocaktan
Demokrasiyle ilgili değerlendirmeler yaparken kavramsal bir hataya düşmemek gerekiyor. Evet demokrasi, insanoğlunun yüzyıllar içinde yaşadığı uzun tecrübelerden sonra bulduğu en ehven yönetim modelidir. Ama bu modeli özellikle Müslüman dünya bağlamında değerlendirirken, illa demokrasiye İslami bir temel bulmak zorunda değiliz. Esas itibariyle dinin de çerçevesi çizilmiş bir sistem önerisi yoktur. Din insanlara temel ilkeleri ve bir perspektif sunar.
Zaman zaman Müslüman dünyada örneklerine rastladığımız “Hz. Peygamber ve dört halife dönemi bir bakıma demokratik devlet modelin ilk örneğidir” benzeri değerlendirmeleri çok da isabetli bulmak mümkün değildir. Her şeyden önce gerek Hz. Peygamber, gerekse Raşit halifeler dönemindeki model kendi tarihsel şartları içinde uygulanabilir bir modeldir. Yani, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in halifeliği dönemindeki şartlar bir şehir devleti modelini ortaya çıkarmıştı. Ancak zamanla topraklar genişledi, şehirler büyüdü ve en önemlisi de sosyolojik şartlar değişti ve doğal olarak site devleti modelleri yetersiz kaldı. Dolayısıyla, site devletleriyle modern dünyadaki devasa devlet aygıtlarını aynı parametreler içinde kıyaslamak, ya da günümüze model olarak taşımak çok da sağlıklı sonuçlar vermeyebilir.
***
Ayrıca neden demokrasiye İslam’da kaynak bulmak gibi bir zorunluluğumuz olsun ki... Hemen hatırlatalım, dinin bize “Ülkelerinizi, devletlerinizi demokrasiyle, cumhuriyetle, krallıkla ya da padişahlıkla yönetin” gibi bir emri yok.
Ama dinin bütün insanlara yaşanılabilir bir dünya kurmaları için temel evrensel ilkeleri ve emirleri var. Din, yöneticilerin adil olmalarını, hakka-hukuka riayet etmelerini, liyakati esas almalarını, insanların hürriyetlerini teminat altına almalarını ve zulmü ortadan kaldırmalarını istiyor.
Meselenin özü budur; dolayısıyla bu evrensel ilkeleri hayata geçirmek için yönetim modelimizin adının çok da bir kıymeti harbiyesi yok. Daha açıkçası, sistemin adının ‘İslami demokrasi’ ya da ‘seküler demokrasi’ olması, evrensel ilkelerin uygulamadaki kalitesine bir katkısı olmayacaktır. Eğer bir demokratik sistem hukukun üstünlüğüne dayanmıyorsa, liyakate ve özgürlüklere riayet etmiyorsa, tanımın başına ‘İslami’ ya da ‘seküler’ kelimelerini eklemek o sistemin adaletsizliğine bir çare olmayacaktır.
***
Ayrıca unutmayalım ki bugün uygulayacağımız sistem modellerini modern dünyanın şartlarını dikkate almadan oluşturamayız. Ama biliyoruz ki Müslüman dünyadaki bazı İslamcı düşünürlerin dillendirdiği ‘İslam devleti’ ideali, daha çok bir ihya hareketi niteliğindedir ve devletin niteliği ile ilgilenmemektedir. Onlara göre İslam devleti kurulduğunda, sorunlar zaten kendiliğinden hallolacaktır. İşte bu bir ütopyadır ve gerçek dünya ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.
Adı ister ‘İslami demokrasi’, isterse ‘İslam devleti’ olsun, Müslüman dünyadaki en önemli yanılgılardan birisi, bu devlet modelinin halkı İslam’a göre yaşamaya zorlama hakkına sahip olduğudur. Eğer oluşturacağımız devlet modeli bu zihniyet temelinde gerçekleşirse, böyle bir devlet yapısında özgürlüklerin garanti altında olması mümkün değildir. Çünkü bu zihniyetin uzantısı, doğal olarak çok fazla özgürlüğün Müslümanların doğru yoldan sapmasına yol açacağı endişesini de beraberinde getirecektir. Ve ister istemez halkı İslam’a göre yaşatmak için İslami eğilimli despotizmin önü açılacaktır.
Galiba bir gerçeği açıkça ifade etmek gerekiyor; günümüz İslam dünyasının, sorunlarını bir takım ütopik modellere havale ederek çözmeleri mümkün değildir. Çünkü Müslümanlar yaşadıkları problemlerin çözümünü de, İslami taleplerini de ancak demokratik bir ortamda tartışabilirler. Ayrıca insanlar, dinin kurallarına rızaları dışında zorlanamayacağına göre, Müslümanlar despotik değil, özgürlükçü bir devlet modelini istemek durumundadırlar.
Halen demokrasinin uygulandığı ülkelerde, demokratik değerlerden sapmalar olabilir, nitekim bazı örnekler de bu durumu teyit etmektedir. Ama bu, demokratik değerlerin kötülüğüne işaret eden bir durum değildir. Dolayısıyla başına ‘seküler’ya da ‘İslami’ sıfatlar eklediğimiz zaman uygulamadaki sapmaların olmayacağının bir garantisi yoktur. Önemli olan, sapmaları asgariye indirebilmektir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025