Mehmet Ocaktan
Yerli otomobil TOGG’un tanıtım toplantısı sonrasındaki haber ve yazılara yakından baktığımızda, haklı olarak müthiş bir iyimserlik coşkusu estiğini görürüz. Doğrusu arabanın icadı bize ait değil, yazılımını da biz yapmadık. Ama bunun çok fazla bir önemi yok, yıllar sonra böyle bir girişimi başlatabilmek bile son derece önemlidir. Bilimsel ve teknolojik alanda gelişmiş dünya ile aramızdaki mesafe hayli açılmış durumda. Dolayısıyla markalaşmanın ileri düzeyde olduğu bir dünyada seçtiğimiz branş zor olmakla birlikte, eğer kaliteli otomobiller üretip rekabetin zor olduğu pazarda sonuç alabilirsek, ülke açısından önemli bir moral olacaktır.
Unutmayalım, Kuzey Kore, Çin, İran ve Pakistan gibi ülkelerin bilim ve teknoloji alanında esameleri okunmamasına rağmen, ciddi ekonomik kaynaklar ayırarak stratejik nükleer silah üretebilmektedirler. Biz de pekala icat etmediğimiz teknolojileri üretip dünya pazarında bir yer edinebiliriz.
Yeter ki otomobil üretmeyi icat etme sanarak, tıpkı “şanlı tarih” övünmelerimizde olduğu gibi hamaset rüzgarlarına kapılıp bu güzel projeyi akamete uğratmayalım.
Çünkü iyi niyetlerle yola çıkan böyle bir projenin desteklenmesi önemlidir. Nitekim muhalefetin de “iktidarın yaptığı her şey yanlıştır” şeklindeki geleneksel siyaset ezberini bozarak projeye destek vermesi doğru bir tavır olarak toplumsal hafızada yerini almıştır.
Bu yeni anlayışla birlikte şu andan itibaren iktidarın, Türkiye’nin yararına olan her işte eli daha da güçlüdür. Ama aynı zamanda Kanal İstanbul gibi muhalefetin ve özellikle İstanbul halkının kahir ekseriyetinin karşı olduğu fantastik projeler konusunda da muhalefet cephesinin eli güçlenmiştir. Dolayısıyla güzel işlere muhalefet etmek nasıl muhalefete kazandırmıyorsa, toplumun rızasına dayanmayan, gereksizliği apaçık ortada olan projelerin iktidara kaybettirmesi de kaçınılmazdır.
Eğer yerli otomobil projesinin toplumda yarattığı memnuniyeti doğru okuyabilirsek, halen yaşamakta olduğumuz pek çok problemi rahatlıkla çözebiliriz. Çünkü bir ülkenin bilimsel, teknolojik ve fikri alanda mesafe alabilmesi ve toplumun refah düzeyini arttırabilmesi ancak kaliteli bir demokrasi, özgürlüklerin genişlemesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve de hakkaniyete dayalı bir yönetim anlayışıyla mümkündür.
Unutmayalım ki özgürlüklerin baskı altına alındığı, insanların adaletin terazisinden emin olmadığı, liyakatin değil, ideolojik ölçütlerin geçerliği olduğu ve de insanların kendilerini huzurlu hissetmediği toplumlarda sağlıklı bir kalkınmanın olması asla mümkün değildir.
Yerli otomobil projesinin memnuniyetle karşılandığı şu günlerde, kendilerini vatan-millet-Sakarya coşkusuna fazla kaptıran bazı çevreler tarafından açıkça ifade edilmese de adeta “demokrasi, hukuk, özgürlük karın doyurmuyor. Bakın artık yerli arabamız, İHA’larımız da var, dünyanın en büyük hava limanını yaptık, şimdi sıra Kanal İstanbul’da” benzeri bir eda ile otoriter kalkınma modeline bel bağlamaları talihsizliktir.
Maalesef demokrasi ile kalkınma arasında doğrusal bir ilişkinin bulunmadığını savunan bu anlayış, özgürlüklerin olmadığı otoriter ülkelerin de rahatlıkla teknolojide ilerleyebildiklerini, dolayısıyla çok da demokrasiye ihtiyaç olmadığını ima ederek bir bakıma ‘yerli’ ve ‘milli’ bir demokrasi havariliği yapmaktadırlar.
Her fırsatta Çin’deki otoriter büyüme modelini örnek gösterenlerin, Prof. Daron Acemoğlu’nun geçen aylarda Karar’da Taha Akyol’a verdiği röportajdaki şu ifadelerini dikkatle okumalarında yarar var: “Çin en başarılı otoriter/dışlayıcı büyüme deneyimi, ancak bunun sınırlarını da gösteriyor. İlk olarak, Çin’de büyüme çok eşitsiz oldu. Küçük bir grup insan bundan yararlandı ve eşitsizlik büyük ölçüde arttı. İkincisi, devasa miktarda yolsuzluğu beraberinde getirdi. Üçüncüsü, araştırmaya ayrılan kaynakların büyüklüğüne, üniversite sistemine ve inovasyona yönelik teşviklere rağmen, Çin’in büyümesi yurt dışından alınan veya çalınan teknolojiye dayanıyor. Şimdiye kadar yaratıcılık ve yenilikten ziyade yatırım ve teknoloji transferinden kaynaklanan büyüme.”
Unutmayalım Anayasa Mahkemesi, 2.5 yıldır kapalı olan Wikipedia’nın erişim yasağını anayasaya aykırı bulmasına rağmen yasağı hala devam ettiren, ifade ve basın özgürlüğünü fazla önemsemeyen yerli ve milli demokrasi anlayışıyla belli oranda bir kalkınma sağlayabiliriz, ama insanlarımızın kendilerini güvende ve huzurlu hissetmelerini sağlayamayız.
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025