Merve Şebnem Oruç
Gözler Irak'ta, gündemde Musul operasyonu var. Gerçekleşecek mi gerçekleşmeyecek mi? Olacaksa operasyona kimler katılacak? Şii milisler ya da PKK, Amerika'nın operasyon planında var mı? Türkiye'nin tutumu ne olacak? İkinci Başika krizi nedeniyle bir kez daha gerilen Ankara-Bağdat ilişkileri bu operasyonun gelişim sürecini nasıl etkileyecek? Geçen hafta itibarıyla yoğun olarak tartıştığımız bu ve benzeri sorular çevresinde aradığımız cevap, aslında Amerika ve Türkiye'nin Irak konusunda anlaşıp anlaşamayacağı. 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olması ve hemen ardından Türkiye'nin başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı sonrası, ABD'nin elinde, şu an için kukla yönetim Bağdat kalmış görünüyor ve Türkiye'yi bu kez Irak Merkez Yönetimi üzerinden sıkıştırmaya çalışıyor.
Ancak öte tarafta, Türkiye ve Rusya arasında, artık yakınlaşmanın da ötesine geçen ve 'oyun değiştirici' olarak tabir edebileceğimiz kritik imzalar atılıyor.
Bildiğiniz gibi bu hafta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İstanbul'da gerçekleşen 23. Dünya Enerji Kongresi kapsamında Türkiye'ye geldi. Putin, ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la kritik bir görüşmek gerçekleştirdi. Doğalgaz indirimi, narenciye ithalatı, Akkuyu Nükleer Santrali, savunma alanında işbirliği ve hatta Türkiye'nin uzay çalışmalarına Rusya'nın talip olması gibi başlıklarda uzlaşmaya varan iki lider ayrıca, Türk Akımı anlaşmasının imzalandığını duyurdu. Bu görüşmeyi tarihi kılan Türk Akımının söylem, temenni ve siyasi mesajların ötesine geçmiş olmasıydı; ayrıca bu anlaşma Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerde normalleşmenin tamamlanıp normalin de ötesinde bir yakınlaşmaya geçildiğinin göstergesiydi.
Nedenini açıklayalım. Merkez Asya ve Orta Doğu doğal gazını Türkiye üzerinden AB ülkelerine taşımak amacıyla şu ünlü Nabucco boru hattı için hükümetler arasında Temmuz 2009'da bir anlaşma imzalanmıştı. Bu hat Avrupa'ya sevk edilen Rus doğal gazına alternatif sağlayacak ve Avrupa'nın Rusya'ya olan bağımlılığını kıracaktı. Proje bu nedenle AB ve ABD'nin büyük desteğini almıştı.
Ancak bu durum elbette Moskova'nın işine gelmiyordu. Rusya önce, Almanya'yla uzlaşmaya vararak Baltık Denizi'nden Avrupa'ya Kuzey Akım adıyla yeni bir boru hattı döşemeye başladı. Boru hattının ilk bölümü Kasım 2011'de açıldı. Rusya bunun yanı sıra Güney Akım adıyla bir başka doğal gaz boru hattına daha niyetlendi. Güney Akım, Karadeniz'den Bulgaristan'a, oradan da Sırbistan, Macaristan ve Slovenya üzerinden Avrupa'ya gaz taşıyacaktı, ve bu haliyle Rusya'nın Nabucco'ya cevabıydı. Hattın yapımına 2012 Aralık ayında başlandı.
Gelgelelim, Ukrayna krizi nedeniyle AB ve Rusya arasında yaşanan gerilim projenin iptal edilmesiyle sonuçlandı. Avrupa'nın Rusya'ya uyguladığı ağır ekonomik yaptırımlar sonrası Aralık 2014'te iptal kararını alan Moskova tarafıydı. Aynı dönemde Türkiye'yi ziyaret eden Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la gerçekleştirdiği zirvede Güney Akım'ın iptal edildiğini açıklarken, yeni bir hattın haberini verdi. Bu hattın adı 'Türk akımı' idi.
Türkiye enerji bakımından fakir bir ülke olsa da, coğrafi konumu itibarıyla enerji boru hatlarının geçişi açısından oldukça değerli konumda ve enerji dağıtım piyasasının büyük oyuncularından biri olmaya aday bir ülke. Uzun süredir ter akıtılan Şahdeniz Doğal Gaz Boru Hattı, Trans Hazar, Türkiye-İran ve Türkiye-Irak Doğal Gaz Boru Hatları, TANAP, TAP ve petrol boru hatlarının yanı sıra Türk Akımıyla birlikte Türkiye, enerji piyasasında büyük söz sahibi olmaya başlayacaktı. Aynı zamanda uzun süredir, Avrupa'ya doğal gaz sevkiyatı konusunda birbirine rakip olarak görülen ve sürekli birbirini bypass etmeye çalışan iki ülke, bu konuda işbirliğine gidecekti.
Türk Akımı, Kasım 2015'te Türkiye sınırını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi sonrası iki ülke arasındaki ilişkilerin donma noktasına gelmesiyle birlikte askıya alındı. Ancak yine de, Türk Akımı duyurusu yapıldığında büyük bir ilgi ve heyecana sebep olmuş olsa da, bu projenin gerçekleşmesine çok da ihtimal verilmiyordu. Bu anlaşmayı, iki yıla yakın süredir Batılı müttefiklerinden kazık yiyen Ankara ile Ukrayna nedeniyle Avrupa'ya öfkeli olan Moskova'nın siyasi mesajı ve konjonktürel tehdidi olarak değerlendirenler çoktu. Doğrusu, Suriye meselesinde her iki ülkenin tutumu taban tabana zıtken ve Türkiye'nin NATO üyesi olması nedeniyle birbirlerine tam anlamıyla güvenmeleri mümkün değilken böyle olması da gayet normaldi.
Ancak 15 Temmuz sonrası işler değişti. Türkiye'nin ABD tarafından gelen yoğun bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu, Türkiye'yi FETÖ'sünden PYD ve IŞİD'ine üç terör örgütü arasına sıkıştırmaya çalışma planının ardında ABD'nin olduğunu körler bile gördü; değil ki Soğuk Savaş'tan kalma rakibi Rusya görmesin. O nedenle Mayıs ayı itibarıyla Türkiye ve Rusya arasında yeniden başlayan yakınlaşma, başarısız darbe kalkışmasının ardından çok büyük bir ivme kazandı ve bu noktaya gelindi. Seni öldürmeyen şey güçlendirir derler ya, o yüzden iki ülke ilişkilerinin üzerinde durduğu zemin, yaşananların ardından bugün, uçak krizinden öncesine oranla bile çok daha sağlam. Bu yüzden, bu kez bu anlaşmanın finale ulaşma olasılığı çok daha büyük.
Lakin bu gelişmenin ABD'yi memnun etmeyen gelişmeler listesine katıldığı ve bu konuda elinin armut toplamayacağı da muhakkak. Yapbozun öteki parçasına dair şifreler, yani Akdeniz'deki doğal gazın Avrupa'ya nasıl sevk edileceğine dair gelişmelerin seyri, bugün Türkiye'ye gelen İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak arasında gerçekleşecek görüşmede olacak. Ve bakalım, Orta Doğu'daki manzara bu gelişmelerden nasıl etkilenecek?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
4.02.2020
5.01.2020
29.12.2019
8.02.2019
29.07.2018
22.07.2018
15.07.2018
12.07.2018
5.02.2018