Mümtazer TÜRKÖNE
Devlet sahibi olmanın tek alternatifi, başka bir devletin gelip sizin ülkenize sahip olması. Devlet bir aparat, bulduğunuz bir ortak çözüm; birlikte bir düzeni sürdürmek, barış ve güvenlik içinde yaşamak için ona ihtiyacınız var.
Yerine başka bir şey ikame edilemez ve başka bir şeyle doldurulamaz bir varlık. Güvenliğimizi, adalet arayışımızı, ortak çıkarlarımızı temsil görevini ona devrederek yaşamak zorundayız. Ne derseniz deyin: İster vazgeçemediğimiz bir kötülük, ister yüce aşkın bir güç; devletsiz yapamıyoruz. Bu kadar vazgeçilmez bir aygıt üzerinde birilerinin tekel kurması ve kendi çıkarları için kullanması tek tek her birimize yönelik bir tehlike. Devleti birilerinin özel çıkarı yerine hepimizin hizmetkârı haline getirmek için hukuk içinde işleyen demokrasiden başka çare yok.
“Ak-Saray skandalı”nı bu kadar önemli kılan, hukuk içinde demokrasinin işlemediğini gösteren elle tutulur somut bir vak’a olması. Harcanan paradan daha önemlisi o binanın hukuk çiğnenerek inşa edilmesi. Karşımızda heybetli bir yolsuzluk abidesi duruyor. Yolsuzluk hukuksuzluk demek. O sarayın, hukuka aykırı bir şekilde kondurulmasını “güçleri yetiyorsa gelip yıksınlar” diye meydan okuyarak dayatan, meğer kendi saltanatını ve debdebesini inşa ediyormuş. Cumhurbaşkanı sıfatıyla anayasa ve yasalarda olmayan yetkileri kullanan birine, ancak böyle bir saray yakışırdı. Sorunun bir hukuk denetimi sorunu olduğu ortada. Teslim ettiğiniz devlet gücü kişisel çıkarlar için istismar ediliyor. İstismar eden kişi, mevcut anayasa hükümlerine rağmen “devlet başkanı” yetkilerini kullanabilmek için milletin parası ile, kaçak bir araziye, mahkeme kararı hilafına tamamlanan israf ve şatafat kokan bir sarayda hüküm sürmek zorunda.
Devlet iktidarı toplumun geneli yerine birinin çıkarı için kullanılıyorsa ortada hepimize lazım olan devlet aklı ve refleksi kalmaz. Böyle bir saraydan yönetilen devlet, uluslararası alanda çıkarını savunamaz. Afrika’daki bir kabile devletinin gördüğü kadar saygı göremez. Böyle bir devlet gücü her alanda hukuksuzluğa, keyfiliğe, çıkar şebekelerine dayanmak zorundadır.
Mahkeme kararı ile aynı gün üç bin ağacı söken şirket, ancak böyle kaçak bir saraydan yönetilen ülkede karşınıza çıkabilir. Böyle bir sarayda, sadece devlet rantını senyörlerine dağıtan kişi saltanat sürdürebilir. Saray hukuksuzluğu, israfı ve şatafatı ile önümüze, ülkemizde hareket halindeki bütün yolsuzlukların röntgenini koyuyor. Bu sarayı inşa etmek ve içinde saltanat sürmek mümkün ise, her türlü yolsuzluğun yapılması ve sonra bunların üstünün örtülmesi mümkün demektir.
Sarayı inşa eden iktidar hırsı, keşke biraz da devlet aklından nasiplenseydi. Hesap kuvvetli, öngörüler saray gibi muhteşem. Hazırlığın çok önceden yapıldığı belli. Ülkeye ve dünyaya ancak bu kadar muhteşem bir sarayın içinde oturarak “güç bende” mesajı verebilirsiniz. Ancak hesapta çok kuvvetli bir hata var. Saraylar devlet yönetmek için değil, saltanat sürmek içindir. Bizim geleneğimizde devleti yöneten güç sarayda oturan değil, mührü elinde tutandır. Ülkeyi sadrazam yani başbakan yönetir. Bütün devlet bürokrasisi saraya değil sadarete bağlı işler. Devletin aklı orada egemenliğini kurar ve sarayı da tasarrufu altında tutar. Saray’ın iktidar iddiası, bu yüzden devletin aklını kaybetmesi ile eş anlamlı.
Saray sadece bir yolsuzluk-usulsüzlük abidesinden ibaret değil. Oraya devlet aklının ve bu ülke adına doğruluğun girmesi imkansız. Sarayın güç kullanması, keyfiliğin ve hukuksuzluğun artması, devletin ve milletin alî menfaatlerinin sekteye uğraması olarak karşımıza çıkacak. Ekonomi Bakanı Ali Babacan her fırsat düştükçe tekrarlıyor: Değer üretmeyen ranta dayanan inşaat sektörü, sanayinin önünü kapatıyor ve büyümeyi engelliyor. Devlet rantı ile palazlanan inşaat sektörü saltanat sürmeseydi, cumhurbaşkanı yeni sarayında oturabilir miydi?
Saraylar ülkeyi yönetmek için değil, saltanat sürmek içindir. Tarih boyunca doğruluğun, hakkın ve adaletin bu sarayların kapısından içeri girdiği görülmemiştir. Bu yüzdendir ki sarayın aklı ile devlet yönetilmez.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025