Münir AKTOLGA
Bu gece bir rüya gördüm bakın size de anlatayım!..
Sadece AK Parti ve HDP için de değil, bütün bir Türkiye için “hayırlara vesile olabilecek” tek bir çözüm yolu görünüyor ufukta:
AK Parti ve HDP, bir şekilde Öcalan’ın da katıldığı görüşmeler sonunda aşağıdaki konularda anlaştıklarını ilan ederler:
Yeni bir anayasa yapımı:
a-Yerel yönetimlere daha fazla insiyatifin verildiği “adem-i merkeziyetçiliği” temel alan bir yapı konusunda prensip anlaşmasına varılmıştır.
b-anadilde eğitim konusundaki bütün engellerin kaldırılması,
c-vatandaşlık konusunun “Türkiyelilik” zemininde yeniden ifade edilmesi,
d-%10 barajının kaldırılması-barajın daha aşağıya indirilmesi,
e-PKK’nın kongre toplayarak silahlı mücadeleye son verdiğini ilan etmesi,
f-Öcalan’ı da içine alacak şekilde siyasi bir genel afın ilan edilmesi,
g-yeni anayasa oylanırken aynı zamanda bir erken seçime de gidilmesi kaydıyla, kurulacak olan AK Parti azınlık hükümetinin HDP tarafından desteklemesi konularında anlaşmışlardır...
“Çok mu hayalci” diyorsunuz, “bu bir rüyadır” mı diyorsunuz, hadi o zaman gelin sizinle biraz da “rüya tabiri” yapalım!...
Önce HDP’den başlayalım: HDP ne yapacak? İçinde MHP’nin bulunduğu bir ittifaka evet dediği an güneşin altındaki kar gibi erimeye başlar HDP. Böyle bir “ittifak” herşeyden önce Öcalan’ı tamamen devre dışı bırakmak demektir ki, HDP bunu kendi tabanına kolay kolay anlatamaz... Sadece Öcalan meselesi de değil tabi, içinde MHP nin bulunduğu bir ittifaka hiçbir şekilde yeni bir anayasa önerisiyle falan yaklaşamaz HDP. Bırakın MHP yi, CHP bile istemiyor bu türden bir çözümü... 7 Haziran öncesi “anti Erdoğan” ittifakı dönemi bitmiştir artık. HDP’nin şimdi normal hayatın akışına geri dönmesi lazım.
Ama artık öyle, eskiden olduğu gibi bir işe yaramayan “ilerici”-“solcu” yaramaz çocuk olarak da yola devam edemez HDP!.. Halkımız ona ciddi bir rol biçmiştir; önümüzdeki süreçte ya ana muhalefet olma yolunda “kendisi olarak” ciddi adımlar atacaktır, ya da eski Türkiye’nin içinde “solcu” bir jönkürt örgütü olarak varlığını devam ettirmek isteyecektir...
Öte yandan, HDP yukardaki gibi bir anlaşma zemini olmadan AK Parti ile de işbirliği yapamaz. Yani, 7 Haziran öncesine dönüş de mümkün değildir artık.
Ha, bir de şu “ödünç oylar” meselesi var? Bu konuda da iki anlayış söz konusu: HDP ya diyecek ki, “tamam da, bu aynı şeye karşı olmaktan kaynaklanan taktik bir işbirliği olayı idi; şimdi artık şartlar değişmiş herkes kendi programına dönmüştür”; ya da bunu esasa ilişkin-ilkesel bir duruş olarak görecek, kendisini eski Türkiye’nin Kemalist-Devletçi bir fraksiyonu olarak tanımlayarak kendi özünü inkar yoluna girecektir... Tam bir yol ayrımı!...
Bir de tabi, “ben karışmıyorum”, ne haliniz varsa görün demek var ki, bu da bir çözüm yolu değil. Bu nedenle, HDP ‘nin hemen-hiç beklemeden yukardaki metne sahip çıkarak, tek çözüm yolunun bu olduğunu, kendisinin de böyle bir çözüme hazır olduğunu ilan etmesi gerekir...
AK Partiye gelelim: AK Parti açısından bakınca da görünen iki alternatif vardır, onlar da ya MHP ile bir koalisyon yapacaklar, ya da yukardaki çözüm yoluna girecekler.
Açık olalım: MHP ile yol arkadaşlığı AK Parti’yi adım adım yok eder. Milliyetçi Cephe içindeki Demirel’e dönerler!... Kürtleri ve Kürt Sorununu bir yana bırakarak yeni-demokratik-küresel süreçlerle bütünleşen bir Türkiye’yi inşa etmek hayal olur. Ülke içindeki ve küresel düzeydeki demokratik kamu oyunu da karşısına alarak girişilecek bu türden bir yol 20.yüzyıla özgü bir çıkmaz sokaktır... AK Parti böyle bir yola girdiği an, istese de istemese de giderekten MHP lileşir ve biter!... İç ve dış dinamikler daha önce nasıl bir AK Parti çıkardılarsa, bu kez de başka bir PARTİ çıkar ortaya ve süreç kaldığı yerden devam eder... Bu durumda AK Parti için de artık Erbakancı eski yol arkadaşlarıyla kader ortaklığı yapmaktan başka alternatif kalmaz!... “Biz nerede hata yaptık” diye oturur hatıralarını yazarlar belki!...
Yani, AK Parti için de kendi misyonuna uygun tek çıkış yolu yukarıdaki anlaşma metninin altına imza atmak, hatta bu işin öncülüğünü yaparak, daha görüşmeler başlamadan önce irade beyanı şeklinde bunu kamu oyuna açıklayıp HDP yi de bu yola çağırmaktır.
AK parti, HDP ‘yi de ancak bu şekilde- kendi deyimleriyle “üst akılın”-“şer cephesinin” elinden kurtarabilir!!.. E, bu kadar da olsun artık. Bütün bir İslam aleminin kurtarıcısı rolüne soyunan bir partinin bu türden bir demokrasi manevrasıyla, kendi küllerinden yeniden doğarak, hem kendisini hem de Kürtleri- ve tabi Türkiye’yi de- eski Türkiye’nin Devletçi tuzaklarından kurtarmasını beklemek fazla birşey olmasa gerek!...
Peki, AK Parti yukardaki esaslar üzerinde HDP ile bir anlaşmaya varıldığını duyurduğu zaman ne olur dersiniz?
Aslında Erdoğan, “Kürt Sorunu yoktur, Dolmabahçe toplantısı yanlıştır” diyene kadar AK partinin izlediği çizgi zaten bu değil miydi? En azından böyle bir çözümün karşısında olmadıkları şeklinde bir imaj vardı kamu oyunda... Son on iki yılı düşünün, o darbelerle mücadele süreçlerini düşünün, yeni anayasa yapımı çalışmalarını düşünün, bu dönemde atılan bütün o demokratik adımları düşünün, bunların hepsini AK Parti ve onu destekleyen demokrat kamu oyu birlikte yapmadılar mı? Bu nedenle, şimdi yukardaki zemine dönüş AK Parti için yeni birşey olmayacak.
Geriye sadece Erdoğan ve “Türk tipi Başkanlık” engeli kalıyor ki, bu sorunu da zaten şu an halkımız çözmüş görünüyor!... Erdoğan, Gül gibi bir cumhurbaşkanı olarak görevine devam eder... Hükümetle uyum halinde, yeni Türkiye projesinin hayata geçirilmesine katkıda bulunur..
Sonra uyanınca dedim ki kendi kendime, “yahu bu senin öteden beri “Tarihsel Uzlaşma” olarak ifade etmek istediğim şey değil miydi”!...
Bu yönde adım atılacağına dair bir işaret gelsin, bakın siz o zaman, bütün sivil toplum örgütleri de bunun arkasında olacaklardır...
Ne dersiniz çok mu hayalci bu görüşler; ama dedim ya bu bir rüya idi...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023